Kaydet
a- | +A

Peygamber efendimiz, müşriklerin her an saldırma ihtimaline karşı geceleri, Eshabını korumak üzere nöbetçiler bırakıyordu. Hazret-i Osman''ın tutuklandığı günlerden bir gece, Mikrez yönetiminde elli kişilik bir müşrik güruhu, İslam askerlerini uykuda bastırmak üzere saldırdılar.

O gece, Muhammed bin Mesleme ve arkadaşları nöbet tutuyorlardı. Gelen küffarı kısa bir mücadeleden sonra kıskıvrak yakaladılar. Sadece Mikrez kaçabildi. Esirleri, Resulullah efendimizin huzuruna getirdiler. Bir kısmı hapsedilip, bir kısmı da affedildiler. Müşrikler, ertesi gece de baskın yapmak istediler fakat yine yakalandılar. Peygamber efendimiz, onları da affedip salıverdi. İslam ordusunun, gece-gündüz savaşa hazır durumda beklediğini ve her an saldırabileceklerini anlayan küffar ordusunun kalbine korku düştü. Andlaşmaktan başka çıkar yol olmadığını görerek, acele bir elçi hey''eti seçtiler. Süheyl bin Amr başkanlığında seçilen bu hey''ete; "Bu sene Mekke''ye girmemeleri şartıyla andlaşma yapın" denildi. Sevgili Peygamberimiz, Kureyş elçilerini kabul buyurdu. Elçilerin ilk istekleri, hapsedilmiş adamlarının bırakılması oldu. Âlemlerin efendisi de, "Mekke''de tutukladığınız Eshabımı bırakmadığınız müddetçe, bu adamlarınızı salıvermem!" buyurdular.

Süheyl; "Doğrusu bize, çok adaletli ve insaflı davrandınız" diyerek, Mekke''de tutuklanan hazret-i Osman''ı ve daha önce hapsettikleri on kadar Eshabın serbest bırakılmasını sağladı. Bundan sonra, baskın sırasında yakalanıp hapsedilen müşrikler serbest bırakıldı. Uzun konuşmalardan sonra, andlaşmaya varıldı. Sıra yazılmasına gelmişti. Hazret-i Ali katip olarak seçildi. Sulhnameyi yazmak üzere kağıt, divit hazırlandı.

Habibullah efendimiz hazret-i Ali''ye; "Yaz" buyurdu. "Bismillahirrahmanirrahim!.."

Buna Süheyl derhal itiraz edip; "Yemin ederim ki, ben Rahman sözünün ne demek olduğunu bilmiyorum. Böyle yazma; Bismike Allahümme diye yaz! Yoksa barışa yanaşmam!" dedi.

Peygamber efendimiz, barışın yapılmasında çok büyük hikmetler görüyordu. Bu sebeple; "Bismike Allahümme de güzeldir" buyurdular ve hazret-i Ali''ye böyle yazmasını emrettiler.

Yazıldıktan sonra, Peygamber efendimiz; "Bu, Muhammed Resululah''ın, Süheyl bin Amr ile üzerinde anlaştıkları ve sulh oldukları, şartlarını taraflarca yerine getirmek üzere imzaladığı maddelerdir" buyurduğunda, Süheyl''in, hazret-i Ali''nin elini tuttuğu görüldü ve Peygamber efendimize dönüp; "Yemin ederiz ki, biz senin Resulullah olduğunu kabul etseydik, sana karşı gelmez, Kâbe''yi ziyaret etmene engel olmazdık. Bu sebeple, Resulullah yerine, Abdullah''ın oğlu Muhammed yaz!" dedi.

Peygamber efendimiz, onu da kabul buyurarak;

"Vallahi siz, beni yalanlasanız da, ben yine hiç şüphesiz Allahü teâlânın resulüyüm. İsmimi ve babamın ismini yazdırmak, benim peygamberliğimi gidermez ki. Yâ Ali! Onu sil, Muhammed bin Abdullah yaz" buyurdular.

Yarın: Andlaşmanın maddeleri...