Resulullah efendimiz, uykuda ve uyanık iken görülebilir mi? Görülebilirse, görünen kendisi midir, benzeri midir? Alimlerimiz, buna çeşitli cevap verdiler.
Kabirde diri olduğunu söz birliği ile bildirdikten sonra, kendisinin görüldüğünü çoğunlukla beyan buyurmuşlardır. Böyle olduğu, hadis-i şeriflerden de anlaşılmaktadır. Bir hadis-i şerifde; "Beni rüyada gören, uyanık iken görmüş gibidir" buyuruldu.
Bunun için, İmam-ı Nevevi hazretleri; "O''nu rüyada görmek, tam kendisini görmektir" dedi. Hadis-i şerifte; "Beni rüyada gören doğru görmüştür. Çünkü şeytan, benim şeklime giremez" buyuruldu.
Mü''inüddin-i Çeşti hazretleri, gittiği her beldede kabristanları ziyaret eder, orada bir müddet kalırdı. Vardığı yerlerde tanınıp meşhur olunca, durmaz, kimseden habersiz gizlice çıkıp giderdi. Bu seyahatlerinden biri de Mekke''ye olmuştur. Mekke-i mükerremeye gidip, Kabe-i muazzamayı ziyaret etti. Bir müddet Mekke''de kalıp, oradan Medine-i münevvereye gitti. Peygamberimizin kabr-i şerifini ziyaret ettiği bir gün, türbesinden; "Mü''inüddin''i çağırınız" diye bir ses işitildi.
Bunun üzerine türbedar; "Mu''inüddin!" diye bağırdı. Birkaç yerden; "Efendim" sesi işitildi. Sonra da; "Hangi Mu''inüddin''i istiyorsunuz? Burada adı Mu''inüddin olan birçok kişi var" dediler.
Bunun üzerine türbedar geri dönüp, Ravda-i mutahheranın kapısında ayakta durdu. İki defa; "Mu''inüddin-i Çeşti''yi çağır" diye nida eden bir ses işitti. Türbedar bu emir üzerine cemaate karşı; "Mu''inüddin-i Çeşti''yi istiyorlar" diye bağırdı.
Mu''inüddin-i Çeşti hazretleri bu sözü işitince, bambaşka bir hale girdi. Ağlayıp, gözyaşları dökerek ve salevat okuyarak, sevgili Peygamberimizin türbesine yaklaştı ve edeble ayakta durdu. Bu sırada; "Ey Kutb-i meşayıh! İçeriye gel!" diye bir ses işitti.
Peygamberimiz buyurdular ki: "Sen benim dinime hizmet edicisin. Senin Hindistan''a gitmen gerekir. Hindistan''a git. Orada Ecmir denilen bir şehir vardır. Orada benim evladımdan (torunlarımdan) Seyyid Hüseyin adında biri var. Oraya cihad ve gaza niyetiyle gitmişti. O şu anda şehid oldu. Ecmir kâfir eline düşmek üzeredir. Senin oraya gitmen sebebi ve bereketiyle, İslamiyet yayılacak ve kafirler hakir olup, güçsüz ve te''sirsiz kalacaklar." Sonra ona bir nar verdi ve; "Bu nar''a dikkatle bak nereye gideceğini görüp, anla" buyurdu. Mu''inüddin-i Çeşti hazretleri, Peygamber efendimizin verdiği narı alıp, emredildiği gibi baktı, doğu ile batı arasını tamamen gördü.
Yarın: "Ver mübarek elini!.."

