Prof. Dr. Pars Esin kimdir? Prof. Dr. Pars Esin, 1943 yılında Eskişehir''de doğdu. İtalyan Lisesi''ni, İstanbul''da 1962''de bitirdi. 1966''da mezun olduğu Siyasal Bilgiler Fakültesi''nde, Sosyal Siyaset ve İş Hukuku kürsüsüne asistan oldu. 1993''te çalışma ekonomisi profesörü olarak aynı fakültede görevine devam eden Esin, dekan yardımcısı... Prof. Dr. Çelik Aruoba, 1942''de Ankara''da doğdu. 1960''ta Ankara TED Koleji''ni bitirdi. SBF''ye girdi. 1964''te mezun oldu. İki yıl, öğrencilik sırasında başladığı gazeteciliğe devam etti. 1966''da açılan asistanlık imtihanında iktisat politikası kürsüsüne katıldı. Halen iktisat politikası profesörü olarak aynı fakültede çalışmalarına devam ediyor. Bu iki değerli bilim adamıyla, son günlerde basının gündemine gelen, SBF-Bilkent mukayese ve tartışmaları üzerine bir sohbet yaptık. Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Pars Esin, fakülteye son dönemlerde yöneltilen "Mahalle Fakültesi" eleştirilerini üzüntüyle karşıladıklarını, tercihlerini paraları ve imkanları olduğu halde şehir içinde kalmaktan yana kullandıklarını belirterek, "SBF gibi fakültelerin şehir içinde olmalarının avantajı sayılamayacak kadar çok" dedi. Eğitim kalitesini daha da artırmak için öğrenci kontenjanını azaltmaya çalıştıklarını belirten Esin, "Özel kesim-vakıf üniversiteleri de dahil alanımızda ciddi bir rakibin olacağını söylemek zor" diye konuştu. ¥ Kışlalı- SBF için "Mahalle Fakültesi", Bilkent için "Kampus Üniversitesi" benzetmeleriyle, Bilkent''in çağdaş bir kurum olarak övülmesi ve SBF''nin eski yapısı dolayısıyla eleştirilmesi SBF camiasında tepkiyle karşılandı. Bir zamanlar SBF''ye bağlı Basın Yayın Yüksek Okulu''nu bitirmiş Hürriyet Genel Yayın Müdürü Ertuğrul Özkök tarafından yapılıp, SBF''den mezun Hıncal Uluç''un da benzer görüşleri ortaya artmasıyla ilgili görüşleriniz nedir? Esin- Bunu iyi karşılamadım. Üzüldüm, üzüldük. Mahalle arasında mıyız? Burası kocaman fakültelerden oluşmuş bir ada. SBF, Hukuk, Eğitim ve İletişim Fakülteleri. Aruoba-Bize Maliye, bir zamanlar Gölbaşı''nda büyük bir kampus arazisi veriyordu. Ama biz SBF''yi taşımamaya karar verdik. Dünyada birçok önemli fakülte böyle kent içinde. Sorbonne böyle. London School of Economics böyle. Öğrencinin kentten ayrılmamasını istedik. Hele bu metro sistemi de ortaya çıktıktan sonra... Alınmış bir karar ile burada kaldık. ŞEHİRDE KALMAK AVANTAJLI ¥ Kışlalı- SBF yani kendi seçimiyle burada "Mahalle"de kaldı? Aruoba- Doğru. Paramız, desteğimiz, imkanımız yani her şeyimiz var. Yanımızdaki İletişim Fakültesi (Eski basın yayın) Gölbaşı''na gidiyor. Onlara orada kampus inşa ediliyor. Ankara Üniversitesi''nin orada büyük yerleri var. Kent içinde kalmanın öğrenci bakımından büyük avantajları da var. Esin-Sinemaya, tiyatroya her yere yakın. SBF gibi fakültelerin şehir içinde olmalarının avantajı sayılmayacak kadar çok. Giderek, aldığımız öğrenci sayısını da azalttığımız için, hele Basın-Yayın da çıktıktan sonra bizim için mekan olarak yeterli olacak. ¥ Kışlalı- Doğrusu buralar bizim öğrencilik yıllarımızdaki durumdan, 1950 sonlarından çok farklı. Yapılan karşılaştırmaya ne diyorsunuz? Aruoba- Hem de ne kadar farklı. Buradaki fakültelerin çalışmalarıyla bir zamanlar gecekondu arazisi olan çevre şimdi 4 fakülteden ibaret büyük bir kampus. Hem de şehrin ortasında yemyeşil parkları, dinlenme mekanlarıyla bir kampus. Karşılaştırma bizim için iltifat. Bir üniversite ile bir fakülte karşılaştırılıyor. Bilkent Üniversitesi ile SBF karşılaştırılıyor. Kampus diyorlar ama onların kampusu yok. Orası geniş bir ticari kompleks. Ankara''da, hatta Türkiye''de gerçek kampus sadece Orta Doğu Teknik Üniversitesi''nde var. A.