Kaydet
a- | +A

John Dickie, bir İngiliz meslektaş. Son 30 yıl Londra''da yayınlanan Daily Mail gazetesinin Baş Diplomatik Editörlüğünü yaptı. "İnside of Foreign Office" (Dışişleri Bakanlığı''nın İçinden) başta olmak üzere birçok kitap yazdı. 2. Dünya Savaşı sırasında ise binbaşı idi. Türkiye''yi çok iyi tanıyan John Dickie ile son dönemde gündemden düşmeyen "Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği" başta olmak üzere bazı savunma konuları üzerinde sohbet yaptık.

* Kışlalı -Türkiye''ye ilk gelişinizi hatırlıyor musunuz? Dickie -Hatırlamaz olur muyum? Önce ben size sorayım; hiç Kızılşakçak''a gittiniz mi? Soğuk savaşın tam ortasıydı. Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu, Türkiye''nin önemini en açık yoldan öğrenebilmem için, beni Kızılşakçak''a yolladı. "NATO''nun ne demek olduğunu anlaman için oraya gitmelisin" demişti. * Kışlalı -Siz de gittiniz öyleyse? Dickie -Evet. Oraya bir Türk neferi olarak sadece bir günlüğüne gittim. Uçakla Erzurum''a oradan kara yolundan Kars''a, oradan da dar bir yoldan Kızılşakçak''a gittim. Bir günlüğüne Türk askeri olmuştum. Savaşta bir İngiliz binbaşısıydım ama orada sade neferdim. Aldığım para da farklıydı. Günde 30 kuruştu. Üniforma da farklıydı. Son derece sert bir kumaştan yapılmıştı ve dezenfekte edilmişti. Bu insanı, hele benim gibi İngiliz ordusunda binbaşı olarak hizmet etmiş birini, gerçekle karşı karşıya getirecek bir deneyimdi. Orada gözleme kulesine gizlice çıkarıldım. Önümde NATO''nun üzerinde kimsenin bulunmadığı en uç noktası uzanıyordu. Karşıda da Rus askeri kendi kulesinden bizi, aramızdaki boş araziyi gözetliyordu. Bu hatırayı hiç unutmadım.

Geçmiş unutulmamalı * Kışlalı -Türkiye''nin soğuk savaş döneminde NATO''da oynadığı rolü biliyorsunuz. Şimdi Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği (AGSK) oluşması sırasında geçmiş unutuldu mu? Dickie -Unutulmaması lazım. Türkiye''nin bu sürekli uyanıklığı içerisinde muhafaza ettiği kuvveti, NATO''ya yönelik tehdidi uzakta tuttu. Planlayıcılar Türkiye''nin soğuk savaş sırasında kararlı kuvvetleriyle oynadığı, Atlantik İttifakı için çok önemli olan rolü asla AGSK''ya önümüzdeki yıllarda daha fazla önem verilirken gözardı etmemeliler.

* Kışlalı -Kosova''da da ortaya yepyeni bir durum çıktı NATO için? Dickie -NATO için çok değişik bir durum oluşturuldu orada. Artık söz konusu olan NATO''nun toprak bütünlüğünü savunmak değildi. İnsan haklarını savunalım derken bağımsız bir devletin toprak bütünlüğü ihlal ediliyordu. O zaman ortaya insan haklarının korunması için dahi olsa bir ülkeye askeri müdahale yapılıp yapılmayacağı tartışma konusu oldu. NATO Genel Sekreterliği yapmış Lord Carrington, Kosova''ya müdahalenin "büyük hata" olduğunu söyledi. Ona göre müdahale etnik soykırımı hızlandırırdı. Başkaları böyle B.M. Güvenlik Konseyi kararı olmadan egemen topraklara müdahalenin yol olacağını düşünüyor, etik standartların ihlal edildiğini iddia ediyorlardı. Ortaya Avrupa savunması konusunda yepyeni bir durum çıkmıştı.

* Kışlalı -Konu genelde insan haklarını savunmaktan ziyade Avrupa''daki duruma müdahale oldu değil mi? Dickie -Eğer NATO müdahalesi 800 bin sığınmacıdan dolayı çıktıysa bunun birkaç misli sığınmacının olduğu Batı Afrika karşısında ve dokuz yıl süren Sierra Leone iç savaşında neden seyirci kalındı? Dünyanın heryanında insan hakları ihlalleri sürüyor. AB sadece Avrupa''daki olası gelişimler için AGSK düşünüyor.

ABD''nin endişesi * Kışlalı -Avrupalılar''ın Avrupa''nın savunması için gayret sarfetmeleri bir bakıma herkesin onayladığı bir şey. Ama bazan endişe de oluşturuyor?! Dickie -Doğru. ABD Avrupa bu konuda ne kadar fazla şey yapma memnun oluyor. Ama AGSK''nın Avrupa''yı nerelere götürebileceği hakkında bazı çevrelerde meşru endişeler de var. Bu endişelerden bir kısmını ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Strobe Talbott, geçenlerde açıkça ifade etti. AGSK''nın önce NATO içinde doğacağını, sonra büyüyüp NATO dışına taşacağını, sonra da NATO''dan uzaklaşacağını, NATO''nun kopyasını oluşturacağını, sonra da NATO ile rekabet etmeye kalkabileceğini söyledi. Tabii bu uzun süreçli endişe. Ama endişe mevcut.

