Günümüzde bütün milletlerin üzerinde durduğu bir husus var o da; din ve vicdan hürriyeti. Bu iki şekilde olur. Birincisi, kişinin önce kendi inançlarına saygılı olması. İkincisi, başkalarının inançlarına saygılı olunması.
Bir Müslüman için, Ramazan ayına saygılı olmak, hürmet göstermek, şartlarına uygun olarak oruç tutmakla, namaz kılmakla ve dinin diğer emir ve yasaklarına uymakla olur. Herhangi bir özür ile oruç tutamayanların, bu aya hürmet için, oruç tutamadıkları günlerde, gizli yemeleri ile olur. Gereği gibi ibadet yapamayan da hiç olmazsa saygıda kusur etmemelidir. Çünkü, bu aya, oruç tutana hürmetsizlik imanı tehlikeye sokar.
Oruca hürmet çok önemlidir. Eskiden, bugünkü gibi değildi. Bırakın Müslümanları, gayrimüslimler bile Müslümanların orucuna hürmet ederler, açıktan yemezlerdi.
Yine böyle bir Ramazanda, gayrimüslim bir kimse, evine geldiğinde, çocuğunu, evin önünde açıktan yemek yerken görür. Hemen oğlunu azarlar:
- Evladım, bilmiyor musun, bugün müslümanların oruç tutma günü. Nasıl böyle onların gözü önünde karnını doyuruyorsun? Çabuk gir içeri! Bir daha böyle, açıktan yediğini görmeyeyim! Aradan bir zaman geçtikten sonra, bu kimse vefat eder. Bu kimseyi, Müslüman komşusu rüyada görür. Kendisini çok güzel yerlerde, rahat bir şekilde görünce, merak edip kendisine sorar:
- Senin bulunduğun bu yer neresidir? - Cennettir. - Peki dünyada iken, İslâm dinine sen inanmazdın. Nasıl oldu da cennete girdin? - Doğru, son zamanlarıma kadar Müslüman değildim. Fakat, vefatıma yakın, iman edip, müslüman oldum. - Bu nasıl oldu? - Bu büyük nimete kavuşmama sebep şu: Bir gün Ramazanda, çocuğumu açıktan yemek yediği için azarlayıp, ondan, oruca hürmet etmesini istemiştim. Cenab-ı Hak, beni bu hürmetim sebebiyle âhir ömrümde, iman ile şereflendirdi. Gördüğün gibi cennette rahat içindeyim... Her zaman bilhassa bu ayda, Allahü teâlânın gadabına sebep olabilecek bütün kötülüklerden, haramlardan sakınmak, iman, ibadet bilgilerini, haramları öğrenmek, kul haklarından sakınmak, varsa helalleşmek, günahlardan tövbe etmek lazımdır. Bu ay, eski günah yüklü defterleri kapatıp tertemiz yeni bir defter açma ayıdır. İnsanın bir yıllık yaptığı yanlışları, günahları hatırlayıp bunlardan uzaklaşma ve bir daha geri dönmemek için fırsat ayıdır.
Herşeyden önce, itikadı düzeltmelidir. İslâm büyüklerinin bildirdiği itikadı öğrenmek ve buna göre inanmak lazımdır. İtikad düzgün olmazsa, tutulan oruçların, yapılan diğer ibadetlerin, bir faydası olmaz. Çünkü, itikadı bozuk olanların, yani Peygamber efendimizin, Eshabının bildirdiği şekilde inanılacak şeylere inanmayanın muhakkak cehenneme gidecekleri hadis-i şerifte bildirilmiştir. Bunun için, ehl-i sünnet âlimlerinin yazdığı ilmihal kitaplarını alıp okumalı, doğru imanı öğrenmeli, ibadetleri yapmalı, haramlardan sakınmalıdır. Allahü teâlâ, şartlarına uygun yapılan tövbeleri kabul edeceğini vâdetmiştir. Böyle mübarek günleri, ayları fırsat bilip, çok çok tövbe-istigfar etmeli, affedilmek için, cenab-ı Hakka yalvarmalıdır. Sonra ibadetleri, haram ve helal olanları öğrenmeli ve bunlara göre ibadet yapmaya çalışmalıdır. Kıymetli zamanlarda, bu bilgileri okumak, öğrenmek, nafile namazdan ve diğer bütün nafile ibadetlerden çok kıymetlidir.
Ramazan orucu, İslâmın temel direklerinden biridir. Bu direği zedelemeyelim. Aksi halde, bina çöker... Hem dünyamız hem de ahıretimiz harap olur.

