Kaydet
a- | +A

Başbakan Ecevit, tantanayla başlayan ABD gezini tamamladı. Çok şey beklediğimiz gezinin ardından yine el ele baş başa kaldık. Ecevit yola çıkarken, koltuğunun altında iki dosya vardı. Birisi ABD Hazinesi garantili tahvil, diğeri Kıbrıs meselesi idi. İşin mantıksızlığı ve imkânsızlığı görüldüğü için garantili tahvilden daha yola çıkılmadan önce vazgeçildi. Kıbrıs meselesi de, "Clinton, baskıcı bir tutum içinde olmadı" beyanatıyla geçiştirildi. IMF ile stand-by, Dünya Bankası kredileri ve kota konusu ile ABD sermayesinin Türkiye''ye gelmesi zaten teknisyenler seviyesinde görüşülüyordu. AB''ye üyelik konusunda ise ABD''nin hep Türkiye''nin yanında olduğu biliniyor. Şimdi herkes geriye dönüp, "Yahu o kadar gürültüyü biz neye çıkardık" diye soruyor. ABD dönüşü Ecevit''in cebinden 3-5 milyar dolar çıkacağı gibi bir hava estirenler şimdi kuyruğunu kıstırmış dolaşıyor. Ne oldu o rüzgara?.. Bizce elde edilen sonuç başarılıdır. İşin böyle olması da en normalidir. Ancak, 150 işadamıyla yapılan ABD çıkarmasından hemen sıcak para beklemek çok anormal olduğu gibi komiktir de!.. Yunanlı armatörler her gün Beyaz Saray''a girip, çıkıyor. Her vesile ile ABD Başkanı''nı etkiliyor. Yahudi lobisi bırakın Beyaz Sarayı, ABD politikalarının temelini meydana getiriyor. Hal böyle iken siz kalkıyorsunuz, "ABD''ye çıkarma yapacağız ve dolarları kapacağız" diye hava atıyorsunuz. Güldürmeyin beni!.. Hele hele, "Kıbrıs konusunda baskı yok" diye kasılmak kadar anlamsız bir davranış düşünemiyorum. Sen bir defa ABD''nin bu konudaki gücünü kabûl ediyorsun ki, baskı yapıp, yapmadığından dem vuruyorsun. Demek ki, bugün baskı yoksa, yarın gelebilir. Hangi politikaları ürettin, ben ona bakarım. Senin politikan yoksa ABD''nin dediği olacaktır. Senin kanunun yoksa benimki geçerlidir. Benim yoksa seninki. Bu seyahat 1) Lobiciliğimizin güçsüz olduğunu ve bu konudaki kabiliyetsizliğimizi, 2) Mangalda kül bırakmamak gibi çok kötü politikalardan bir türlü vazgeçemediğimizi bir kere daha gösterdi.

AKUT''a kıymayın Bir AKUT''umuz oldu diye ne kadar sevinmiştik, değil mi?.. Şimdi onu da elimizden almaya çalışıyorlar!.. Başarılı doktoru başhekim, araştırmacı profesörü dekan, iyi gazeteciyi müdür yapmaya bayılıyoruz. Adam maaşını saymaktan aciz ama laboratuvara girdi mi, süper buluşlar yapıyor. Çok iyi cerrah ama iki kere iki kaç eder desen bilmez. Yahu bırakın adam araştırmacı kalsın, cerrahlık yapsın. Olmaz!.. İlla onları yönetici yapacağız. Böyle aptallıklar bize mahsus... Çeşitli meslekteki geçler hobi olarak dağcılık yapıyor... "Dağda, taşta başımıza bir şey gelirse kendimizi koruyalım" diye AKUT''u kurmuşlar. İyi de yapmışlar. Başarıları hepimizin göğsünü kabarttı. AKUT, Yunanistan ile aramızdaki buzları eritti, dünyaya sesimizi duyurdu. Başarılarını gördük ya, hemen kulis başladı: "Kızılay''ı AKUT''a verelim." Beyler, paşalar... AKUT dediğiniz gönüllü kuruluş. Kızılay ise gönülsüz. Biri bağımsız, diğeri bağımlı. Şimdi siz kalkmış, gönüllü bir kuruluşu gönülsüz yapmak istiyorsunuz. Sonunda AKUT''u da bitireceksiniz. Bırakın AKUT''lar çoğalsın. Gönüllü kuruluşların sayısı artsın. Çevreyle ilgilenen, sokak çocuklarına sahip çıkan, hayvanları koruyan, yetim ve dulların gönlünü alan AKUT''larımız olsun. Hepimiz birine üye olalım. Hafta da bir gün gönüllü olarak gidip, Darülaceze''de gönüllü görev alalım, hastanelerde hemşirelik, hastabakıcılık yapalım. Kızılay''ın yanlışları böyle böyle düzelir. Yoksa, onu ona peşkeş çekmeye kalkışmakla doğruyu da yozlaştırırız.

TEŞEKKÜR BORCU Depremden bu yana AKUT''a gönülden destek verdim. Bu işten büyük keyif aldım. Ancak, bu arada amatör telsizcileri herkes gibi ben de unuttum. Halbuki daha hükümetin deprem bölgesine gelmediği, telefonların çalışmadığı dönemlerde amatör telsizciler Adapazarı, Gölcük, İzmit, Yalova arasında diyalog sağladı. Kurtarma ekiplerini yönlendirdi. Aileleri görüştürdü. Çadırlarda kurulan telsiz cihazlarının başında ter döken o orta yaşlı cefakâr telsizcilerin görüntüsü gözümün önünden gitmiyor. Geç olsa da hepsine teşekkür ediyorum. Telefon numaralarını bilsem, belki siz de teşekkür edersiniz diye yazacaktım ama bulamadım. Gönüllü kuruluşlarımızın başında gelen amatör telsizcilere şükranlarımı sunuyorum.