Eshab-ı kiramdan bir zat şöyle anlatır: Fahr-i Âlem efendimizle Bayram namazında hazır bulundum. O Hazret, hutbeden önce ezansız ve kametsiz namaza başladı. Namazı bitirdiği zaman Bilâl''e dayanıp ayakta durarak cemaate Hak teâlâ hazretlerinin emirlerine uymak, takvâ sahibi olmak hususlarında va''z ve nasihat etti.
Ondan sonra perdenin arkasındaki kadınlara seslendi: - Sadaka verin! Zira sizin çoğunuz cehenneme gidecek, diye buyurdu. Bunun üzerine yaşlı bir kadın yerinden kalkıp üzüntülü bir şekilde: - Niçin, ya Resûlallah? dedi. Resûlullah efendimiz: Çünkü siz, şikâyeti çok edersiniz ve varınıza küfran-ı nimet üzre olursunuz. Eksiklerinizi şikâyetle büyütür, varlığınızı; sahip olduğunuz nimetleri, mal ve servetinizi görmez, inkâr edersiniz. Nimetin kıymetini bilmezsiniz. Nimetin şükrünü yapmazsınız. Ondan sonra kadınlar, başladı, küpelerinden ve yüzüklerinden ne varsa çıkarıp Hazret-i Bilâl''in kaftanına attılar. Pişman olup, küfran-ı nimette olmayacaklarına dair söz verdiler.
İmam-ı Müslim, İmam-ı Mâlik ve başkaları, Ebî Vâkid''den rivayet ederler ki: "Peygamber efendimiz hazretleri, Ramazan ve Kurban bayramlarının namazlarında Kaf ve Kamer sûrelerini okurdu". Yine Nu''man bin Beşîr''den rivayet etmişlerdir ki: "Peygamber efendimiz hazretleri, iki bayramda ve Cuma günlerinde A''lâ ve Gâşiye sûrelerini okurdu. Bazen bayramla Cuma aynı gün olur, yine bu sûreleri okurdu", demiştir İmam-ı Buhari hazretleri bayram ve bayram namazı ile ilgili bildirdikleri şöyle: "Resûlullah efendimiz hazretleri, Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer bayram namazlarını hutbeden önce kılarlardı", demiştir. Câbir''den de böyle rivayet edilmiştir. İfadesi şudur: "Gerçekten Resûlullah hazretleri Ramazan bayramı günü çıktı, hutbeden önce namaza başladı", demiştir. Yâni namazı hutbeden evvel kıldı demektir. İbn-i Ömer''in rivayetiyle farkı yoktur. Ama o rivayette bayramların ikisinde de böyle ederdi denilmiştir. Bunda ise yalnız Ramazan bayramı zikredilmiştir.

