Kaydet
a- | +A

Bedir savaşından sonra, Umeyr bin Vehb el-Cühami, Safvan bin Ümeyye ile Bedir savaşında esir düşmüştü. Safvan, işimiz karıştı, dedi. Umeyr bin Vehb de doğru söylüyorsun, bundan sonra yaşamanın tadı kalmadı. Eğer borçlarım olmasaydı ve çoluk çocuğumun perişan olmasından korkmasaydım, Muhammed''i öldürmek için Medine''ye giderdim. Çünkü, Muhammed Medine pazarında yalnız başına dolaşıyormuş ve herkesle konuşuyormuş. Ayrıca oğlum orada esir olduğu için bir bahanem de var, dedi.

Bunun üzerine Safvan borçlarını ben ödeyeyim. Çoluk çocuğunun geçimini de üzerime alayım. Yeter ki sen bu işi yap, dedi. Böylece anlaştılar.

Safvan, Umeyr''in yol hazırlığını yaptı. Kılıcını da bileyip, zehirli su verdi. Umeyr, bu sır aramızda kalsın. Sakın kimse farkına varmasın diye tembih ettikten sonra, Medine''ye gitmek üzere yola çıktı Medine''ye varınca, mescidin önünde hayvanından inip, bineğini bağlayıp, kılıcını kuşandı. Resulullahın yanına gitmek üzere yürüdü. O sırada Emir-ül mü''minin Ömer ibni Hattab bir cemaat ile birlikte oturuyordu.

Ümeyr''i görür görmez, bu köpeği tutunuz! O Allahın düşmanıdır. Bedir savaşında kavmini bizimle savaşmağa teşvik ediyordu. Bizim ordumuzun az olduğunu kavmine haber veriyordu, dedi.

Bunun üzerine onu yakaladılar. Hazret-i Ömer, Resulullahın huzuruna gidip, durumu arz etti. Resulullah onu getiriniz, buyurdu. Hazret-i Ömer bir eliyle Umeyr''in kılıcının bağını boynuna takıp bağladı ve sıkıca tuttu. Bir eliyle de kılıcın kabzasından tuttu Böylece Resulullahın huzuruna götürdü. Ensardan bazılarına da, Resulullahın önünde oturun ve bunun saldırmasını engelleyin, dedi. Resulullah bu durumu görünce, "Ey Ömer onu salıver" buyurdu.

Sonra, "Yaklaş Ey Umeyr! Niçin geldin?" dedi. Oğlum esir olmuştu, onun için geldim, dedi.

Resulullah, "Doğru söyle, doğruyu söylemedikçe kurtulamazsın" buyurdu. O yine esir oğlu için geldiğini söyledi. Bunun üzerine Resulullah Safvan bin Ümeyye ile oturup, Bedir savaşının hezimetini konuşmadınız mı? O senin borcunu ve ailenin geçimini üzerine alıp, sen de beni öldürmek için gelmedin mi? Fakat Allahü teâlâ seni maksadına kavuşturmadı, buyurdu Umeyr bunları işitince hakikati anladı ve "Sen Allahü teâlânın Resulüsün. Şimdiye kadar cahilliğimden seni inkar etmişim. Zira bu işi benden ve Safvan''dan başka hiç kimse bilmiyordu. Bunu sana ancak Allahü teâlâ haber verdi ve beni müslüman olmakla şereflendirdi" diyerek müslüman oldu.

Mekke''ye döndükten sonra, pek çok kimse onun vasıtasıyla müslüman olmakla şereflendi. Haris bin Ebi Dırar, Bedir savaşında esir düşen yakınlarını fidye karşılığında kurtarmak için birkaç deve ve başka mallar alıp, Medine''ye geldi. Yolda develeri bir yere sakladı ve eli boş bir halde, Resulullahın huzuruna çıktı. "Fidye olarak ne getirdin?" buyurdu. Hiç bir şey getirmedim, dedi. Falan yere sakladığın develer ve mallar ne oldu?" deyince, Haris hemen kelime-i şehadeti söyleyerek müslüman oldu. Çünkü, develeri ve malları sakladığını kendisinden başka kimse bilmiyordu. Benim yanımda kimse yoktu ve benden önce de kimse gelmedi, dedi. Yarın: "Üzülme Allah bizimledir!"