Abdurrahman el-Anberi şöyle anlatmıştır:
Resulullah bir arefe günü hutbe okuyordu ve sadaka vermeğe teşvik ediyordu. Bir genç kalkıp, ya Resulallah! Bu deve fakirlerin olsun dedi.
Resulullah efendimiz o deveye baktı ve emreyledi satın aldılar. O günlerde Resulullah hazret-i Ömere "Sana acayip bir haber vereyim mi?" buyurdu. O da buyurun dedi. "Bu gece dışarıya çıkmıştım O deve bana esselamü aleyke ya Resulallah dedi. Ben, Allahü teâlâ sana bereketler versin dedim. Dedi ki, ya Resulallah, benim anam Kureyşten bir kişinin devesiydi. Südünü sağacağı zaman yem verir doyururdu. Sağmayacağı zaman hiç birşey vermezdi. Ben onun beşinci yavrusuyum. Cahiliyye zamanında bir deve beş defa doğurursa, beşinci yavrusunu putlar için ayırıp ona binmezler ve yük yüklemezlerdi. Beni köylüler ariyet verdiler. Onlardan kaçtım. Kırlarda otladım. Otlar bana, önce bana gel, bana gel, sen Muhammedinsin diye seslenirlerdi. Geceleyin yırtıcı hayvanlar, ona dokunmayın o Muhammedindir derlerdi. Allahü teâlâ beni sana kavuşturuncaya kadar böyle oldu, dedi. Sahibinin adı nedir, dedim. Gadba''dır, dedi. Ona sahibinin adını verdim.
Resulullahın vefatı yaklaştığı sırada, Gadba, bana ne vasıyyet edersin diye sordu. Resulullah, "Sen kızım Fatımanınsın, sana dünyada ve ahıretde o binecektir " buyurdu.
Resulullahın vefatından sonra hazret-i Fatıma bir gece dışarı çıkmıştı. Gadba selam verip, ey Resulullahın kızı, artık dünyadan ayrılma zamanım yaklaştı. Resulullahın vefatından sonra yiyeceğe ve içeceğe hiç ihtiyaç duymadım, dedi. Bu hadise (Şeref-ül-Mustafa) kitabında bildirilmiştir. º º º Emir-ül-mü''minin hazret-i Ali şöyle anlatmıştır:
Resulullahı defnettikden sonra, bir köylü geldi. Kendini kabr-i şerifin üzerine bıraktı. Topraklarını başına saçtı.
Ya Resulallah! Emir buyurdun, emrine itaat ettik. Allahü teâlâ sana Kur''an-ı kerimi gönderdi. Burada, (Sana gelip, Allahü teâlâdan af dilerse ve Resulüm de, onlar için af dilerse, Allahü teâlâyı, tövbeleri kabul edici ve merhamet edici bulurlar) buyurmaktadır. Şimdi bizim için af dileyesin diye geldik, dedi. O anda kabr-i şeriften, "affettiler" diye bir ses işitildi. º º º Ebu Şehm anlatmıştır: Medine yolunda gidiyordum. Karşıma bir kadın çıktı. Kadının güzelliğine dayanamayıp ona baktım. Sonra insanların Resulullah ile bi''at etmeğe, bağlılıklarını bildirmeye gittiklerini gördüm. Ben de gittim.
Bi''at için elimi uzattım. Resulullah efendimiz mubarek elini çekti. Yolda giderken yaptığım yanlışlığı hatırlattı.
Ya Resulallah. Bi''atımı kabul buyurunuz. Bir daha asla öyle şeyler yapmam, dedim. "Çok iyi olur" buyurup benimle bi''at etti. Yarın: "Onları ateşten koru!"

