Devlet krizi. En ağır kriz. İpler koptu... Bir bardak suda fırtına koparılıyor. Fırtınayı koparan olaya bakın: KHK. Kararnamenin içeriğini tartışmayacağım. Benim işim değil. Hükümetin kanun çıkarmaya zamanı olmadığı durumlarda, vakit kaybetmeden olaya müdahale edebileceği acil konularda başvuracağı bir çıkış yoludur Kanun Hükmünde Kararname. Hükümet, Türkiye''nin senelerden beri tartıştığı bir konuda tedbir almak istiyor. Kanun çıkarmaya vakti ve gücü de var. Yangından mal kaçırır gibi davranmayı anlamak mümkün değil. Cumhurbaşkanı Sezer''i karşısına almaya hiç gerek yok. Meclis kanunu görüşür. Sezer isterse onaylar, isterse geri çevirir, isterse Anayasa Mahkemesi''ne müracaat eder. Olayı kriz haline dönüştürmeye ne gerek var? Ben, sen, o... Hepimiz... Krizi seviyoruz. Senelerdir biz böyle yetiştik. Kriz olmazsa hayatımızda bir eksiklik hissediyoruz. Bağımlılığımız var. Damarlarımızda kriz dolaşmadı mı, krize giriyoruz. Krize girmemek için krize ihtiyacımız var.
Yabancı ne diyor? Biz bize olsak bu durumu anlayışla karşılayacağız. Dedik ya, bizde kriz bağımlılığı var. İyi de, biz kalktık bu kriz bağımlılığından kurtulmak için dünyaya taahhütde bulunduk, kararlılığımızı ilân ettik. Hükümetin zirvesindeki beyefendiler hiç kafalarını kaldırıp, dışarıya bakmıyor mu? Amerikalı, Avrupalı, Asyalı bu olaya ne diyor, diye düşünmüyor mu?.. Dışarıdaki bu kadar diplomatımız efendileri ikaz etmiyor mu?.. Bilmiyorum, bilemiyorum!..
İtibar kaybediyoruz Bugün bir bardak suda kriz koparanlar, sanki 8 ay önce taahhütde bulunan efendiler değil!.. Pişkinliğe bakın. Hükümetin zirvesindeki herkes efeleniyor. Seçmene mesaj veriyor. Yahu, dün ''Nihayet bir hukuk adamı bulduk'' diye oynayan siz değil miydiniz?.. Dün alkışlarla koltuğa oturttuğunuz Sezer, bugün neden hedef yapılıyor. Seçmeni unutup, bir de dışarıya bakın. Stand-by anlaşmasını neden imzaladığınızı bir düşünün. ''Uyum içinde çalışıp, istikrarsızlığı sona erdireceğiz'' sözünüzü bir hatırlayın. Neden fırıldaklık yapıyorsunuz?!. Yabancı sermaye ve yatırımcıya bu ülkenin ihtiyacı var. Adamlar, bize; "İstikrarı sağlayın gelelim" demedi mi?.. Bile bile neden aykırı davranıyorsunuz?.. Gösterilen anlayış sizi şımarttı mı?.. Havaya sokup, azıcık aklınızı da mı başınızdan aldı?.. Dünya Bankası krediyi üçüncü defa erteledi ve , "Geç kalıyorsunuz" diye dürtüklüyor. IMF, eli taşın altında olduğu için panikletmeden ikaz etmeye çalışıyor. Bizim efendiler, hiç birini duymuyor. Varsa yoksa, kararname!.. Sifonun ipini çekiverirlerse görürsünüz siz kararnameyi!..
Dünya Bankası Bu memlekette ekmeğini enflasyondan çıkaranlar var. Aman bir kriz olsa da cebimizi doldursak diye avuçlarını ovuşturuyorlar. Bu fırsatçılara fırsat vermeyin!.. Dün Dünya Bankası, bugün Japon Uluslararası İşbirliği Bankası (JBIC) de su koyuverdi. "Önce istikrar, sonra kredi" diye kestirip attı. Siz ne taraftasınız. Bozulan sistemi işletecek misiniz, yoksa çomak mı sokacaksınız?.. Kararname krizi bir şekilde aşıldı gibi görünüyor ama bizim hükümetimiz krizi seviyor. Karanlıkta gölge kovalamayı bırakın!..

