* Kışlalı- Özelleştirmeye nasıl bakıyorsunuz? Bayar- Bugün Türkiye''nin dünyada üç beş başarısı varsa bunlar Türk teşebbüs ruhundan ileri geliyor. Bunalımlarla dolu geçen yılda 141 milyar dolarlık özelleştirme yapıldı dünyada. Önceki yıl ise 168 milyar dolar. Bütün dünya bu tarafa dönmüş durumda.
* Kışlalı- Bizde doğru dürüst yapılamadı? Bayar- Bunun birkaç temel sebebi var. Bu sancılı bir iş. Meyvesi 4-5 senede alınıyor. Bunun için istikrarlı, iktidarda bu süre kalabilecek hükümet lazım. Geçen on yılda hiçbir hükümet bu durumda değildi.
İSTİKRAR ŞART * Kışlalı- Türkiye''de yapılanı nasıl görüyorsunuz? Yapılan amaca uydu mu? Bayar- İş Türkiye''de neyi ne kadar çabuk satıp kaynak bulabilirim''e döndü. O da özelleştirmenin esas felsefesinden uzaklaşılmasına sebep oldu. Oysa temel felsefe sermayenin tabana yayılması, rekabetçi ortamın korunması gibi şeylerdi. Çok önemli bir hatayı da tarım sektöründen işe başlamakla yaptık. * Kışlalı- Nasıl bir hataydı bu? Bayar- Et Balık, SEK gibi sektörlerden başlaması yanlıştı. Bunların hepsinin Türkiye''nin her tarafına yayılmış olması sorun çıkardı... Eski teknoloji ve istihdam fazlası olduğu doğruydu ama çoğunda uygulama işsizliğe sebep oldu. Millet nezdinde çok tenkit edilmesine sebep oldu. Şimdi de kamuoyu yanlış bilgilendiriliyor bazı hususlarda. Bu da özelleştirmeyi olumsuz yönde etkiliyor. * Kışlalı- Yanlış bilgilendirmeye bir örnek verir misiniz? Bayar- Okuyorum. KİT''ler devlete yük değil, diyorlar. Çalışmayan Zirai Donatım Kurumu ile Sümer Holding''e, SEKA''nın işçi maaşını ödemeye her ay 10 trilyon para bulmak zorundayız. Bu yük değil mi? * Kışlalı- Devletin yerini nasıl görüyorsunuz? Bayar- Bütün sıkıntıların ardında kamu var dediğim zaman bana kızıyorlar. Türkiye''de insan hakları ihlallerinden başlayıp elektrik faturası yanlışlıkla 5 milyar geldiğinde gidip başvurduğunuzda ''Gidin önce yatırın sonra şikayetini dikkate alırım''a kadar bütün olumsuzlukların arkasında kamu vardır. Bireyini meta gibi gören bir yaklaşım vardır. Arazine girer, bir milyarlık yerini 100 milyona istimlak edip onu da 8 sene sonra öder. Kamunun bu hali artık işletmecilik yapamayacağını gösterir. Kamu parametreleriyle çağdaş işletmecilik yapılamaz. * Kışlalı- Devletçi olduğunuz nokta yok mu? Bayar- Var. Bazı stratejik sektörler de kalabilir. Ama bakın Türk özel sektörü devletin ihalesini 11 yılda zor bitirdiği havaalanını bir yılda bitirdi İstanbul''da. Türk özel sektörü Moğolistan''dan Azerbaycan''a, Romanya ve Bulgaristan''a neler yapmıştır. İş Bankası binasını birbuçuk yılda yapıyorlar. Macaristan otoyollarını işletiyorlar. Moğolistan havaalanını Mehmet Mağdenli şirketi işletiyor. Türk özel sektörünün bu gün devletin yaptığı bütün işleri yapma yeteneği var. Biliyor musunuz ki özel sektörün havacılıktaki koltuk kapasitesi THY''yi geçmiştir. THY''nin 9 bin, özel sektörün ise 11 bin koltuğu var. * Kışlalı- Devlete yapacak bir şey kalmıyor mu?
