Resulullah efendimiz, dünya için, dünya işleri için kızmazdı. Fakat, bir hak çiğnenmek istenildiği zaman, onun hakkını almadıkça, hiçbir şey, kızgınlığının önüne geçemezdi. Kendi şahsı için asla kızmaz ve öc almazdı. Bir şeye işaret edeceği zaman, parmağı ile değil, bütün eli ile işaret ederdi. Hayret ve taaccüp ettiği zaman, elinin duruşunu, tersine çevirir, yani avucu göğe doğru ise, onu, yere doğru, yere doğru ise, göğe doğru çevirirdi. Konuşurken, el hareketi yapar, sağ elinin avucunu, sol elinin baş parmağının iç tarafına vurur dururdu. Kızdığı zaman, kızgınlıktan hemen vaz geçer ve kızgınlığını belli etmezdi. Neşelendiği, ferahlandığı zaman, gözlerini yumardı. En fazla gülmesi, gülümsemekti. Gülümserken de, ağzındaki dişleri, inci taneleri gibi görünürdü. Ebu Sa''id-i Hudri hazretleri anlatır: Resulullah efendimiz, hayvana ot verirdi. Deveyi bağlardı. Evini süpürürdü. Koyunun sütünü sağardı. Ayakkabısının söküğünü dikerdi. Çamaşırını yamardı. Hizmetçisi ile birlikte yerdi. Hizmetçisi el değirmeni çekerken yorulunca, ona yardım ederdi. Pazardan öte beri alıp torba içinde eve getirirdi. Fakirle, zenginle, büyükle, küçükle karşılaşınca, önce selam verirdi. Bunlarla müsafeha etmek için, mubarek elini önce uzatırdı.
Köleyi, efendiyi, siyahı ve beyazı bir tutardı. Her kim olursa olsun, çağırılan yere giderdi. Önüne konulan şeyi, az olsa da, hafif, aşağı görmezdi. İyilik etmesini sever idi. Herkesle iyi geçinirdi. Güler yüzlü, tatlı sözlü idi. Söylerken gülmezdi. Üzüntülü görünürdü. Fakat, çatık kaşlı değildi. Aşağı gönüllü idi. Heybetli idi saygı ve korku hasıl ederdi. Fakat, kaba değildi. Nazik idi. Cömert idi. Fakat, israf etmez, faydasız yere birşey vermezdi. Herkese acır idi. Kimseden birşey beklemezdi. Saadet, huzur isteyen, Onun gibi olmalıdır. Her Müslüman Resulullahın bu hallerini kendine örnek almalıdır. Allahü tealanın ahlakı ile ahlaklanmak, her müslümana lazımdır. Çünkü, Resulullah efendimiz "Allahü tealanın ahlakı ile huylanınız!" buyurdu. Mesela, Allahü tealanın sıfatlarından biri "Settar"dır. Yani günahları örtücüdür. Müslümanın da din kardeşinin aybını, kusurunu örtmesi lazımdır. Allahü teala, kullarının günahlarını affedicidir. Müslümanlar da, birbirlerinin kusurlarını, kabahatlerini affetmelidir. Allahü teala kerimdir, rahimdir. Yani lutfü, ihsanı boldur ve merhameti çoktur. Müslümanın cömerd ve merhametli olması lazımdır. Bütün güzel ahlak da böyledir. Resul aleyhisselamın güzel huyları pek çoktur. Her müslümanın bunları öğrenmesi ve bunlar gibi ahlaklanması lazımdır. Böylece, dünyada ve ahırette felaketlerden, sıkıntılardan kurtulmak ve O iki cihan efendisinin şefaatine kavuşmak nasip olur. Yarın: Resulullahın giydiği elbiseler

