Nabiğatü''l-Ce''dî dedikleri fasîh şâirin iki beytini işittiğinde Resûlullah efendimizin hoşuna gidip:
- Allah, dişlerini dökülmekten saklasın, diye dua etti.
Yüz yıl ömür sürdü ve dişlerinden güzel kimsenin dişi yoktu. Beyhekî''nin rivayetinde: "Yüz yıldan fazla ömür sürdü de bir dişi gitmemişti", demişlerdir. Bazı rivayette: "Bir dişi düşse yerine bir daha çıkardı", dediler.
Amr bin Ahtab, bir kere Resûlullah efendimize sırça kapla su verdi. İçinde bir kıl görüp çıkardı. Bu hareketi Resûlullah hazretlerine hoş gelip:
- Allahım, onu güzelleştir, diye dua etti.
Amr doksan üç yaşına vardı da saçında ve sakalında bir ak kılı yoktu. Beyhekî''nin rivayetinde: "Resulullah efendimiz, ''Allah''ım, onu güzelleştir'', diye dua etti. Sakalı ağarmış iken yine karardı", demişlerdir.
İmam-ı Abdürrezzak
buyurmuştur ki: "Bir Yahudi, Resûlullah efendimize bir deve getirmişti. Resûlullah efendimiz:
- Allahım, onu güzelleştir, diye hayır dua etti.
Yahudi''nin kılları öyle karardı ki, her nesneden siyah oldu." Bazı rivayette: "Yahudi doksan yıl ömür sürdü", demişlerdir.
Ebû Nuaym''ın ve başkalarının naklinde İbnü''l-Humku''l-Huzâî, Peygamber Efendimize su vermişti. Peygamber efendimiz, kendisine:
- Allahım, onu gençlikle faydalandır, diye hayır dua etti.
Ömründen seksen yıl geçti de bir ak kılı görünmezdi.
Yakub bin Süleyman, Delâil-i İ''câz adlı kitabında zikretmiştir ki: "Bir kere Hazret-i Fâtıma, Resûlullah Efendimize geldi. Hazret-i Fâtıma''nın açlıktan mübarek benzinde safran sarılığı vardı. Kâinatın Efendisi bunu görünce mübarek elini göğsünün üzerine koyup:
- Allahım, bu açı doyur ve yüzünü renklendir. Muhammed''in kızı Fâtıma''ya açlık verme, diye dua etti.
İmrânu''l-Husayn
dedi: Hazret-i Fâtıma''nın yüzüne baktım. O saat yüzünden sarılık zail olup mübarek benzine kan gelip kızardı.
Urve bin Ca''d dedikleri kimseye:
- Allahım, alışverişinde onu kazançlı kıl ve kazancını ona faydalı eyle, diye dua etti.
Urve''den rivayet edilmiştir ki: "Ondan sonra her ne satın aldımsa ondan fayda gördüm", demiştir.
Yarın: "Haramını helâle tebdil eyle!"

