Kaydet
a- | +A

Hazreti Ali''nin gönderdiği altın cevherini Peygamberimiz paylaştırdı. Bu sırada birisi "Biz, bu ihsana, şunlardan daha müstahak idik!?" dedi. Bu söz, Peygamberimize erişince, Peygamberimiz "Demek, siz, bana itimad etmiyorsunuz? Halbuki, ben, göktekilerin bile eminiyimdir!" buyurdu. Bunun üzerine, iki gözü çökük, yanağının elmacıkları çıkık, alnı yüksek, gür sakallı, başı tıraşlı, izarını yukarı çemremiş bir adam ayağa kalkıp "Ya Resulallah! Allah''tan kork!" dedi. Peygamberimiz "Yazıklar olsun sana! Ben, yer yüzündeki insanların, Allah''tan korkmağa en layık olanı, en çok korkanı değil miyimdir?" buyurdu. Adam, arkasına dönüp gitti. Halid bin Velid "Ya Resulallah! İzin ver de, şunun boynunu vurayım!" dedi. Peygamberimiz "Hayır! Bunun, ileride, namaz kılan bir kişi olması umulur." buyurdu. Halid bin Velid "Namaz kılanlardan öyle kimseler var ki, onlar, gönüllerinde olmayan şeyi dilleriyle söylerler!" dedi. Peygamberimiz "Ben, halkın kalblerini açmağa, karınlarını yarmağa memur değilim!" buyurdu. Sonra da, o adam, dönüp giderken arkasından "Şunun soyundan öyle bir nesil türeyecektir ki, onlar, her zaman, Allahın kitabını güzel sesle okuyacaklar. Fakat, Kur''an''ın halaveti, onların hançerelerini ileri geçmeyecek! Onlar, ok, avı süratle delip çıktığı gibi, dinden fırlayıp çıkacaklar! Eğer ben, onların zamanına yetişmiş olsaydım, Semud kavminin toptan helak olduğu gibi, muhakkak bunları da, toptan helak etmesini Allah''tan dilerdim!" buyurdu. Peygamberimiz, hac mevsimine kadar Yemen''de kalmasını ve hac mevsiminde gelip Mekke''de kendisiyle buluşmasını Hz. Ali''ye emretti. Ka''b''ul-Ahbar hazret-i Ali ile Yemen''de görüşmesini şöyle anlatır: "Hz. Ali, Yemen''e geldiği zaman, kendisiyle buluşup, "Peygamberin sıfatlarını bana haber ver?" dedim. Haber verince, gülümsedim. Bana "Ne için gülümsedin?" diye sordu. "O''nun sıfatları, bizim yanımızda bulunan kitaptakine uyuyor da onun için gülümsedim. O, bizim yanımızda da, senin tarif ettiğin gibi tavsif edilmiş bulunmaktadır." dedim. Resul aleyhisselamın Peygamberliğini tasdik ve kendisine iman ettim. Bilginlerimizden bazılarını çağırdım. Kendilerine bir kitap çıkardım. "Bunu, babam, benim için mühürlemiş, kapamış ve Yesrib''ten, Peygamberin çıktığını işitinceye kadar bunu, açma! demişti," dedim. Resul aleyhisselamın vefatına kadar Yemen''de Müslüman olarak oturdum. Ebu Bekir de, vefat etti. Ömer bin Hattab, halife olunca, Medine''ye geldim. Ne olurdu hicrette önce geçmiş olaydım!"

Yarın: ''Kapıdan hayırlı bir kimse girecektir!''