Fon vurgununda tüm dikkatimizi yurt içinde yaşanan milyar dolarlık hesaplara çevirdik. Ama işin asıl boyutunu yurt dışındaki prestijli dev yatırım şirketlerinden yapılan alımlar oluşturuyor. ‘Borsada yabancılar büyük yatırımlar yapıyor’ söylentilerinin arkasında aslında kirli sermaye sahibi Türkler olduğu ve ülkenin kasasını yurt dışındaki hesaplarını kullanarak boşalttıkları ileri sürülüyor. Fon vurgununun bilinmeyenlerini ve Türk savcıların verdiği uluslararası mücadelenin içyüzünü anlatmaya çalışacağım sizlere.
Oyun içinde oyun!..
Türk borsasında yüklü miktarda hisse senedi satın alan ve fon vurgununun açığa çıkmasından kısa süre önce kâğıtları devrederek yaklaşık 14 milyar dolar haksız kazanç sağlayan dev bütçeli şirketlerin arkasında aslında yerli fon dolandırıcılarının oldukları biliniyor. "Bıyıklı yabancılar" olarak adlandırılan bu kişilerin yurt dışında paravan şirketler kuran 6 yerli finans kuruluşu tarafından organize edildiği belirtiliyor. Size vereceğim en güzel örneklerden birisi ise Ünsal Ban gerçeği olacak. Türk Hava Kurumu Üniversitesi’nin rektörlüğünü yapan Ban, Zehra Taşkesenlioğlu ile yaşadığı olaylı evliliği ve rüşvet çarkıyla gündeme gelmişti. Aslında Ünsal Ban’ı yakan da eski eşi Taşkesenlioğlu oldu. Ünsal Ban’ın Tera Yatırımın offshore hesapları aracılığıyla yurt dışına 100 milyon liralık kirli para çıkarttığı ve İsviçre merkezli Century City Securities finans şirketinde bu parayı akladığı iddiasında bulunulmuştu. İşin aslı neydi biliyor musunuz? Evet, Ünsal Ban bu parayı yurt dışına çıkarmıştı çıkarmasına ama aynı şirket aracılığıyla bu parayı yeniden Türk borsasında bire 9 bin veren hileli hisse senetleri alarak yeniden sisteme sokmuştu. Bu trafiği de Emre Tezmen organize etmişti...
Şimdi olayın içyüzüne baktığınızda Türkiye’de borsaya yapılan yatırımın karşılığı olarak yabancı bir kuruluş gözüküyor ve aynı zamanda SPK ve MKK yani Merkezî Kayıt Kuruluşu bu yatırımı Ünsal Ban’ın yaptığını göremiyordu! Hileli kâğıtlar değer kazandığı sırada ise satış tavsiyesi ile birlikte borsadan çıkılıyor cebe giren haksız kazanç milyon dolarlar olarak kaydediliyordu. Böyle zamanlarda ise yabancılar borsadan çekiliyor algısı oluşturuluyordu. Bu işi ilk uygulayan ise Emre Tezmen’den başkası değildi. Aslında kısa adı SA olan İsviçre merkezli finans kuruluşunun arkasındaki isim olarak da o gösteriliyordu. İkinci bir şirket ise Dubai merkezli Me Performaa Menagement... Bu tabela şirketinin İstanbul borsasından yüklü miktarda alımlar yaptığı Ünsal Ban’ın da bu şirkette hesabı olduğu belirtiliyor.
Bank of Amerika bu işin neresinde
Size bu anlattığım yöntemler tabela şirketleri veya orta ölçekli yurt dışı şirketlerinin kullanıldığı fon dolandırıcılığına dair örnekler. Bir de milyar dolarlık yatırımlarıyla dünya piyasalarına hükmeden dev bankaların finans kurumlarına gelince durum farklı işliyor. Ama her iki yöntemde de kirli sermaye sahibi Türkler, kirli bürokratlar ve bazı çıkar guruplarının olduğu belirtiliyor. Bank Of Amerika’nın sahibi olduğu MLI yani İngiltere merkezli Merill Lynch İnternational şirketi ise iki ayrı yolla kasa boşaltma işine ortak oluyor. Öncelikle Sub Accounts saklama hesapları ile Omnibus Account toplu havuz hesapları. Şimdi işin püf noktasına gelince; yani aslında ülkeyi soyan ve adı sözde yatırımcı olan kirli para sahipleri yurt dışına çeşitli yollardan çıkardıkları milyon dolarları ile Merrill Lynch’te yatırım hesabı açar ve bu hesapla Türkiye’de borsada yatırım yapacağını belirtir. Böylelikle kirli servet yurt dışına çıkartılmış ve dünyanın en saygın kuruluşunda yatırım hesabı açılmıştır. SPK ve MKK (Merkezî Kayıt Kuruluşu) bu hesabın arkasındaki gerçek kişiyi göremez ve yabancı yatırımcı hesabı olarak kabul eder. Dünyanın birçok yerinde bulunan yatırımcılar Türkiye’de bir fon havuzunda toplanır. Yurt dışındaki "bıyıklı yabancı" olan fon soyguncusu organize suç şebekesinden aldığı talimatlar doğrultusunda yatırımını yapar ve kağıtlardan çıkacağı günün talimatını beklemeye başlar. Bire 9 bin veya 20 bin kat kazandıran hileli operasyonlar sonucu talimatlar verilir toplu hâlde tüm hisselerden bir anda çıkılır. İşte fon operasyonunun başlamasından günler önce İstanbul Borsası’ndan bu şekilde çıkışlar yaşandı. Türkiye’nin kaybının ise yaklaşık 14 milyar dolar olduğu düşünülüyor.
'Bıyıklı yabancılar'ın paralarına abluka
Şimdi olayı soruşturan savcılar ile MASAK uzmanlarının tek bir amacı var bıyıklı yabancıları tek tek tespit ederek çalınan parayı Türkiye’ye geri getirmek. Bu işte MASAK’ın kullandığı zincir halkası sistemi devreye sokuldu. Savcılarla çok gizli toplantılar yapan MASAK uzmanlarının yurt dışına çıkarılan paraların izini bulmak için çalıştıkları belirtiliyor. Uzman savcılar ise ticari sır olarak saklanan bu isimlere ulaşabilmek için uluslararası hukuk çerçevesinde bir dizi uygulamayı devreye sokuyor.
Yurt dışı hesaplarından gizli servis çıkar mı?
Evet, yukarıdaki başlığı özellikle seçtim. Çünkü Türkiye üzerinde oynanan büyük oyun ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Muhtarlar Toplatısı’nda sarf ettiği sözler önemliydi. Erdoğan çevremizde oynanan oyunları kastederek “Karanlık odaklar ve ateş çemberinin içerisindeyiz ve bu oyunları bozmak için çalışıyoruz” sözleriyle Türkiye’yi bekleyen tehlikelere dikkat çekmişti. Karanlık güçlerin oyunlarından sonuncusu mali vurgunlarla ekonomiyi zora sokmaya çalışma faaliyetleri… İşte tam da burada yurt dışından yönlendirilen ve milyar dolarlık soygunu gerçekleştiren karanlık odakların arasında yabancı gizli servislerin payı da araştırılan konuların başında geliyor.

