Kaydet
a- | +A

Şu halimize bakın!.. Ankara, Cumhurbaşkanlığı seçimine endekslendi. Üstüne üstlük bir ara Ecevit''in rahatsızlığından dolayı, ''Köşk''ü unutup, ''Konut''a kilitlenince, borsa başta olmak üzere bütün ekonomik sistem tesbih danesi gibi dökülmeye başladı. Ardından bir GSM ihale rüzgarı esti de devrilenlerin hepsi ''şak'' diye ayağa kalktı. GSM İhalesi''nde verilen teklif, Türkiye''nin yaptığı en büyük ihale bedeli oldu. Bu görüntüler, Türkiye ekonomisinin ne kadar dinamik olduğunu ortaya çıkaran önemli bir örnektir. Birazcık istikrar olsa, Türkiye fazla zorlanmadan ayağa kalkacak.

Meclis''in derdi TBMM''in en önemli karakteri yine ortaya çıktı. Türkiye''de çalıyı tersine sürümek siyaset olarak kabûl görüyor. 545 milletvekili, elindeki Cumhurbaşkanı''nı bir 5 yıl daha yerinde tutmayı başaramadı ve şimdi, ''uygun'' isim arıyor. İş alemi, yeni cumhurbaşkanı için, ''Toplumun bir adım önünde olsun'' diye bastırıyor. Meclis ise, ''Halkla aynı çizgide olsun'' diyor. Yahu, cumhurbaşkanı devletin temsilcisi olacak, milletin değil!.. Dışarıdan Türkiye Devleti''ne farklı gözle bakılıyor. Alman Hans, ABD''li Coni, ofisinde oturup Türkiye''ye bakınca; "Bu adamlar ne yiyip, ne içiyor. Nasıl yaşıyor. Mahalledeki komşuluk ilişkileri nasıl?" diye düşünmüyor. ''Türkiye''nin ekonomik potansiyeli nedir? Hangi yatırımları yapmış, daha neler yapılabilir? Pazar payı nedir?" diye bakıyor. Bir de tabii, "Komşuları arasındaki gücü ve konumu nedir?" diye hesabediyor. İşte Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı''nın fonksiyonu burada başlıyor. Yabancının muhatabı o. Temsil görevini iyi yapan cumhurbaşkanı isteniyor. Yabancı ılımlı, diyalog kurulabilecek birisinin cumhurbaşkanı olduğunu görürse rahat bir nefes alacak. Yatırım için Türkiye''ye gelecek. İşte o kişinin hem başbakana, hem diğer parti liderlerine söz geçirebilecek birisi olması gerekiyor.

Terim farkı Galatasaray, aslanlar gibi İngiltere''ye gitti, aslanlar gibi döndü. 40 bin Leets''li taraftarın önünde top oynayıp galip gelmek kolay değil. Burada Terim''in kararlılığı, hedefi iyi tespit edip, ondan başkasını düşünmemesinin rolü çok büyük. O yoğun atmosfer içinde oyuncularını motive etmeyi bildi. İşte lider bu!.. Parlamento ne yaptı?.. Bir kısmı, "Gelin. Nahoş olayı bizim de üzüldüğümüzü söyleyelim ve takımımıza destek verelim" diye eline karanfil alıp, İngiltere''ye gitti. Bir kısmı da, "Yahu böyle kritik günde gitmek yanlış olur" deyip, ayak diretti. Diğer bir kısmı ise, "Ne güzel seçim-toto oynuyorduk. Bu maç da nerden çıktı" diye öfkelendi... İşte Terim. İşte Parlamento. Terim olmak kolay değil. O karar veriyor ve risk alıyor. Parlamentoda ise her hafadan bir ses çıkıyor. Parlamento, önce Demirel''i saf dışı bıraktı. Şimdi, Demirel gibi birini arıyor. Demirel''in koltuğunu dolduracak birisi için kavga ediyor. İşte başka bir Terim-Parlamento farkı daha. Cimbom''un zaferi ülke imajına ne kadar katkı sağlamışsa, Parlamento''nun kararsızlığı da o kadar kaybettirmiştir. Not: Önceki gün gazetemizin 30. kuruluş yılını kutladık. Heyecanımıza ortak olan okuyucularıma teşekkür ediyorum.