* Kışlalı -Sizce AGSK hedefine varacak mı? Dickie -Avrupa Birliği (AB) Helsinki''de; 60 bin kişilik yeterli bir gücü 2003 yılında hazır hale getirmeyi planladı. Brüksel''de mini-NATO ölçüsünde siyaset ve güvenlik komitesi (PSC), askeri komite (MC) ve askeri kadro (MS) oluşturuyor. Pentagon bundan rahatsız. Bir süre önce ABD Savunma Bakanı William Cohen uyardı. "Korkarım Avrupa milletleri yeni bir bürokrasi oluşturuyor" dedi. Şimdiden AB merkezine yakın bir yeni bina inşa ediyorlar. 100 kişilik de kadro kuruluyor.

* Kışlalı -İlk hedef ne? Dickie -Oluşturulacak Avrupa gücünün görevlerine "Petersburg görevleri" deniyor. İnsani yardım, barış koruma ve mümkünse barış sağlama bu görevler. Gücü tamamen ABD''den ayırmak ve askeri-siyasi komitelerle Avrupa''nın bağımsız savunma sistemine ulaşmak isteyenler var.

* Kışlalı -Bazı NATO üyeleri gelişmelerden rahatsızlar?! Dickie -Evet. Türkiye başta olmak üzere NATO''nun AB üyesi olmayan; Norveç, Polonya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti ve İzlanda, AB içinde olup karar oluşturma mekanizmasına katılamadıklarından rahatsızlar. Bu rahatsızlık da basit güven verme yöntemleriyle, dışarıdan teminat verilerek giderilecek gibi değil.

* Kışlalı -AB üyeleri aldıkları karardan bu sözünü ettiğiniz ülkeleri haberdar edecekler. Bu yeter mi? Dickie -Yetmez tabii. Örneğin "Füzeler atıldı" diyecekler. Veya "Füzeler 15 dakika sonra atılacak" diyecekler.

* Kışlalı -Sözünü ettikleri

Avrupa gücünü nasıl gerçekleştirecekler? Savunma masraflarını boyuna kesiyorlar? Türkiye ise savunmasına hep öncelik veriyor.

Dickie -Doğru. Türkiye''nin savunma masrafları yanılmıyorsam gayrisafi milli gelirin yüzde 4.4''ü. Bu oran İngiltere ve Fransa''nınkinden büyük. Almanya''nınkinin de üç misli. Avrupalılar savunma bütçelerini kesmekle meşguller. ABD Savunma Bakanı, bu gidişle 2003 yılında 60 bin kişilik gücü oluşturamayacaklarını söylüyor.

TSK''nın gücü * Kışlalı -Türk Silahlı Kuvvetleri''nin gücünü biliyor musunuz? Dickie -Çok büyük bir savaş gücünü muhafaza ediyor Türkiye, 4 bin ana savaş tankı var. Fransız ordusunun sahip olduklarının üç misli. 4 binden fazla topu var. İngiliz ordusunun sahip olduğunun on misli. 820 bin kişilik personeli dünyada silahlı kuvvetler içinde en iyi eğitimli, en dayanıklı olanların önünde geliyor. Bunu ben Kızılşakçak''taki gözlemlerimden beri biliyorum. Türkiye''nin stratejik önemi çok büyük, üslerini de unutmamak gerek.

* Kışlalı -Avrupa savunması planlanırken Türkiye''nin dikkate alınmaması olası mı? Dickie -Tabii değil. Londra''da üç sene öncesine kadar NATO''nun Avrupa Kuvvetleri Başkomutanı olan General John Sheehan ile askeri durum hakkında konuşurken bana; "Avrupa Birliği, Türkiye''nin katılımı olmadan nasıl bir karar alır bilemiyorum" dedi.

* Kışlalı -NATO olanaklarının AGSK tarafından kullanılması da söz konusu olduğuna göre, Türkiye''nin NATO Konseyi içindeki onayı olmadan AB nasıl neticeye varacak? Dickie -Kimi AB üyeleri, ABD''nin dışında böyle bir güç oluşturabileceklerini düşünüyor olabilirler ama dediğiniz gibi Türkiye NATO Konseyi içindeyken onu dışlayarak nasıl neticeye gidebilirler? Bir de işin başka yanı var. Batı; ABD ve İngiltere Türkiye''ye, sadece stratejik konumu dolayısıyla değil bir de Orta Doğu, Kafkasya ve Orta Asya üzerindeki ağırlığı dolayısıyla önem veriyorlar.