Kaydet
a- | +A

Mahşer sıkıntısından kurtulmak için, sonra İsa aleyhisselama gelirler. Derler ki: "Allahü teala senin için, Âl-i İmran suresinin kırk beşinci ayetinde mealen; "Dünyada ve ahırette Vecih, yani çok kıymetli" buyurdu. Bize Rabbinden şefaat eyle!"

İsa aleyhisselam buyurur ki: "Benim kavmim, beni ve annemi Allah''tan başka ilah ittihaz eylediler. Bu halde nasıl şefaat ederim. Bana da ibadet ettiler; bana oğul ve Allahü tealaya baba dediler. Fakat, siz birinizin kesesi olduğunu ve içinde nafakası bulunmadığını ve ağzının mühürlü olmadığını gördünüz mü? O mührü bozmadan o nafakaya ulaşılabilinir mi? Peygamberlerin en üstünü ve sonuncusu Muhammed''e -sallallahü aleyhi ve ellem- gidiniz. Zira O, davetini ve şefaatini ümmeti için hazırlardı. Çünkü kavmi ona çok kerre eza ettiler. Mübarek alnını yardılar. Mübarek dişini kırdılar. Kendisine delilik isnad ettiler. Halbuki, o yüce Peygamber, onların iftihar cihetinden en iyisi ve şeref cihetinden en yükseği idi. Onların tahammül olunmayacak eza ve cefalarına mukabil, Yusuf aleyhisselamın kardeşlerine söylediği; "Şimdi sizin, başınıza kakmak yoktur. Erhamürrahimin olan cenab-ı Allah, size magfiret eder" mealindeki ayet-i kerime ile cevab verirdi." İsa aleyhisselam, Peygamberimizin sallallahü aleyhi ve sellem faziletlerini anlatınca, hepsi bir an evvel O''na kavuşmak ister. Hemen Muhammed aleyhisselamın minberine gelirler. Derler ki: "Sen Habibullahsın! Habib ise, vasıtaların en faydalısıdır. Bize şefaat eyle! Zira, peygamberlerin birincisi olan Âdem aleyhisselama gittik. Bizi Nuh aleyhisselama gönderdi. Nuh aleyhisselama gittik. İbrahim aleyhisselama, İbrahim aleyhisselama gittik; Musa aleyhisselama gönderdi. Musa aleyhisselama gittik; İsa aleyhisselama; o da size gönderdi. Ya Resulallah sallallahü aleyhi ve sellem! Senden sonra gidecek bir yer yoktur." Resulullah efendimiz; "Allahü teala izin verir ve razı olursa, şefaat ederim" buyurur. Suradikat-i celal''e, yani celal perdesine varır. Allahü tealadan şefaat için izin ister. Kendisine izin verilir. Perdeler kalkar. Arş-ı a''laya girer. Secdeye kapanır. Bin sene secdede durur. Bundan sonra, cenab-ı Hakk''ı bir hamd ile hamd eder ki, âlem yaratıldığından beri, hiç kimse, Allahü tealayı böyle medh etmemiştir. Bazı ârifler; Allahü teala âlemleri yaratınca, kendisini, böyle hamdler ile medh ve sena buyurduğunu söylemişlerdir. Yarın: Şefaati kabul olundu