Kazakistan Cumhuriyeti, Türk devletleri arasında apayrı bir öneme sahiptir.
Bunun pek çok sebebi var. Ahmet Yesevi Ata’nın ak toprakları oluşu, Büyük Türk Kağanlığı’nın burada kurulmuş olması, Türk milletinin kadim tarihine ev sahipliği yapması gibi pek çok etken var.
Ancak bugün Kazakistan'ı öne çıkaran asıl parametre, ulu bozkırda petrol ve maden kaynaklarından elde edilen gelirleri doğru finansal kurumlarla yönetmesi, yabancı sermayeye güvenli bir liman sunması ve sanayide "montajdan tam üretime" geçecek beşerî sermayeyi vaktinde yetiştirmiş olmasıdır.
Kazakistan, Avrasya’nın kalbinde, jeopolitik fay hatlarının tam ortasında sessiz ama derinden bir ekonomik devrim gerçekleştiriyor. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in Akorda’da paylaştığı son verilerle gerçekten de iftihar ettik. Tokayev, ülkenin büyüme rakamlarıyla birlikte, ham madde bağımlılığının nasıl kırıldığını da ilan etti.
Öyle ki son verilere baktığımızda karşımızda sadece yer altı kaynaklarıyla anılan bir Kazakistan’dan ziyade, bugün topyekûn üreten, bölüşen, küresel etki gücünü tahkim eden ve insanına yatırım yapan bir "Yeni Kazakistan" görüyoruz.
2019 yılından bu yana gerçekleşen yüzde 30’luk ekonomik büyüme, yıllık ortalama yüzde 4,5 gibi muazzam bir performansa tekabül ediyor. Küresel salgının ve tedarik zinciri krizlerinin gölgesinde yakalanan bu istikrar, elbette tesadüfi bir başarı değil. Bu başarı, Tokayev liderliğinin uyguladığı rasyonel ve vizyoner ekonomi yönetiminin doğrudan bir sonucu olsa gerek. Cumhurbaşkanı Tokayev’in her fırsatta dile getirdiği “Adil Kazakistan" ideali, bugün soyut bir vaat olmaktan çıkıp somut bir ekonomik kalkınma modeline dönüştü.
Bu dönüşümün en somut göstergesi de kişi başına düşen nominal GSYH’nin tarihinde ilk kez 15 bin doları aşmış olması. Ancak bu madalyonun sadece bir yüzü. Vatandaşın mutfağındaki gerçek alım gücünü yansıtan ‘Satın Alma Gücü Paritesi’ne (SAGP) göre bakıldığında, Kazakistan’ın 35-40 bin dolar bandına ulaştığı görülüyor. Bu veri, Tokayev yönetiminin makroekonomik başarıları halkın refahına yansıtma konusundaki kararlılığının somut bir ispatıdır.
Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in ekonomi vizyonunun temeli "sadece doğal kaynak çıkarmak değil, bunları işlemek ve katma değer üretmek" ilkesine dayanıyor. Yıllarca petrol ve uranyum zenginliğiyle anılan ülke, bugün raylardan traverslere, vagonlardan elektrikli lokomotiflere kadar kendi ağır sanayisini inşa ediyor. Otomotiv fabrikalarında her yıl üretilen 150 binden fazla binek ve ticari araç, montaj sanayisinden tam üretim döngüsüne geçişin en net kanıtı.
Kazakistan, ham madde ihracatçısı kimliğinden sıyrılarak, ileri teknoloji ve imalat sanayi üssü olma yolunda tarihî bir eşiği daha geride bıraktı. Bir yılda inşa edilen 20 milyon metrekareden fazla konut rekoru da bu yerli üretim çarklarının ne denli dinamik çalıştığının bir göstergesi.
Ekonomideki bu yapısal şahlanış, Tokayev’in küresel arenada başarıyla yürüttüğü "çok vektörlü" ve dengeli dış politika vizyonuyla doğrudan ilintili. Kazakistan, Doğu ile Batı, Kuzey ile Güney arasında sadece coğrafi bir köprü değildir. Süreç içinde Kazakistan güvenilir bir diplomasi merkezi olmanın yanı sıra stratejik bir lojistik üs konumuna da yükseldi. Çin'in Kuşak ve Yol projesinden Orta Koridor'un canlandırılmasına kadar küresel ticaret yollarında kritik kararların merkezinde yer alan Astana, Tokayev’in bu çok yönlü diplomasi dehası sayesinde dış şokları absorbe etmekle kalmadı aynı zamanda ülkeye kesintisiz ve doğrudan yabancı yatırım akışı sağladı.
Binaenaleyh bir devletin büyüklüğü sadece fabrikalarıyla veya diplomatik başarılarıyla değil, çocuklarına ve geleceğine verdiği değerle ölçülür, ölçülmelidir. Bana göre Tokayev’in en vizyoner hamlelerinden biri olan “Çocuklara Ulusal Fon” programı, bu yönüyle bütün dünyaya örnek olacak nitelikte devasa bir atılım. Bu Fon’la ülkenin doğal zenginliklerinin geliri, geleceğin teminatı olan 7 milyon çocuğun hesabına doğrudan aktarıldı. Dağıtılan 2,5 milyar dolar, sadece bugünün bir sosyal yardımı değil, Kazakistan’ın gelecekteki entelektüel sermayesinin de güvencesi niteliğinde.
Eğitim ve sağlıkta atılan pek çok adım bizlere çok önemli bir şey söylüyor. Açılan 1.483 anaokulu, 1.342 modern okul ve tahsis edilen 1,5 trilyon tenge tutarındaki 655 binden fazla eğitim bursu, Cumhurbaşkanı Tokayev’in insani gelişmişliğe verdiği önceliğin açık bir tezahürü ve Kazakistan bu anlamda açık ara önde. Nitekim Dünya Bankası verilerine göre de ortalama hayat süresinin Kazakistan’da 76 yıla yaklaşması ve bu anlamda Asya coğrafyasında ilk sıraya yerleşmesi, ülkedeki refahın ve sağlık altyapısının doğrudan bir göstergesi olarak kabul ediliyor.
Kazakistan, küresel etki gücü bakımından dünyada 34. sırada yer alıyor. Bu, henüz 33 yaşındaki bir ülke için çok önemli bir parametre. Kazakistan hem masada yürütülen dengeli diplomasi hem de sahada elde edilen bu güçlü ekonomik altyapı sayesinde ve Cumhurbaşkanı Tokayev’in öncü vizyonuyla sadece bölgesel bir aktör değil, küresel sistemin vazgeçilmez bir paydaşı konumuna da yükseldi.
Atılan her adım, üretilen her yerli parça ve geleceğe yapılan her yatırım, bağımsız ve müreffeh Kazakistan’ın Türk mavisi, kartal kanatlı bayrağını daha güçlü dalgalandırıyor. Selam olsun 'Ulu Bozkır’a...

