Cabir bin Abdullah anlatır: Gazvelerden birine Resulullahla birlikte çıkmıştım. Bir gün bir ağacın gölgesinde otururken, Resulullah bulunduğum yere geldi. Ya Resulallah, gölge yere buyurun, dedim. Teşrif edip, oturdu. Yanımda salatalık vardı. Çıkarıp Resulullaha ikram ettim. Bunu nereden buldun, diye sordu. Ya Resulallah Medine''den getirttim, dedim.
Benim develerimi otlatan bir arkadaşım vardı. O sırada o da yanımda idi. Üzerinde eski bir elbise vardı. O haliyle yürüyüp gitti. Resulullah bana bu arkadaşının üzerindeki elbisesinden daha iyi elbisesi yok mu diye sordu. Ya Resulallah! İki elbisesi daha var, ben vermiştim. Çantasında saklıyor deyince, "Arkadaşını çağır, o iyi elbiseleri giysin" buyurdu. Onu çağırdım. Gelip, çantasındaki elbiseleri giyinip gitti.
Sonra Resulullah, arkadaşının halinin ne olacağını biliyor musun? Allahü teâlânın onun için takdir ettiği ölüm bu harpte olacaktır, buyurdu. Arkadaşım bu sözleri işitip, ya Resulallah, Allah yolunda mı öleceğim diye sordu. Evet, buyurdu. O gazada şehid oldu...
¡ ¡ ¡ Resulullah bir Cum''a günü hutbe okuyordu. Mescide bir kimse girip, ya Resulallah, davarlarımız helak oldu. Yollar ıssızlaşdı. Dua buyurunuz da Allahü teâlâ bize yağmur versin, dedi.
Resulullah mubarek ellerini kaldırıp "Allahım bize yağmur ver, Allahım bize yağmur ver, Allahım bize yağmur ver" diye dua etti.
Enes bin Malik şöyle anlatmıştır: Gökte bir zerre bulut yoktu. Aniden dağ üzerinden bir kalkan büyüklüğünde bulut gözüktü. Gök yüzünün ortasına gelince yayıldı ve her tarafı kapladı. Sonra yağmur yağmaya başladı. Bir hafta güneş yüzü görmedik. Yine Cum''a günü geldi.
Resulullah efendimiz hutbe okurken bir kişi mescide girdi ve: Ya Resulallah, hayvanlarımız yağmurdan helak oldu, yollar kesildi. Dua buyurunuz da yağmur kesilsin, dedi.
Resulullah mubarek ellerini kaldırıp: "Allahım, bizim üzerimize değil, etrafımıza döndür. Tepelere, yüksek yerlere, vadilere, ağaçlıklara çevir" buyurdu.
Mescidden çıktığımızda yağmur kesilmiş, güneş açmış, her taraf aydınlanmıştı. Resulullahın buna benzer yağmur yağması ile ilgili çok mucizeleri görülmüştür. Yarın: "Vah sana ey Sa''lebe!"