Ü. BİR DEV ¥ Kışlalı- Belki doğru karşılaştırma Bilkent ile Ankara Üniversitesi arasında olmalıydı? Aruoba- Doğru. Ama Bilkent küçük kalırdı. Ankara Üniversitesi bir fenomen. Bir dev. O kadar çok birimi var ki. Bütün Ankara''ya yayılmış bir dev A.Ü. Esin- Bizim fakülte bilinç altında üniversite olarak algılanıyor galiba! ¥ Kışlalı- Böylesine büyük öğrenim kurumları arasında karşılaştırma yapılırken hangi objektif unsurlar ele alınmalı? Aruoba- Bence üniversiteler, yüksek öğrenim kurumları arasında karşılaştırma yapılırken 2-3 unsur kullanılmalı. Biri öğretim kadrosu. Ana fakülteler arasında yapılmalı bu mukayese. Bizi karşılaştıracaksanız, Bilkent Üniversitesi İdari İlimler Fakültesiyle karşılaştıracaksınız. Ya da ODTÜ''nün veya Boğaziçi''nin İdari İlimler Fakülteleriyle. İkincisi altyapıda öğrenciye verilenler karşılaştırılmalı. Öğretim kadrosu dışında, öğrenciye neler verildiği de bir unsur. Tabii karşılaştırma istenirse özel üniversitelerle de yapılabilir. Kimin mezununun ne yaptığı da bir karşılaştırma unsuru olabilir. ¥ Kışlalı- Burada tartışma konusu olanlar söyledikleriniz değil? SEÇKİN KADROLAR Aruoba-Evet, değil. Bahçelerin büyüklüğü daha ziyade. Arazi genişliği. Hem de fakülde-üniversite boyutlarında. Biz çocuklara en iyi eğitimi vermek için çok çalışıyoruz. Burada ikinci eğitim yok. Yaz okulu yok. Sadece 1-2 öğretim üyesi part time, diğerlerinin hepsi tam gün çalışıyor. Şu anda 6-7 emekli üyemiz tam gün çalışıyor, sözleşmeyle. Odaları, dersleri ve kendilerine duyduğumuz saygı aynıyla devam ediyor. İsmail Türk, Orhan Türker, Bülent Daver, Ruşen Keleş gibi hocalarımızın yerini nasıl doldururuz? Onları nasıl bırakırız? ¥ Kışlalı- Öğretim üyesi kadroları, sayıları nasıl? Aruoba- Çarpıcı derecede yüksek. Fakültemizdeki kadro ne başkalarında var, ne de böylesini hayal edebilirler. 43 profesör, 11 doçent, 17 yardımcı doçent ile yabancı dil eğitimi veren 25 öğretim görevlisi ve okutman ile gelecek yıllarda öğretim üyesi olmaya namzet 67 araştırma görevlisi var. Esin- Bu kadro sadece fakültemiz için çalışmıyor. İletişim Fakültesi''nin lisans eğitimi, Hukuk Fakültesi''nin yüksek lisans programları ile Bilkent, Gazi, Hacettepe ve ODTÜ''nün eğitim programlarına da katkıda bulunuyor. Orada dersler veriyorlar. ¥ Kışlalı- Eskiden SBF''nin sanki daha başka bir boyutu vardı. Ağırlığı vardı. "Harbiye ve Mülkiye" denirdi de başka bir şey eklenmezdi. Şimdi mezunlarla ilişki nasıl? Bir ara fakülteye karşı tavır belirdi. Bazı hocalar uzaklaştırıldılar. Aruoba- Müthiş bir destek görüyoruz şimdi. Her konuda, her alanda var bu destek. Esin- Dediğiniz doğru. Bir dönem 12 Mart dönemi hedef haline getirilmiştik. Birçok değerli hocamız ayrıldılar. Bunlardan bir kısmı sonradan geri döndü. ¥ Kışlalı- Buradan mezun olup da SBF''ye karşı tavır alan olmuyor mu? Esin- Fazla değil. Basından iki kişi var. Biri Hıncal, diğeri Deniz Gökçe. Arada sırada oluyor. Ama fazla değil. "Köhne" bulunuyoruz bu arkadaşlarca. Ama Mülkiyeliler Birlikleri''nden büyük tepkiler geliyor onlara. Birkaç toplantı yaptılar. Görüşler açıklandı. Son görüşlerin bu haftalar içinde ortaya atılmasını