Kaydet
a- | +A

Eshab-ı kiram arasında Kazman adında bir kimse vardı. Eshab-ı kiram Uhud savaşına gidince o Medine''de kalıp savaşa katılmamıştı. Kadınlar senin bizden farkın yok deyince utanarak, gidip savaşa katıldı.

Müşriklerle şiddetle ve çok gayret göstererek savaşıyordu. Onun bu halini Resulullaha haber verdiler. "O Cehennem ehlindendir," buyurdu. Eshab-ı kiram hayret ettiler. Kazman kendi kendine kaçmaktan ölmek yeğdir diyordu.

O kadar savaştı ki müşriklerden yedi kişi öldürdü. Kendisi de birçok yerinden yaralandı. Eshab-ı kiramdan bazıları onu savaş sırasında yaralı halde görüp şehidlik sana afiyet olsun ey Kazman, dediler.

Bunun üzerine Kazman şöyle dedi: Yemin ederim ki ben din için savaşmıyorum. Kureyşin bize galib gelerek hurma bahçelerimizi harab etmelerinden korktuğum için savaşıyorum, dedi!

Yaraları ona o kadar acı veriyordu ki, kılıcını göğsüne dayayıp kendini öldürdü.

Resulullah, Kazman''ın gerçek halini açıklayıp, "Şehadet ederim ki, ben Allahü teâlânın Resulüyüm" buyurdu. Bundan sonra Eshab-ı kirama dönüp "Allahü teâlâ bu dini facir kimselerle de elbette kuvvetlendirir" buyurdu. ¡ ¡ ¡ Uhud savaşında islam ordusunun zor anlar yaşadığı sırada müşriklerden Übeyy bin Halef bir ata binmiş, Resulullaha doğru sürüyordu ve bugün eğer sen sağ kalırsan, ben sağ kalmayayım, diyerek hücum ediyordu.

Süheyl bin Hanifin elinde kırık bir mızrak vardı. Resulullah kırık mızrağı alıp, onunla Übeyy bin Halefin koltuğunun altından vurdu. O anda Übeyy bin Halef atını geri çevirip kaçtı. Kavminin arasına varınca, sığır gibi böğürüyordu!

Ebu Süfyan bir diken yarası kadar küçük bir yaradan dolayı böyle ne bağırıyorsun, dedi. Übeyy bin Halef, bana mızrağı kim vurdu biliyor musun! Muhammed vurdu, dedi.

Bir gün bana Mekke''de senin, benim elimden helak olman yakındır, demişti. Anladım ki Onun bu darbesiyle öleceğim. Ben bu yaradan kurtulamam. Benim bu yaradan çektiğim acıyı bütün Hicaz halkına paylaştırsalar hepsi ölür, dedi. Sonra nara vurup, feryad ederek canı Cehenneme gitti. ¡ ¡ ¡ Yahudi alimlerinden Mahyerik adında meşhur bir kimse vardı. Malı, mülkü, hurmalıkları son derece çok olup, hesaba gelmezdi. Fakat kendi dinlerine sevgisi, ayinlerine alışkanlığı ve kavmine bağlılığı ve ayıplamalarından çekinmesi sebebiyle müslüman olmaktan mahrum kalmıştı.

Uhud savaşının yapıldığı pazar günü idi. Mahyerik, yahudilere, bilesiniz ki bugün Muhammed''e yardım etmek sizin üzerinize vaciptir, dedi.

Onlar, bugün pazar günüdür, deyince, Mahyerik, artık pazar gününün hükmü kaldırıldı, dedi. Sonra kendisi hemen silahını kuşanıp, Resulullahın yanına gidip, savaşa katıldı.

Kavmine şöyle vasıyyet etmişti:

Eğer bugün beni öldürürlerse, bilmiş olunuz ki bütün malım Muhammed''indir. Sonunda Mahyerik öldürüldü. Resulullah efendimiz yahudilerin en hayrlısı Mahyerik''tir, buyurdu. Bütün malını alıp Medine''de sadaka olarak dağıttılar.

Yarın: Hepsi teker teker helak oldu