Resulullah efendimizin sözlerinin vecizliği, kısa fakat çok şey ifade ettiği meşhurdur. Bu mübarek sözlerin bazıları ve kısa açıklamaları şöyle:
"Saadetli o kişidir ki, başkalarının halinden nasihat alır"
Kötülük edenlerin başlarına ne belalar geldiğini görür ve kötü işlerden çekinir. İyilik edenlerin ne yüceliklere eriştiğine bakar, iyi işlere ve doğruluğa meyleder.
"Hiç şüphesiz ki, ameller niyete göredir" "Niyeti olmayanın ameli yoktur." Bu iki şerefli sözün altında ilimden nice hazineler vardır. Onun için İmam-ı Şafii hazretleri, "El-a''malü bi''n-niyyat (Ameller niyet iledir)," hadisi ilmin yarısını teşkil eder, diye buyurmuştur.
İslam dininin bir zahiri bir de batını vardır. Niyet batına (kalbe) ve amel zahire, görünüşe
bağlıdır. Aynı zamanda niyet kalbin kulluk etmesi ve amel uzuvların ubudiyetidir. Bir hadis-i şerifte de: "Mü''minin niyeti amelinden hayırlıdır", diye buyurulmuştur. Niyet kalbin işidir. Amel ise uzuvların işidir. O halde kalbin işi, uzuvların işinden hayırlıdır. Çünkü uzuvlar kalbe bağlıdır. Uzuvların ameline sebep olan kalbdir.
Bir gün Peygamberimiz: "Çöplükte biten çimenden sakının" diye buyurmuştu. Sahabe-i kiram sual edip:" Ya Resulallah! Bundan, şerefli muradınız nedir? dediler. Fahr-i Kainat efendimiz:
"Aslı kötü kadındır" buyurdu.
Sözün özü, aslı kötü kadının güzelliğne meyledip onu nikah etmeyin demektir. Peygamber efendimiz onu çöplük üzerinde biten yeşil çimene benzetmiştir ki, görünüşü güzel ve hoştur, fakat aslı temiz değildir. Suyu pistir. Pis ve değersiz şeylerden meydana gelmiştir. Aslı bozuktur.
Yine Peygamber efendimiz: "Kişiye kendi elinden başkası cinayet işletmez" buyurmuştur.
Kişinin kendine ettiğini kimse kimseye etmez demek olur.
Kişinin kendi nefsine karşı işlediği cinayeti, ağır suç ve günahı hiç kimse bir başkasına karşı işleyemez demektir. Yine Peygamber efendimiz, "Kuvvetli olan, insanlara galip gelen kimse değildir. Esas kuvvetli olan, öfke zamanında nefsine sahip olandır", diye buyurmuştur.
Yine Peygamber efendimiz buyurmuştur ki: "Haber almak görerek gibi değildir." İşitmekle hasıl olan bilgi, müşahede ile elde edilen bilgi gibi değildir, demek olur. Yine Peygamber efendimiz, "Meclisler emanetlerle kaimdir", buyurmuştur. Güzel geçimi ve sohbet adabını öğretmektir. Mü''mine lazım olan, vâkıf olduğu sırrın emini olmak, emanete hıyanet etmemek, bir mecliste görüp işittiğini başka bir mecliste söylememek, mü''min kardeşlerine iyi davranmak, onlarla güzel geçinmek, kişilerin arasını bulucu olmak, ıslah etmeye çalışmak, halk arasına kin ve düşmanlık sokmaktan sakınmaktır.
Yarın: "Haya her şeyden hayırlıdır."

