Türkiye ekonomisi bürokratlara teslim edildi. İyi de oldu. İktidarın belki de en büyük katkısı, Gazi Erçel ve Selçuk Demiralp''e; "Alın bu işi götürün" demesinde yatıyor. Şimdi Cumhurbaşkanlığı''nı da değerli bir bürokrat olan Ahmet Necdet Sezer''e devretmeye hazırlanıyor. Senelerdir ekonomiyi ve istikrarı bozan siyasetçilerin bu teslimiyeti siyasi yönden acziyet gibi görünse de, ülke menfaati bakımından çok olumlu bir gelişme. 2000 yılı siyasette önemli bir milat olacaktır. Bürokratların istikrarı sağlamasından sonra herhalde siyaset de kendine çeki-düzen verecektir. Bunlar uzun vadeli olaylar.
Kazanma zamanı Hükümetin özelleştirmede 7.6 milyar dolarlık bir hedefi vardı. Bugünlerde GSM-1800 İhalesi ile Petkim ve Telekom''un özelleştirilmesiyle ilk dört ayda hedefler aşılmış olacak. Mesele, özelleştirme hedeflerinin tutturulmasıyla sınırlı değil. Hazine''nin kasasına para girince kamu borçlanması azalacak, faizler düşecek ve piyasada para bollaşacak. Sanayici ve işletme sahipleri daha ucuz kredi bulma imkânına kavuşacak. Yatırımlar aratacak, tüketim hızlanacak. Hele hele tüketici kredileriyle iştahı kabartılan vatandaşlar konut, otomobil, beyaz eşya, mobilya gibi tüketim mallarına saldıracak. Kapasitelerinin yarısını kullanamayan fabrikalarda da bantlar dönmeye başlayacak, vardiya sayısı ve istihdam artacak.
Borsa coştu Okuyucularımız bize hep, "Borsa ne olacak" sorusunu sordu; biz de, ''Borsa iyi bir trend yakaladı. Kazanmaya bakın'' dedik. Akşamdan sabaha zengin olmak isteyenler belki hüsrana uğradı ama 3-5 aylık yatırımcılar kazandı. Şimdi yine kazanma dönemi. Cumhurbaşkanlığı seçimi günlük endeksi etkiliyor fakat uzun vadede problem yok. Şu günler hisse senedi almak için çok uygun dönem. Halka arz için kapıda bekleyen şirket sayısı da küçümsenmeyecek kadar çok. 2000 başında talep çoktu, arz düşüktü. Yatırımcı kağıt bulamadı. Şayet, arz fazla olursa fiyatlar düşer. Yatırımcıların arz-talep dengesine dikkat etmesi gerekiyor.
Sıfırlar gidiyor Piyasanın da psikolojisini iyi okumak lâzım. Moral değerler önemli. Merkez Bankası Başkanı kalktı, 3 senelik kur politikalarını açıkladı ve "Bu programın arkasındayız" dedi. Faizler birden bire 50 puan aşağı indi. Gazi Erçel, hafta içinde, "TL''den 6 sıfır atacağız" deyince, piyasada yeni bir rüzgar esti. 600 bin lira verip, bir dolar alırken; 60 kuruşa bir dolar almanın getirdiği morali düşünebiliyor musunuz?.. O da olacak. Sadece ben değil, IMF, Dünya Bankası ve reyting şirketleri de öyle söylüyor. Moralinizin yükselmesini istiyorsanız; siyaseti unutun, ekonomiye bakın. Siyaset nasıl olsa rayına oturacak.

