Ekonomi ilk çeyrekte yüzde 4.2 büyüdü. TL, 5 ayda yüzde 6.4 değerlendi. TL''ye yatırım yapanlar yüzde 19 kazandı. Borsa ile faiz arasında çok yakın bir ilişki var. Faizler artarsa borsa düşer. Şayet tersi olur ve faizler düşerse, borsa yükselir. Türkiye 6 aydır IMF ile imzalanan ''İstikrar Programı''nı uyguluyor. İpin ucunu elinde tutanlar faizle oynuyor. Dövizde ise 31 Haziran 2001''e kadar ne olacağı tesbit edildi ve Merkez Bankası tarafından açıklandı. Yani dövizde sürpriz oynama olmayacak!.. Faizler önce hızla düştü. Faiz düşünce vatandaşın bugüne kadar gemlenen tüketim iştahı kabardı ve otomobil, beyaz eşya, mobilya gibi tüketim mallarına saldırdı. Hazine faizlerinde kâr kalmayınca, bankalar da vatandaşın talebine doğru cevap verdi ve tüketici kredileri birden bire bollaştı. Bu işte banka, sanayici ve tüketici üçlüsü kazançlı çıktı. Üretim arttı. Böyle bir durumda borsada kote olmuş şirket hisselerinin artması kaçınılmazdı ve öyle de oldu. Ancak, programı uygulayanlar ekonominin ısındığını görünce faizleri tekrar arttırmaya karar verdi. Şayet bu böyle giderse borsada düşüş devâm eder. Yok bir müddet düşürüp, bir müddet yükseltirlerse; bu eğime göre borsa da tavır alır.
Yatırımcı ne yapacak Bu durumda borsa yatırımcısı ne yapsın? İşte can alıcı soru bu!.. Ping pong topu gibi gidip, gelecek mi, yoksa belli bir çizgide mi devâm edecek?.. Bana göre biraz oynaklık olacak. Ekonomiyi yönetenler faiz, döviz ve borsa üçlüsü arasındaki dengeye, daha doğru paraya önem veriyor. Parayı pek serbest bırakmak istemiyorlar. İthalat patlamasından, aşırı tüketimden korkuyorlar. Sebep belli: Enflasyon tekrar hortlamasın!.. Yatırımcının günlük, haftalık değil, en az 3 aylık düşünmesi daha doğru olur. Kamu harcamalarının disiplin altına alınması için hükümet çabalıyor. Bütçe yatırıma izin vermiyor. Anadolu''da devlet yatırım yapmazsa işsizlik çığ gibi büyür, sıkıntılar ayyuka çıkar. Devlet Anadolu''da yol, bina, kanal, sanayi sitesi yapmıyor, yapamıyor. Vatandaş da bundan dolayı hükümete bozuluyor. Bütün bu işleri yapacak olan bakanlıklar MHP''de. MHP''nin eli-kolu bağlı. ANAP ve DSP; Hazine''yi, bankaları ve Maliye''yi elinde tutuyor. MHP ise yatırımcı bakanlıklarla elini taşın altına soktu. MHP Hükümetin veren eli, diğerleri alan. Bu şartlar altında vatandaşın muhatabı kim? MHP... MHP ne yapıyor? Hiç bir şey yapamıyor. Yatırım olmayınca öfkeli vatandaş MHP''ye bozuk atıyor. MHP''li belediyelerin hepsi SSK, elektrik ve telefon borçlarından dolayı icrada. Ankara''ya gidip, geliyorlar ama sonuç yok. Belediye başkanlarının canı burnunda. Merkez''in ilgisizliğinden şikayetçiler. MHP Merkezi''nin fazla yapacağı bir şey yok. Taban yavaş yavaş oraya buraya kaymaya başladı. "Para veremiyorsak, moral verelim" deyip, ortaklarına çatıyorlar. Tabana,"Bakın biz yolsuzluklarla, talanla mücadele ediyoruz. Sıkın dişinizi" demeye getiriyorlar.
Hükümet bozulur mu? Hükümetin bozulacağını ve gündeme siyasi istikrarsızlığın geleceğini sanmıyorum. MHP böyle bir şeye sebep olursa kendini savunmakta zorlanır. Yatırım yapamadığı müddetçe tabana, "Biz dürüstüz. Öbürleri kötü" mesajı göndermeye devâm eder. Onun da uzun vadede faydalı olmayacağını biliyorlar. Onun için biran önce yap-işlet-devret modeli gibi projelerle yatırımları büyütmek mecburiyetindeler. MHP''li bakanların işi zor, popülist politikalara itibar etmemeleri ve proje üretmeleri gerekiyor.

