Kaydet
a- | +A

Bir gün Ebu Cehil, Resulullaha yapılacak düşmanlıkları söylüyordu... Kureyşlilere dedi ki: Bundan sonra onu adeti üzere namaz kılarken görünce, başına bir taş vurayım. Böylece Onun elinden kurtulmuş olurum... Fakat bana yardımcı olun, düşman eline bırakmayınız.

Ebu Cehil''e, "Sana her bakımdan yardımcı olacağız. Seni gözeteceğiz, seni düşman eline bırakmayacağız" diye söz verip and içtiler ve bu işi yap, dediler.

Sabahleyin, Resulullah efendimiz namaz kıldığı yere gelip, namaza durdu. Ebu Cehil eline bir taş alıp, arkadan yaklaştı. Yanına yaklaşınca yüzünün rengi değişti. Vücudu titremeğe başladı ve perişan bir halde geri döndü. Kureyşliler, Ebu Cehil''e, sana ne oldu diye sorunca; dedi ki: Taşı vurmak için Ona yaklaşınca, kocaman ve hırçın bir deve gördüm. Ömrümde öyle uzun ayaklı, keskin dişli ve heybetli deve görmemişdim. Eğer biraz daha yaklaşsaydım beni öldürürdü, dedi.

Resulullah efendimiz "Eğer yaklaşsaydı onu elbette yakalardı. Cebrail aleyhisselam bana böyle haber verdi" buyurmuştur. ¡ ¡ ¡

Ebu Cehil, başka bir zaman da Kureyş müşriklerine, "Muhammed sizin yanınızda yüzünü toprağa sürer mi?.. Yani namaz kılıyor mu?" diye sordu. Onlar da, evet kılıyor dediler. "Eğer ben Onu namaz kılarken görürsem ayağımla başını ezeceğim" dedi.

Bir gün Resulullah efendimiz namaz kılarken, dediğini yapmak için üzerine doğru yürüdü.

Daha yaklaşmadan yüzünden birşeyler silerek derhal geri döndü. Müşrikler sana ne oldu, dediklerinde, "Muhammed ile aramızda ateşten bir hendek gördüm. Zebaniler bana hücum ettiler. Hemen geri döndüm" dedi.

Bu hadise üzerine Allahü teâlâ meal-i şerifleri "Sen namaz kılan kulu (peygamberi) bundan men'' edeni görmedin mi? Keşke o engelleyici doğru yolda olsaydı, yahut iyiliği ve kötülükten sakınmayı emretseydi. Keşke o yalanlasa ve dönüp gitseydi (sataşmasaydı). O acaba olanları Allahın görmekte olduğunu bilmedi mi! Hakikat şu ki, şayet yapmakta olduğu kötü davranışlardan vazgeçmezse derhal alnından yakalar, Cehenneme atarız. Çünkü, o yalancı, günahkar bir alın! O hem gidip meclisini çağırsın. Biz de zebanileri çağıracağız. Hayır ona uyma! Allaha secde et ve yalnızca Ona yaklaş." olan, Alak suresinin 9''uncu ayetinden 19''uncu ayeti sonuna kadar gönderdi. ¡ ¡ ¡ Resulullah efendimiz meşhur pehlivan Rügane bin Zeyd''i gördü. "Henüz iman etme zamanın gelmedi mi. İster misin sana mu''cize göstereyim" buyurdu. Rügane karşıdaki ağacın yarısını çağır yanına gelsin, dedi. Resulullah ağacın yarısını çağırdı. Ağaç yarıldı ve yarısı huzuruna geldi. Sonra geri git buyurdu, tekrar geri gidip, diğer yarısıyla birleşti.

Rügane bu mu''cizeyi görünce, ben bunları bilmem. Seninle güreş tutalım. Eğer beni yenersen koyunlarımın yarısı senin olsun, dedi. Güreştiler. Resulullah yendi. Rügane bir daha güreşelim, dedi. Yine yenildi ve Kureyşlilerle karşılaşınca onlara ne söyleyeceksin diye sordu. Resulullah, "Rügane''yi güreşte yendim ve koyunlarının yarısını aldım" derim, buyurdu.

Rügane, "Öyle söyleme, bana hoş gelmez. Koyunları bana bağışladı" dersin, dedi. Resulullah, "Yalan söyleyemem" buyurdu. Rügane, "Sen hiç yalan söylemez misin?" dedi. "Evet, Rabbime söz verdim, söylemem" buyurunca, Rügane müslüman oldu. Yarın: Gözleri vardır; fakat görmezler...