Vakıfbank Genel Müdürü Altan Koçer: "Bu sene promosyonu kaldırdık. Deprem bölgesine yardım yapacağız." Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Nejat Koçer: "İftar yemekleri ve promosyon paraları depremzedelere gönderilsin." Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ali Kilci: "İftar yemeği paraları depremzedelere verilsin." Kulağa ne kadar hoş geliyor değil mi?.. Hayır, asla öyle değil. Hele hele bir oda başkanı böyle söylüyorsa, çok ayıp!.. O banka genel müdürünün de, oda başkanının da ağzına biber sürmek lâzım... Depremzedeye yardım yapmak hepimizin görevi. Sofrandaki ekmeğin yarısını onlara ayırmak gerekiyor. Buna kim ne diyebilir?.. İyi de, depremzedeyi ayağa kaldırmak için başkalarını "zede"lemeye ne gerek var?..
ŞOV YAPMAYIN Bu ülkede en iyi parayı bankalar kazanıyor. Hem depremzedeye yardım edebilir, hem de promosyon verebilir. "Promosyona vereceğimi, depremzedeye vereceğim" diye ucuz kahramanlık yapmaya gerek yok!.. İllâ şov yapmak istiyorsan ona da ver, öbürüne de...
Hele hele ülkenin önde gelen sanayi ve ticaret odası başkanları kalkıp da; "İftar yemeği ve promosyon olmasın" diyorsa, onu iyi düşünmeli!.. Sana milyonlarca lira aidat ödeyen üyenin nasıl çalıştığını bile bilmiyorsan, o işi yapma, bırak. Ağzının yağını yidiğim şahbazım, dadaşım benim. Size üyenizin nasıl çalıştığını söyleyeyim de ondan sonra bir daha düşünün. Promosyon dediğin şey; esnafın, sanayicinin, "Seninle bir sene çalıştık. Seni seviyoruz. Önümüzdeki sene yine sağlıkla, mutlulukla birlikte olalım" diyerek müşterisine gönderdiği sıcak bir mesajdan başka bir şey değil. Takvim, kalem, ajanda gibi ufak tefek şeylerden meydana gelen bu promosyon, alan için çok önemli değil. Alsa ne olur, almasa ne olur?.
AYAKTA KALMAK Firma eşine, dostuna, müşterisine takvim göndermese de belki olur ama o promosyonu hazırlayan sektör için promosyon çok çok çok önemli. Öyle önemli ki, promosyon bir anda kesilirse, o firma çöker. Oda aidatını ödeyemez. Şayet bilmiyorsanız söyleyeyim: Bu sektör, öyle her ay, her gün iş yapan sektör değildir. Bütün bir sene sadece bir ay veya bir haftalık süre için hazırlık yapıyor. Promosyon sektörünün sipariş almaya başladığı Ağustos''un tam ortasında deprem oldu. Şimdi ne yapacak bu adamlar?.. Malı elinde kalan esnaf bankaya kredi için gelse, yüzüne kapılar kapanıyor. Odaya gitse, omuz çekiliyor...
Siz kalkıp, "Benim üyem perişan olmasın. Hepimiz bu arkadaşlara destek verelim" diye sanayiciyi, bankaları teşvik edeceğiniz yerde, "Promosyon işi yapan firmalar ölsün" diyorsunuz. Ayıp. Hem ayıp, hem garip. Bir oda başkanına yakışmıyor. İftar yemekleri de ondan farklı değil. Bugün otellerde, lokantalarda yaygın şekilde iftar yemekleri veriliyor. İşadamları birbirini görüyor, arkadaşlıklar pekiştiriliyor. Ortaya bir sektör çıkıyor. Sen işadamısın. Gece yarısı vergi salanlar gibi davranıp, böyle olayları kösteklemek yerine, desteklemeniz daha doğru olur. Sanayici, esnaf, hizmet sektörü bugünlerde dayanışma içinde olmalı ve fire vermeden tünelden çıkmalı. İşadamı, işadamı gibi düşünmek mecburiyetinde. Kahramanlık öyle olur.

