Uzmanları hiç bir zaman inkâr etmedim, etmem de... Uzman lâzım. Onların raporlarına ihtiyaç da var. Kesinlikle inkâr etmem... Fakat gazete, dergi, mecmua, kitap gibi eserlerde uzmanları asla okumam, sıkılırım... Bu yazımda iki kitaptan bahsedeceğim: Birisi hukuk profesörü ve aynı zamanda futbol merâklısı. Diğeri gazeteci ve aynı zamanda araştırmacı. Prof. Dr. Fehim Üçışık, hukukçu. Osman Ulagay ise gazeteci. Birisi spor üzerine kitap yazdı, diğeri ekonomi... Her iki kitabı da keyfle okudum. Çok şey de öğrendim. Spordan pek anlamam ama Fehim Üçışık''ın ''Sporda Sorunlar ve Çözüm Önerileri'' kitabını zevkle okudum. Spor konusunda böyle ciddi bir yazının şimdiye kadar yazıldığını zannetmiyorum. Futbolla hukukun o kadar iç içe olduğunu bu kitabı okuyuncaya kadar asla bilmiyordum ve düşünmüyordum. Ligdeki hukuksuzluktan, Futbol Federasyonu''na kadar çok şeyin futbolu öldürdüğünü gördüm, üzüldüm. İnşaallah yetkililer de okur da yanlışlıkların düzeltilmesi için bir adım atılır. Osman Ulagay da ekonomi gazeteciliğiyle kamuoyunun tanıdığı bir sima. ''Quo Vadis-Küreselleşmenin İki Yüzü'' kitabında Osman Ulagay, global ekonomiyle ilgili kafalardaki bütün istifhamlara cevap aramış ve her birisini yerli yerine ustaca oturtmuş. Kitabın ön sözünde Ulagay, "Bu kitabın bütününü okumaya sabrı yetmeyenlerin neler kaçıracağını söylemek bana düşmez" diyor. Ben söyleyeyim: Okumayan çok şey kaybeder. İşte böyle. Keyifle okunan dolu dolu iki kitap...
İKİ BÜROKRAT Birisi Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel, diğeri Hazine Müsteşarı Selçuk Demiralp.... Siyasiler, ortamı bu iki bürokrata bıraktı. İşler yolunda gitmezse, zeytinyağı gibi suyun üstüne çıkıp, "Bürokratlar beceremedi" deyip, işi pişkinliğe vuracaklar. Sonuç başarılı olursa, ''Biz yaptık da oldu'' diyecekler. Bu iki bürokrat, ne için aslanın ağzına atıldıklarını belki biliyorlar, belki de bilmiyorlar. Ancak, her ikisinin de iyi niyetli olduğunu biz biliyoruz. Kamuoyu bu iki bürokrata destek vermeye devâm ederse, bu iş tutar. Reformlar başarıyla uygulanır. Bu arada SPK ve İMKB''yi de unutmamak lâzım. Ha, ekonominin sadece para yönü bu dörtlü arasında kontrol altında. Reel ekonomi için siyasilerin de bürokratların da sesi zaten hiç çıkmıyor. Onlar şimdilik susuyor. Söyleyecek bir şeyleri yok da mı susuyorlar, yoksa gününü mü bekliyorlar bilmiyoruz. Halbûki, onların zamanı geldi. Meydan onları bekliyor.
İKİ ESKİ BÜROKRAT Yener Dinçmen ve Mahfi Eğilmez. Her ikisi de Hazine Müşteşarı görevi yaptı. İkisi de pırıl pırıl. Şimdi özel sektörde görev yapıyorlar. Doğrusu da o. Yetişmiş insanları sistemin dışına atmanın ekonomiye hiç bir kazancı olmaz. Eski görevlerinden dolayı, benzer işi yapmamaları söyleniyor. Ne yapacak bu adamlar. Evde oturup, örgü mü örecekler?!.. Bildikleri işi yapmaları, yanlış olursa devlete danışmanlık hizmeti vermeleri en doğrusu.

