Dün, Lokman Hakîm hazretleri anıldı... Büyük fayda var böyle büyük zatların çeşitli vesilelerle hatırlanmansında, tavsiyelerinin tekrarlanmasında. Hazret-i Lokman Hakîm, peygamber veya büyük bir veli... Kur''an-ı kerimde Lokman suresinde kendisinden bahsedilmekte. Allahü teâlâ kendisine hikmet verdi. Hikmetli sözleri, nasihatleri meşhurdur.
Hazret-i Lokman aynı zamanda hekimlerin pîridir. Hekim olduğunu âlimler söz birliği ile bildirmişlerdir. Hazret-i Lokman Hakîm''e oğlu sordu: - Babacığım bir insan için en hayırlı haslet nedir? - Dindir. - Ya iki haslet olsa? - Din ve maldır. - Üç haslet olsa? - Din, mal ve hayâdır. - Dört olsa? - Din, mal, hayâ ve güzel ahlâktır. - Ya beş haslet olsa? - Din, mal, hayâ, güzel ahlâk ve cömertliktir. - Altı olsa? - Oğlum, bir insanda bu beş haslet toplanırsa, o insan Allahü tealanın kendisine yakın kıldığı kullarından olup, şeytan bundan kaçar. Bir insan için bunlar kafidir. Birgün, Davud aleyhisselam, hazret-i Lokman''a buyurdu ki: - Ey Lokman, bir koyun kesip vücudunun en iyi iki parçasını bana getir! Hazret-i Lokman, gidip bir koyun kesti, dili ile kalbini alıp getirdi. Davud aleyhisselam başka bir zamanda da: - Bir koyun kesip, en kötü iki yerini getir, buyurdu. Hazret-i Lokman, bir koyun kesip yine aynı iki uzvu yani dil ile kalbini getirdi. Davud aleyhisselam: - Her ikisinde de aynı uzuvları getirdin. Bunun hikmeti nedir? diye sordu. Hazret-i Lokman Hakîm şöyle cevap verdi: - Dil ile kalb iyi olursa, bütün beden iyi olur. Bu iki uzuv kötü olunca da bütün beden kötü olur. İnsana bütün iyilikler ve kötülükler bu iki uzuvdan gelir. Hazret-i Lokman Hakîm''e: - Hikmete nasıl kavuştun? diye sorduklarında: - Benden gizlenen şeyi araştırmadım. Vazifem olmayan şeyin üzerinde durmadım, karışmadım! buyurdu. Hazret-i Lokman birisine şöyle nasihatte bulundu: - Yalandan çok sakın! Çünkü dini bozar ve insanlar yanında itibarı azaltır. Bununla hayânı, değerini ve makamını kaybedersin. Yalan söyleyen kimsenin nuru gider, kötü huylu olan kimsenin gam ve kederi çoğalır. Anlayışsız kimseye bir mesele anlatmak, bir kayayı yerinden ayırmaktan daha zordur. Birisi Lokman Hakîm''e: "İnsanların sana gelip, sözünü dinlemelerine şaşıyorum" dedi. Lokman Hakîm, ona:" Ey kardeşim! Sana söyleyeceğime kulak verirsen, sen de böyle olursun: Beni gördüğün duruma getiren şeyler; gözümü haramdan korumam, dilimi tutmam, yemede ölçülü olmam, namusumu korumam, ahdime vefa etmem, misafirime ikramda bulunmam, komşumu korumam ve beni ilgilendirmeyen şeyleri terketmemdir. Ben bu mertebeye üç şeyle eriştim: 1- Emaneti yerine vermekle, 2- Doğru söylemekle, 3- Malayani, ya''ni faydasız sözü terk etmekle."
Lokman Hakîm''in öğütlerden bazıları: "Ey oğlum! Helal kazanarak fakirlikten korun! Ben nice ağır yükler taşıdım. Kötü komşudan ağırını görmedim. Nice acılar tattım, fakat fakirlik gibi acı tatmadım. Yoksul düşen kimse üç musibetle karşılaşır: 1- Din zayıflığı; çünkü fakirlik, insanı kötülüğe sürükler. 2- Akıl zayıflığı; çünkü ihtiyaç düşüncesi insanı şaşırtır. 3- Mürüvvet ve insanlığı kaybolur. Bunlardan daha büyüğü de insanların maskarası olur. - Ey oğulcuğum, üç şey vardır ki ancak üç şeyle bilinir: Kişinin yumuşak huylu olup olmadığı, ancak öfkelendiği zaman belli olur. Cesur insan ancak savaşta, tehlike anında belli olur. İyi arkadaş da, ancak ihtiyaç anında belli olur. - Ey oğlum! Dünya derin deniz gibidir. Çok insanlar onda boğulmuştur. Takva gemin, iman yükün, tevekkül hâlin, sâlih amel azığın olsun. Kurtulursan Allahü teâlânın rahmetiyle, boğulursan günahın sebebiyledir. Hazret-i Lokman Hakîm şöyle dua ederdi: "Ya Rabbi, arkadaşlarımı gafillerden, seni unutmuş kimselerden yapma! Çünkü onlar, seni andığım zaman, bana bu hususta yardımcı olmazlar. Gaflette olduğum zaman, bana seni hatırlatmazlar. Senin emir ve yasaklarına uymayı, iyi işleri emrettiğim zaman bana itaat etmezler. Sustuğum zaman beni üzerler."

