Kaydet
a- | +A

Mahşerde, insanların halleri ziyadesiyle kötüleşir. Meşakkat ve zahmetleri artar. İnsanlardan her biri, dünyada sımsıkı sakladıkları malı boyunlarına geçirmişlerdir. Deve zekatını vermiyenlerin, boynuna deve yüklenir. Öyle bağırır ve ağırlaşır ki, büyük dağlar gibi olur. Sığır, koyun zekatı vermiyenler de, böyle olur. Bunların feryadları adeta gök gürlemesi gibidir. Ekin zekatını, yani uşrunu vermiyenlerin boynuna ekin denkleri yüklenir. Dünyada hangi cins ekinin zekatını vermemiş ise, o çeşitten, denkler vurulmuştur. Buğday ise, buğday, arpa ise arpa vurulmuştur. Ağırlığından altında vaveyla, va-sebura (Veyl, azab kelimesidir. İnsan azaba takat getiremediği vakit, böyle bağırır. Sebur da helak zamanında kullanılır) diye bağırır.

Altın, gümüş ve (kâğıt) para ve sair ticaret malı zekatından vermeyenler de, dehşetli bir yılan musallat edilir. Bağırıp; "Bu nedir?" dediklerinde, melekler; "Bunlar, dünyada zekatını vermediğiniz mallarınızdır" diye cevab verirler. İşte bu dehşetli hal, Al-i İmran suresinin yüz sekseninci ayet-i kerimesinde; "Dünyada esirgedikleri, kıyamet günü boyunlarına takılır" meal-i şerifi ile bildirilmiştir. Diğer bir fırkanın ise, avret yerlerinden cerahat ve irin akar. Onların fena kokusundan etrafta bulunanlar çok rahatsız olur. Bunlar, zina yapanlar ve haram işleyenlerdir. Diğer bir fırka da vardır ki, ağaç dallarına asılırlar. Bunlar dünyada livata yapanlardır. Diğer bir fırka da, dilleri ağızlarından çıkmış ve göğüslerine sarkmış, gayet çirkin bir haldedirler. İnsanlar bunları görmek istemez. Bunlar yalan ve iftira söyleyenlerdir. Bir fırka dahi, karınları yüksek dağlar kadar büyümüş olduğu halde bulunur. Bunlar, dünyada zaruret olmadan ve muamele yapmadan faizli mal ve para alıp verenlerdir. Bu gibi haram işleyenlerin günahları, fena halde açığa vurulur. Allahü teala mealen; "Ya Muhammed, başını secdeden kaldır! Söyle, dinlenir. Şefaat et, kabul olunur" buyurur. Bunun üzerine Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz; "Ya Rabbi! Kulların arasından iyileri ve kötüleri ayır ki, zamanları gayet uzadı. Her biri, günahlarıyla Arasat meydanında rezil ve rüsvay oldular" der. Bir nida gelir: "Evet ya Muhammed!" denilir. Cenab-ı Hak, Cennet''e emreder ki, her cins zineti ile zinetlenir. Arasat meydanına getirilir. O derece güzel kokusu vardır ki, beş yüz senelik yoldan duyulur.

Yarın: "Seni rahmet olarak gönderdik!"