Geçenlerde Türkiye''ye Bangladeş Cumhurbaşkanı Ahmed Sıha Habuddîn Ahmed geldi. Çelebi bir adam olmasına rağmen Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel''e korkulu anlar yaşattı. Bangladeş Cumhurbaşkanı düştü, düşecek... Demirel, kolundan tuttu da tehlike önlendi. ABD Başkanı Clinton da ülkemizde ve sportmen davranışlarıyla rüzgar estiriyor. Türk yetkilileri paltolu, Clinton ceketli. Kışın soğuğunu görmemesi mümkün değil ama Clinton güç ve büyüklük gösterisi yapıyor. Etkili de oluyor. Başkan spor yapıyor, koşuyor, golf oynuyor; formunu koruyor. Bununla kalsa iyi. Clinton, "ABD Eximbank''ından 1 milyar dolar kredi sağlamaya çalışacağım" dedi. Ertesi gün, ''pat'' kredi onaylandı. Güç gösterisine ciddiyet de eklendi. Büyüklük işte bu. Sindire sindire büyüklüklerini kabûl ettiriyorlar. Ertesi gün İzmit''deki çadırkentte yaşayan vatandaşlarımızı ziyaret eden Clinton, küçük Erkan''ı kucağına alıp, etrafına sempati saçtı... Bangladeş Cumhurbaşkanı ile arasındaki fark böyle ortaya çıkıyor. ABD Başkanı''nın Bangladeş Cumhurbaşkanı görüntüsü vermesine asla izin vermezler. Bangladeş Cumhurbaşkanı gelir, yer içer gider. Clinton ise kafasında 20 sene sonrasının stratejisi ile saniye saniye ilerler. Bizim böyle liderlerimiz yok ama ülkemiz yabana atılacak bir ülke değil. Biz düşünemesek bile elin oğlu düşündürttürüyor. Dolgu malzemesi olarak bile olsa bir köşeye bizi oturtuyorlar. ABD ile AB''nin çizdiği ekonomik dengelerin iki tarafında da Türkiye var. Abdülhamit Han politikaları üretip, iki tarafı birbirine kırdırtmayı beceremesek bile hangi tarafa dursak, dengeleri bozacak ağırlıktayız.
KORKUYA GEREK YOK Rusya başta olmak üzere Orta Asya''nın tabii kaynakları, sanayi yatırımı ve pazarı yeniden gözden geçiriliyor ve kim kiminle ne yapacaksa şimdilerde şekillendiriliyor. Türkiye, Asya yolunun köprüsü, ilk giriş kapısı. Toprak bastı parası alsak, köşe oluruz. Biz beceremesek bile köprünün başında olma hakkımızı bize ödemeyi düşünüyorlar. ABD, Türkiye''nin AB''ye girmesini istiyor. Böylece batıda İngiltere, doğuda Türkiye ile AB''yi kontrol altında tutmayı düşünüyor. Rusya ile bizim proplemimiz fazla değil. Bakü-Ceyhan ve Mavi Akım gibi iki büyük proje ile ilgiliyiz. Mavi Akım''a Türkmen Doğalgazı alternatif. Türkiye, bugün Mavi Akım''a sıcak bakıyor ve karşılığında Bakü-Ceyhan''ı istiyor. Doğru bir politika. Dünya''da işler ''ver gülüm, al gülüm''le yürüyor. Bavul ticareti krizden etkilenmeseydi Rusya, Türkiye''nin en büyük pazarı idi. Yine olabilir. Mavi Akım''ı reddedersek, Rusya da ihracatımızı keser. Onun için önce Mavi Akım, sonra Türkmen Doğalgazı en doğru olanı. İkisine de ihtiyacımız var. Sadece sıralamaya dikkat etmeliyiz. Gerisi kendiliğinden geliyor.
STAND-BY KAPIDA IMF ve Türk bürokratları işi sıkı tutuyor. Niyet mektubu hazır. 17. stand-by anlaşması yapılıyor. Para muslukları açıldı, açılıyor. Dünya Bankası da kredi veriyor. Yabancı yatırımcı geliyor. Enerji ihaleleri kıpırdıyor. Özelleştirme hızlanıyor. Reel faizler düşüyor. Enflasyon aşağı çekiliyor... Hepsi hoş, hepsi güzel. Yeter ki iktidar 3-5 ay sonra çalıyı tersine sürümeye başlamasın. Kayış atmasın... Gözümüz siyasette olacak.

