Hubeyb bin Adiy hazretleri ile aynı hücrede kalan cariye Maviye, Hz. Hubeyb''in şehid edilişini şöyle anlatır:
Müşrikler, esirleri idam edecekleri yerde iki darağacı kurmuşlardı. Hubeyb''i darağacına kaldırıp bağlamak istedikleri sırada; "Beni bırakınız, iki rekat namaz kılayım" dedi.
Bıraktılar; "Kıl orada" dediler. Hubeyb hemen namaza durup, huşu ile iki rekat namaz kıldı. Toplanan müşrikler, kadınlar, çocuklar heyecanla onu seyrediyorlardı. Namazını bitirdikten sonra; "Vallahi eğer ölümden korkarak namazı uzattığımı zannetmeyecek olsaydınız, namazı uzatırdım ve daha çok kılardım" dedi.
Böyle idam edilirken iki rekat namazı ilk kılan, âdet ve sünnet olmasına sebep olan hazret-i Hubeyb bin Adiy''dir. Peygamber efendimiz, onun idam edilirken iki rekat namaz kıldığını işitince, bu hareketini yerinde ve uygun bulmuştur.
Hubeyb''i, namazını kıldıktan sonra, darağacına kaldırarak bağladılar. Yüzünü, kıbleden Medine''ye doğru çevirdiler. Sonra; "Haydi dininden dön! Seni serbest bırakalım" dediler. Şöyle cevap verdi: "Vallahi dönmem! Bütün dünya benim olsa, bana verilse, yine İslamiyet''ten dönmem!" Bu cevabı alan müşrikler; "Şimdi senin yerine Muhammed''in olmasını, onun öldürülmesini ister miydin? Evet dersen, kurtulur, evinde rahat rahat oturursun!" dediler.
Hubeyb; "Ben, Muhammed aleyhisselamın ayağına bir dikenin batmasına bile asla razı olmam!" dedi. Müşrikler alay edip, gülüşerek; "Ey Hubeyb! İslam dininden dön! Eğer dönmezsen, seni muhakkak öldüreceğiz!" dediler. Hubeyb; "Allahü teâlâ yolunda olduktan sonra, benim için öldürülmenin hiç önemi yoktur" diye karşılık verdi.
Bundan sonra Hubeyb; "Allahım! Şuracıkta düşman yüzünden başka yüz görmüyorum. Allahım! Benden, Resulüne selam ulaştır. Bize yapılan bu işi Resulüne bildir!" diyerek dua etti ve; "Esselamü aleyke ya Resulallah" dedi.
Hubeyb bu duayı yaptığı sırada, sevgili Peygamberimiz, Eshab-ı kiramla oturuyordu. Zeyd bin Harise şöyle anlatmıştır: "Bir gün Resulullah, Eshabıyla otururken; "Ve aleyhisselam" dedi. Eshab-ı kiram; "Ya Resulallah! Bu kimin selamına karşılıktır" dediler. "Kardeşimiz Hubeyb''in selamına karşılık. Cebrail aleyhisselam Hubeyb''in selamını bana ulaştırdı" buyurdu.
Hubeyb''in etrafında toplanan Kureyş müşrikleri; "İşte, babalarınızı öldüren bu adamdır" diyerek gençleri üzerine mızraklarıyla saldırttılar ve mübarek vücudunu yaralamaya başladılar. Bu sırada, Hubeyb''in yüzü Kâbe''ye doğru döndü.
Müşrikler, Medine''ye doğru döndürdüler. Hubeyb; "Allahım! Eğer ben senin katında makbul bir kul isem, yüzümü kıbleye çevir" diyerek dua etti. Yüzü yine kıbleye döndü. Müşriklerden hiç biri, onun yüzünü Kâbe''den başka bir tarafa çeviremedi.
Bu esnada Hubeyb, darağacı üzerinde, düşman arasında garip bir halde şehid edilmekte olduğunu dile getiren bir şiir söyledi. Müşrikler, ellerindeki mızrakları vücuduna saplayarak, işkence yapmaya başlayınca; "Vallahi ben Müslüman olarak öldürülecek olduktan sonra, vurulup, hangi yanım üstüne düşersem düşeyim gam yemem! Bunların hepsi Allahü teâlânın yolundadır..." dedi.
Yarın: "Vallahi, Cennet''i kazandım!"

