Hacettepe Üniversitesi ݺletme bölümü ݺletmecilik Meslek Etiği Uygulama Araºtırma Merkezi Dıº İliºkiler Birim Baºkanı Yardımcı Doçent Dr. Mahmut Arslan 1967''de Muº''ta doğdu. Hacettepe Üniversitesi İdari İlimler Fakültesi''ni bitirdi. Doktorasını İngiltere''de 1994-1999 yılları arasında yaptı. Konu değiºik kültürlerin çalıºma ahlakı üzerindeki etkilerinin farklılıklarıydı. Türk ve İngiliz yöneticilerin çalıºmaya yönelik tutumlarını araºtırdı. Max Weber''in "Protestan ݺ Ahlakı" tezinden hareketle bugünkü modern dünyada bunun ne kadar geçerli olduğunu araºtırdı. Kuzey ve Güney Avrupa kültürleri arasında belli farklılıklar olup olmadığını inceledi. Yrd. Doç. Dr. Arslan ile geliºtirilmesi için bir kurum oluºturmaya çalıºtığı "ݺ Ahlakı" üzerinde sohbet yaptık.
Kıºlalı - ݺ ahlakından ne anlamak lazım ? Arslan - Firmaların topluma karºı sorumlu hareket etmeleriyle ilgili bir konu bu. Bir firma mal veya hizmet ürettiğinde, bunun sonucunda hem müºterilerine, hem de kendi çalıºanlarına ve hissedarlarıyla toplumun diğer kesimlerine belli ºekilde etki yapıyor. Bu etki faydalı da olabilir, zararlı da. ݺ ahlakının temeli ºuna dayanıyor; firmalar çalıºmalarını yaptıklarında topluma en fazla faydayı ve en az zararı vermelidirler. Örneğin çevreyi bir ölçüde kirletme durumundalarsa bunu en az düzeyde yapmalılar. Bu çabalar verimliliğin, kalitenin arttırılmasıyla da ilgili olabilir. ݺ disiplininin sağlanması da iº ahlakıyla ilgilidir.
Kıºlalı - Türk yöneticiler hakkındaki tesbitiniz ne oldu? Arslan - Türk yöneticiler klasik çalıºmaya yönelik, buna daha fazla önem veren bir ahlaka doğru giderken İngiltere''de yöneticiler daha çok eğlenmeyle yönetme tutumuna doğru kayıyorlar. Bu da gelir seviyesiyle açıklanabilecek bir husus oluyor. Belli bir doygunluktan sonra artık dinlence ve eğlence aktiviteleri bir toplumda daha fazla önem kazanıyor. Yeni endüstrileºmiº olan İrlanda''da da klasik Weber anlamında klasik bir iº ahlakı tutumu olduğunu çalıºmada tesbit ettim.
Kıºlalı - ݺ ahlakı deyince insanın aklına öncelikle rüºvet, yolsuzluk falan geliyor
Arslan - Katıldığım çeºitli uluslararası konferanslarda dikkatimi çok çeken bir husus oldu. Yolsuzluk, rüºvet, adam kayırma gibi iº ahlakına uygun olmayan davranıºların daha çok geliºmekte olan ülkelerin bir özelliği olduğu hep vurgulanıyor. Bu böyle ºeylerin Batı''da olmadığı anlamına gelmiyor. Her yerde var. Ama en azından Kuzey ülkeleriyle, Anglosakson ülkelerde bu konu onların birinci önceliği değil. Onlar birinci önceliği; çevreye zarar vermemek, firmanın sosyal sorumluluğunun arttırılması hem çalıºanlarına hem de firma faaliyetlerinden etkilenen bütün insanlara karºı sorumlu faaliyet göstermeye veriyorlar. Oysa biz Hindistan gibi ülkelerle birlikte rüºvet ve yolsuzluğu halledebilmiº değiliz.
Kıºlalı - ªimdi sözünü ettiğiniz Batı ülkeleri, bizim ºimdi geçirmekte olduğumuz evrimi daha önce geçirdiklerinden ºimdi baºka sorunlarla uğraºmıyorlar mı? Arslan - Bir ölçüde doğru. Bizim ºimdi geçirdiklerimizi daha önce geçirdiler. Sermaye birikimleri onlara büyük imkanlar sağlıyor bu konuda. Sorunların üzerine daha rahat gidiyorlar. Ama iºin bir de kültürel boyutu var. Max Weber, Doğu ile Batı ülkeleri arasındaki en büyük farkın idarenin hukukiliği ya da keyfiliği olduğunu söyler. Bu da önemli. Buna "Doğu Despotizmi" diyor. Böyle ortamlarda iº adamı geleceğinden emin olamıyor. Fırsat varken en büyük kazancı sağlamak için gerekeni yapmaya kalkıyor. Aileyi koruma bu ortamda ortaya çıkıyor. ݺ ahlakı bu durumdan çok etkileniyor.
Kıºlalı - Sizin temsilciliğini yaptığınız "Avrupa ݺ Ahlakı Örgütü Avrupa Birliği" içerisinde kurulmuº değil mi? Arslan - Evet.Koordinatörlüğünü üstlendiğim kurum, 1987 yılında kuruldu. Üyeleri arasında AB ülkeleri ile AB''ye aday ülkeler yer alıyor. Sivil toplum kuruluºu. Hükümetlerin kurduğu resmi bir örgüt değil.