DEVLETİN İŞİ Bayar- Kalıyor. Bütün medeni, gelişmiş ülkelerde yapılanlar var. Independent Regulater denilen ''Bağımsız Denetleyici Kurullar'' var. Sermayenin tabana yayılması, rekabetçi ortamın korunması, anti tekel yasalarının uygulanmasının takibi, tüketicinin haklarının korunması gibi temel özellikleri gözeten düzenlemeler yapılmalı. Batı''da böyle. Bu kurumlar çok ciddi yetkilerle mücehhez olarak özel sektör uygulamalarını kontrol ediyorlar. * Kışlalı- Türkiye''nin özelleştirmeyi arzulanan hızla yapamamasının mahzurları ne olabilir? Bayar- Türkiye bu mallarını şimdi satamazsa 10 sene sonra bunların değeri de kalmayacak. Telekom bugün 20 milyar dolarlardan 10 milyarlara geldi deniyor. Rakibi Türksel ve Telsim gümbür gümbür geldiler. Türksel 10-15 milyar dolarlık şirket haline geldi. Halka açılacak. Petrol Ofisi yüzde 100 piyasa payı varken bugün yüzde 30 piyasa payı var. Kamu buraları değeri varken satması gerek. Bağımsız kurullarını kurup, Bankalar Kurulu gibi, üst düzeyde kalması gerek. * Kışlalı- Türkiye buradan sizce nasıl çıkmalı? Bayar- Bence iki yolu var. Süratli bir özelleştirme. Kârlılık görüntüsü de aldatmamalı. Mesela Türgsaş. Kârlı gözüküyor. Piyasada yüzde 19 payı var. Rakibi Toros Gübre''nin yüzde 20 piyasa payı var. Onlar 4 trilyon kâr ediyor. Türgsaş bir trilyon kâr ediyor. Özel sektörünkinde 81 kişi çalışıyor bizimkinde 927 kişi çalışıyor. Türktelefon da kârda ama tekel olduğu için kârda. Rekabet herşeyin ilacıdır. Bunu tesis edip kuralalrının doğru işlemesini sağlayacak kurumlar da kurulursa devletin buralardan bir an önce çekilmesi gerekir. * Kışlalı- Ne yapılması gerektiğinden bahsediyordunuz?
KARŞI KARŞIYA GELİYORUZ Bayar- Zihinlerdeki bazı istihfamları temizlemek için ihaleler şeffaf, açık yapılmalı. Kamuoyuna anlatılmalı. Geçen gün TÜSİAD toplantısında bir iş adamı söyledi. ''KİT''ler aslında milletin malı falan değil. Orayı idare eden birkaç kişinin malı haline geliyor'' dedi. Sizin benim vergilerimizle her türlü tasarrufta bulunuluyor. En azından işletmeler çeşitli etkilerle lüzumundan çok fazla kişi istihdam ederek ekonomi kuralları dışına çıkıyorlar. * Kışlalı- Siz bu yaklaşımınızla bir yerde devletle karşı karşıya geliyorsunuz. Dediğiniz doğru. KİT''ler siyasilerin elinde istismar alanı oluyor. Oraları en hafif tabirle siyasi çıkarları için kullanıyorlar. İşiniz çok zor bu durumda. Bayar- Karşı karşıya geliyoruz tabii. İşmiz de zor. İşçilerin reaksiyonunu haklı buluyorum. 3.000 kişilik yeri 11.000 kişiye çıkaran onlar, işçiler değil. Bu durumu üreten mekanizma, bugün de çözümünü bulmak zorunda. Makul bir zaman içinde bu durum normal hale getirilmeli. Bu arada sıkıntı olacak. Demiryolları yetkilileri söylüyor. 42.000 kişi çalışıyormuş aslında aynı işi 20.000 kişi yapabilirmiş. * Kışlalı- Bu hükümet size gerekli olan siyasi desteği veriyor mu özelleştirme bakımından? Bayar- Zaten ANAP ve DSP iki yıldır o tutum içindeydi. MHP de gördüğümüz kadarıyla aynı çizgide. Yüksek Kurulumuzda aldığımız intiba öyle. * Kışlalı- Bu yıl içinde ne olabilir? Bayar- Portföyümüzdeki bütün şirketlerin, birkaç istisna ile, en azından ihale sürecini bu yıl içinde başlatmış olacağız. Petrol Ofisi''nin Rekabet Kurulu''ndan görüşünü bekliyoruz. Asil Çelik''i çıkarmak üzereyiz. İskenderun Demir Çelik''i çıkarmak üzereyiz. Sigorta Şirketlerini, Ataköy Marina''yı, Tekstil Fabrikalarını çıkacağız. Tüpraş''ta belki büyük miktarda halka arz yapacağız. Petkim''de hem blok satış hem de halka arz yapacağız. * Kışlalı- Parasal olarak ne sağlanabilir? Bayar- Bu sene parasal büyük bir şey girmez. Ama 2.5-3 milyar dolarlık bir program ihaleler dizisi bu sene içinde açılmış, tedricen de 2000''in birinci çeyreğinden itibaren gelmeye başlayacak bir program önümüzde var.