biraz yadırgadık. ¥ Kışlalı- Neden? Bu haftaların bir özelliği mi var? Aruoba- Tabii var. Yeni öğrencilerin fakülte seçimlerini yaptıkları günler bunlar. Biz en iyi öğrencileri almak istiyoruz. Herkes istiyor. SBF üzerinde bu tartışmalar niye? Öğrencinin üniversite tercihi günleri onları etkileyici günler. Bu günlerde mi yazılmalı bunlar? Dikkat edilirse devlet üniversiteleri "perişan" bulunuyor. Özel üniversitelere övgüler. Tercih haftasında. dikkat çekiyor. ¥ Kışlalı- Bizim yıllarda öğrenci adedi azdı. Sadece İstanbul Teknik Üniversitesi ile SBF''ye sınavla öğrenci alınırdı. SBF yılda 150 öğrenci alırdı. Şimdi durum nedir? Esin- Yıllardır çaba harcadık alınan öğrenci sayısını azaltmak için. Bu sene 700''lü rakamlardan 1987''de 450''ye indirdik. 1988''de 340 oldu. Eskiden 1970''te dört bölümümüze 300, 1973''lerde 400 öğrenci alırdık. Bugün altı bölümümüz var. Neredeyse 1970''li yıllara döndük. Dört yıl içinde öğrenci sayısı 1000 azalacak, öğrenim kalitesi daha da artacak. ¥ Kışlalı- Başka fakültelerde yapılmayıp da sizin verdiğiniz ders, bilgi alanı var mı? Esin- 1994-95 öğrenim yılında İnsan Hakları Bilim Dalı kuruldu. Bir yıl içinde 7 kitap ile İngilizce-Türkçe dergiler gurur kaynağı oldu. SBF Dergisi yanında öğrencilerin muntazam çıkardıkları altı dergi var; Mekteb-i Mülkiye, Uluslararası İlişkiler, Olaylar ve Yorumlar, Siyasal Araştırmalar, Ekonomi Finans: Politik.. Hepsinin yazıları ve yönetimi öğrencilerce yapılıyor. ¥ Kışlalı- Devlet yönetimi alanında mezunlarınız gene eskisi gibi büyük ve ağırlıklı yer alabiliyorlar mı? Son yıllardaki durum nedir? Aruoba- Hemen bir şey söyleyip rakamlara geçelim. İçişleri Bakanlığı karar aldı kaymakam olacak adaylar İçişleri Bakanlığı''nın sınavını kazandıktan sonra bizde master yapacaklar. Ancak o zaman kaymakam olabilecekler. MEZUNLARIN BAŞARISI ¥ Kışlalı- Devlet kurumlarının açtığı sınavlardaki durum nedir? Esin- Size 1997 neticelerini verelim: 1997''de Başbakanlık Uzman sınavını kazanan 35 kişiden 19''u, Dış Ticaret Müsteşarlığı sınavını kazanan 35 kişiden 20''si, Devlet Planlama''yı kazanan 11''den 6''sı, Dışişlerini kazanan 33 kişiden 18''i, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı müfettiş yardımcılığını kazanan 10 kişiden 6''sı, Maliye Bakanlığı Hesap Uzman yardımcılığı sınavını kazanan 19 kişiden 15''i, Maliye Bakanlığı Teftiş Kurulu Müfettiş Yardımcılığını kazanan 6 kişiden 5''i, Gelirler Kontrolörlüğünü kazanan 26 kişiden 16''sı, Muhasebat Kontrolörlüğünü kazanan 6 kişiden 4''ü, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Teftiş Kurulu sınavını kazanan 9 kişiden 7''si, Merkez Bankası Araştırmacı sınavını kazanan 3 kişiden 2''si, Emlak Bankası Müfettiş Yardımcılığını kazanan 16 kişiden 9''u, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Teftiş Kurulu sınavında başarılı olan 20 kişiden 11''i fakültemiz mezunudur. ¥ Kışlalı- Yakın geleceği nasıl görüyorsunuz? En çok önem verdiğiniz hususlar neler? Özel kesim-vakıf üniversitelerinin rekabeti karşısında durumunuz nasıl? Esin- Öğrenci kontenjanımızın biraz daha azaltılmasına çalışıyoruz. Geleceğin bilim adamı olacak araştırma görevlilerinin seçimi ve yetiştirilmeleri çok önemli. Eğitim alt yapımızın da sürekli çağdaş değerlere göre yenilenmesi gerek. Bunlara önem verildiği sürece endişemiz yok. Özel kesim-vakıf üniversiteleri de dahil alanımızda ciddi bir rakibin olacağını söylemek zor.

