Habeş hükümdarı Necaşi, daha önce Müslüman olmuştu. Mektuba çok hürmet edip, oradaki Müslümanları sarayına davet ederek, ziyafet verdi. Hicretin yedinci senesinde nikah yapılıp, hediye ve ihsanlarda bulundu. Bu suretle, Ümm-i Habibe; imanının, Resulullaha sadakatinin mükafatına kavuşarak, orada zengin ve rahat oldu. Orada iken, Resulullahın hanımı olduğu için Onun sayesinde, oradaki Müslümanlar da rahat etti.
Cennette, kadınlar kocalarının yanında bulunacakları için, Ümm-i Habibe validemiz, Cennetin en yüksek derecesi ile de müjdelenmiş oldu. Bu evliliğin, diğer önemli bir faydası da, Ebu Süfyan''ın ilerde Müslüman olmakla şereflenmesini hazırlayan sebeplerden biri olmasıdır. Kızının vasıtasıyla, Ebu Süfyan, İslamiyeti daha yakından tanıma, görme imkanına kavuştu.
Görülüyor ki bu nikah, din düşmanlarının iftiralarının ne kadar yanlış ve çürük olduğunu gösterdiği gibi, Resulullahın aklının, zekasının, dehasının, ihsanının ve merhametinin derecesini de göstermektedir. Hazret-i Ömer''in kızı Hafsa validemiz ile evlenmeleri şöyle olmuştu: Hafsa validemiz, dul kalmıştı. Hazret-i Ömer, hazret-i Ebu Bekir ve hazret-i Osman''a "Kızımı alır mısınız, kızımla evlenir misiniz?" dediğinde, bunlar "Düşüneyim" demişlerdi.
(Zamanımızda olsa, böyle bir teklif ayıplanır, yapılamaz. Maalesef zamanımızda bu yanlış anlaşılmaktadır. Halbuki bunda ayıplanacak bir durum yok. Kıza dünür gitmek nasıl normal ise, kız babasının da terbiyeli, temiz bir genç bulduğunda kızı ile evlenmesini teklif etmesi o derece normaldir.
Böyle edepli, dini yönden çok uygun bir genç düşünün. Bu genç fakirdir, evlenmek istese de kimseye böyle bir teklifte bulunma cesaretini gösteremez. Yani, belki çekindiği için maddi durumu müsait olmadığı için, evlenmeyi arzu ettiği halde istemeyebilir. İşte, yukarıda bahsettiğimiz gibi, davranılırsa, böyle olan gençlere fırsat verilmiş olur. Günümüz adetlerinden dolayı, direkt olarak bu şekilde yapılamazsa bile, dolaylı yoldan da olsa, böyle hayırlı evliliklere yardımcı olmak lazımdır.)
Bir gün, Resul aleyhisselam, her üçü; yani hazret-i Ebu Bekir, hazret-i Ömer ve hazret-i Osman ve başkaları yanında iken,
- Ya Ömer! Seni üzüntülü görüyorum, sebebi nedir? diye sordu.
Bir şişedeki mürekkebin rengi kolay görüldüğü gibi, Peygamber efendimiz de, herkesin düşüncesini, bir bakışta anlardı. Lüzum görürse sorardı. Ona, hatta herkese doğru söylememiz farz olduğundan, hazret-i Ömer de;
- Ya Resulallah! Kızımı Ebu Bekir''e ve Osman''a nikâhlamak istedim kabul etmediler, diye cevap verdi. Yarın: Esirleri serbest bıraktılar