Kıºlalı - Amacı nedir ? Arslan - Akademik çevreleri ile iº çevrelerini bir araya getirerek, iº ahlakı konusunda toplumda ve Avrupa bünyesinde bir Avrupa duyarlığı oluºturmak. Avrupa''yı daha temiz bir iº çevresine kavuºturmak. Bu örgütün Türkiye ulusal branºını kurmaya çalıºıyoruz.
Kıºlalı - Netice alıyor musunuz? Çalıºmalarınıza ne zaman baºladınız ? Arslan - ªu anda doğru dürüst bir netice almıº değiliz. Avrupa''daki örgütten bize çok olumlu yaklaºım var ama, bizden iº dünyasıyla akademik dünyanın bir araya gelerek bir ulusal yapı oluºturmamız isteniyor. Bunun için de iº dünyasının kuruluºlarının katılımı gerekiyor. Henüz yeni bir kuruluºuz. Altı ay kadar oldu çalıºmalarımıza baºlayalı.
Kıºlalı - Hangi iº kuruluºlarının katılması lazım ? Arslan -Türkiye''deki Sanayi ve Ticaret Odaları, daha sonra da firmaların katılması lazım. TÜSİAD gibi derneklerin de ilgi göstermesi gerek. Kabul etmeli ki TÜSİAD, Türkiye''ye bu konuda ilk çalıºmaları yapmıº olan bir dernek. Türkiye''de ilk defa ݺ Ahlakı konusunda bir kitap TÜSİAD tarafından çevrilip yayımlanmıº. Kendilerine elektronik posta yoluyla bir mesaj yolladık. Ama henüz cevap almıº değiliz. Davet mektuplarımızı Koç ve Sabancı gibi büyük kuruluºlara da yolladık. Söz konusu olan maddi katkı falan değil. Daha ziyade görüº alıº veriºidir. ݺ ahlakının eğitim yoluyla nasıl geliºtirilebileceği üzerinde durulmalıdır.
Kıºlalı - ݺ aleminden beklediğiniz ilgiyi göremediğiniz anlaºılıyor. Doğru mu? Arslan - Hayal kırıklığına uğradığımız nokta ºu oldu; baºkanlarının ºikayetlerini görüyoruz. Ama medyada temiz toplum için konuºan bazı oda baºkanları Avrupa ݺ Ahlakı konusundaki çabalarımızı konuºmak istediğimizde bize bir randevu dahi vermediler. İstisnai olarak randevu verenler de konuya sadece 3-4 dakika ayırıp konuyu danıºmanlarına ileteceklerini söylediler.
Kıºlalı - Hiç mi ilgi yok ? Arslan - Tek olumlu yaklaºım Türkiye Odalar Birliği Baºkan Yardımcısından geldi. Konuya olumlu baktığını söyledi. Bunu İktisadi Kalkınma Vakfı aracılığıyla ele alacaklarını söyledi. ªimdi cevaplarını bekliyoruz.
Kıºlalı - Avrupa ݺ Ahlakı Örgütü''nün felsefesi nedir? Arslan - Bu örgüt iº dünyası üzerinde kesinlikle bir kontrol örgütü değil. Sadece iº ahlakı konusunda eğitim yoluyla duyarlığı arttırmaya çalıºıyor. Bakın ABD''de iº ahlakı dersleri zorunlu hale getirildi. Bizde lisans programlarında henüz böyle bir ders yok. Ama lisans üstü programlarda yer almaya baºladı. Master ve doktora programlarında Hacettepe Üniversitesi ile Bilkent''de yer aldığını biliyorum.
Kıºlalı - Bizim iº dünyasının uyguladığı yöntemlerle AB ülkeler iº dünyalarının uyguladıkları arasında bariz farklılıklar var mı? Arslan - Tabii.Orada iº ahlakıyla ilgili duyarlık daha fazla. Bunun sebeplerinin baºında da oradaki yasal düzenlemelerin mevcudiyeti geliyor. Bizden daha sıkı kurallar var. Standartlar daha ayrıntılı belirlenmiº. Yavaº yavaº AB''ye katılım sürecinde bu standartlara bizim de uymamız gerekecek. Orada cinsel ayrımcılık, ya da iº yerinde cinsel taciz büyük müeyyidelere bağlanmıº. Bizde bu alanlarda pek belirgin durum yok.
Kıºlalı - Türkiye''de giriºimleriniz sürüp bir noktaya gelinirse yapılacak ilk iº odalar ve firmalarla toplantılar yaparak iº ahlakının sınırları üzerinde mi duracaksınız? Arslan - Evet böylece bazı standartların oluºturulmasında görüº birliğine varmaya çalıºacağız. Türkiye ºubesini kurup aktivitelerinin ne olacağına karar vereceğiz. Genel ilkeler belli. Buradaki firmalar, AB ݺ Ahlakı Örgütü''ne üye olmaya baºlayacaklar. Her ºey bu ülkede daha iyi bir çalıºma ortamının sağlanması için yapılacak bir çalıºmadır. Yoksa iº dünyası üzerinde bir baskı oluºturmak için değil.