İHALEYE AÇILACAK * Kışlalı- Program ne zaman uygulamaya intikal eder? Bayar- Önümüzdeki iki ay içinde hemen hepsinin ihaleleri başlamış olacak. Asil Çelik sadece Eximbank''ın hissesi olduğundan onların görüşünü bekliyoruz. O geldiği an ihaleye çıkacak. İskenderun Demir Çelik yeni yaklaşım olarak anlatılabilir. İstihdam fazla olan, 30 yıllık eskimiş Rus teknolojisi olup kurtuluşu pek olmayan bir tesis. Bunu illa maliyetini ortaya koyup yüksek fiyata satmaya kalkarsanız olmaz. Buranın kurtulması için 500 milyon ile 1 milyar dolar yatırım yapılması gerek. Kriterim fabrikanın hayatiyetini devam ettirecek imkana sahip kişiye satmak. Kimse bizi tenkit etmesin bu durumda orayı bir liraya sattım diye. * Kışlalı- Bu yaklaşımı devlet ve işçiler paylaşıyor mu? Halka neden satılmıyor? Bayar- Tabii. Bu çok destek görüyor. İhalelere de yeterli finansal gücü olmayanları sokmayacağız. Siyasi desteğin olduğunu varsayarak bu dönem karşımızda fazla engel olduğunu sanmıyorum. Tek endişem, anayasal reperküsyonların da aşıldığını düşünüyorum, yatırımcılarda para olmaması şu sırada. Hem halkta hem de sanayide para yok. Halk korkuyor. Bankaya yatırıyor veya sisteme getiremiyor. Bu, yapılmakta olan reformlar manzumesi borsanın yükselmesi gibi bir dizi piyasayı hareketlendirmeye başlarsa değişebilir. KİT statüsündeki yerlerin halka açılması da zor. Yönetimi siyasilerin kontrolündeki yerlerin halka açılması zor. Onlara en azından Erdemirvari muhtariyet vermek lazım. 2 sene arka arkaya
kâr da etmeli. Mali tabloları bağımsız denetimden geçmeli.
Uğur Bayar Kimdir? Özelleştirme İdaresi Başkanı Uğur Bayar 1964''te İstanbul''da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Ankara''da Tevfik Fikret Lisesinde Türkiye''de tamamladıktan sonra ABD''de New York''ta State University''de Uygulamalı Matematik ve İstatistik derecesi aldı. Eğitimine Singapur''da Asia Pasific Banking Institute, Londra''da European Trainin Center ve İstanbul''da Central for International Banking Studies''de devam etti. 1987''de Cenevre''de Rulman şirketinde müdür yardımcılığı, 1988-92 arasında İstanbul''da Citibank''ta Finans Mühendisliği ve Fon Yönetimi Müşteri Ürünleri Pazarlama birimi müdürlüğü, 1992-95 yılları arasında özelleştirme Başkan Yardımcısı olarak Çukurova Elektrik, Sümerbank,
Gima, Metaş gibi şirketlerin özelleştirilmesi öncesi bu şirketlerin Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı yaptı kamu hisselerini temsil etti. 1995-96 arasında Yatırımbank Genel Müdür Yardımcısıydı. 1996''da Nisan-Temmuz arasında Özelleştirme İdaresi''nin vekil başkanıydı. 1996-97''de bir yandan Türk ve yabancı yatırımcılara danışmanlık yaparken diğer yandan da Radikal gazetesine haftalık bir sütun yazdı. 1997''de bir süre Strateji Securities şirketi yönetim kurulunda bulundu. 1997''den beri de Türk-Telekom Yönetim Kurulu Üyesi ve Özelleştirme İdaresi Başkanı. Uğur Bayar ile devlet işletmeciliği, özelleştirme konusunda genel bir sohbet yaptık.

