Eshab-ı kiramın büyüklerinden, hep doğru söyleyici olmakla meşhur, hazret-i Ömer şöyle anlatır: Öyle birgün idi ki, Eshab-ı kiramdan birkaçımız Resulullah efendimizin huzurunda ve hizmetinde bulunuyorduk. O vakit, ay doğar gibi, bir zat yanımıza geldi. Elbisesi çok beyaz, saçları da pek siyah idi. Üzerinde toz toprak, ter gibi yolculuk alametleri görünmüyordu. Resulullahın Eshabı olan bizlerden hiçbirimiz onu tanımıyorduk. Yani, görüp bildiğimiz kimselerden değildi. Orada bulanan cemaat "Bu, ne tanıdığımız bir kimsedir, ne de bu, bir yolcuya benzer! Aceb kim ola? der gibi" birbirlerine bakıştılar. Bu zat, "Esselamü aleyke ya Resulallah!" diyerek Resulullah üleyhisselama ve "Esselamü aleyküm!" diyerek te bizlere selam verdi. Resul aleyhisselam, Onun selamına karşılık verdi. Biz de, Onunla birlikte karşılık verdik. Bu zat,"Ya Resulallah! Ben, sana geldim!" dedi. Resul aleyhisselam "Evet!" buyurdu. Bu zat, Resul aleyhisselamın yanına kadar varıp oturdu. "Bana, biraz yaklaş ya Resulallah!" dedi. Resul aleyhisselam biraz yaklaştı.Tekrar "Ya Resulallah! biraz daha yaklaş!" dedi. Resulullah, biraz daha yaklaştı."Ya Resulallah! Biraz daha yaklaş!" dedi. Resul aleyhisselam, diz kapakları, Onun diz kapaklarına değecek kadar yaklaştı. Sonra da, Ona saygı olmak üzere ayağa kalkıp oturdu.
O zat, ellerini Resul-i ekrem efendimizin mübarek dizleri üzerine koydu. Resulullaha sorarak, "Ya Resulallah! Bana islamiyeti, müslümanlığı anlat! İman, islam nedir?" dedi. Resul aleyhisselam cevap verdi: "İman: Allaha, Allah''ın meleklerine, Allah''ın kitaplarına, Allah''ın Resullerine, Ahıret gününe, hayır ve şerre, kaza ve kadere inanmandır." Bu zat, "Ben, böyle yaparsam, iman etmiş olur muyum?" diye sordu. Resul aleyhisselam "Evet!" buyurdu. "Doğru söylüyorsun!" dedi. "Doğru söylüyorsun!" diyerek Resul aleyhisselamı biliyormuşcasına tasdik edişine "Hem soruyor, hem de, Onu tasdik ediyor!" diye şaştık. Bundan sonra "Ya Resulallah! Bana, İslam''dan haber ver! Nedir o?" diye sordu. Resul aleyhisselam cevap verdi: "İslam, Allah''dan başka ilah bulunmadığına ve benim Resulullah olduğuma şehadet etmen, Namazı kılman, Zekatı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna gücün yeterse, Beytullah''a hac etmen." O zat, "Ben, böyle yaparsam, Müslüman olur muyum?" diye sordu."Evet!" buyurdu. O zat, yine "Doğru söylüyorsun!" dedi. Hem sormasına hem de doğru söylüyorsun demesine bir mana veremedik. Bu kimseyi çok merak ettik.
Yarın: "Kim olduğunu biliyor musun?"

