İşadamı maliye bakanının elinden ödül almaktan gurur duyar... Eskiden ödül alacak olan işadamı bayramlık elbiselerini giyer ve ödülün verileceği meslek odasının yolunu tutardı. İftihar vesilesi saydığı madalyayı aldığında heyecandan titrerdi. Ofisinin en güzel köşesini süsleyen madalyayı ceket koluyla ara ara silip, parlatmaktan da zevk alırdı... Bu gelenek yakın zamana kadar devâm etti... 1994''ten sonra maliye bakanlarının madalyanın yanında eşantiyon olarak birer de ''peşin vergi'' vermeye başlaması işadamının kafasını karıştırdı... Üstüne üstlük bu sene, ''peşin vergi''ye ilâve olarak gelen ''ek vergi''yi işadamı taşıyamadı. Ağır geldi. İzmir Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş başta olmak üzere İzmirli işadamları bu sene başka sürprizle karşılaşmak korkusuyla ödül töreni yapmaktan vazgeçti. Bu olay Türkiye''de ilk defa oluyordu. Böyle bir şey işadamları tarafından su yolu yapılırsa durum çok kötü olurdu (!)... ''Madem öyle, gelin böyle'' diyen Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, olaya hemen el koydu ve Ankaralı işadamlarını Köşk''e davet etti (Hem de bahçesine falan da değil, tam göbeğine) ve hepsinin sırtını sıvazladıktan sonra madalyalarını kendi eliyle verdi. İş tatlıya bağlandı. Ankara Sanayi Odası üyeleri Köşk''ten memnun ayrıldı. Baba olmak öyle kolay değil. Bu gibi durumları önceden görmek ve tedbir almak gerekiyor.
ÜRETENE CEZA Bir tarafta canı yanan sanayici, bir tarafta gönül alan baba!.. İfratla tefrit... Arada çok büyük boşluk var... Ne işadamının canı bu kadar yansın, ne de baba bu kadar nefes tüketsin... Orta yolu bulmak lâzım. O da hükümetlere düşüyor. Kendisi vergi öderken, bankacı köşe olursa; işadamı bu işe bozulur. Burnundan solumaya başlar. Hem yük taşıyacak, hem üretim yapacağım diye göbeği çatlayacak, hem de gelen vuracak, giden vuracak... Sanayici buna tepki gösteriyor. Haklı da. Üreten ödüllendirilip, safralar ayıklanacağına; tam tersi oluyor. Daha doğrusu olu-yor-du.
STAND-BY IMF, Türkiye''nin niyet mektubunu tasdik etti ve stand-by başladı. Stand-by''la birlikte kemer sıkılacak, sıkıntılar olacak ama enflasyon ve faiz düşecek. Paradan para kazanma dönemi bitiyor. Döviz mi alsam, faize mi girsem paniklemesi son buluyor. Devalüasyon olur mu abi, soruları bitiyor. Hepsinden önemlisi bu güne kadar bire 30-40 verip, borçlanan ve hantallığından taviz vermeyen devlet küçülüyor. Türkiye''deki yanlışların hepsinde mutlaka devletin hantal yapılanmasının etkisi olmuştur. Vatandaş bunun bitmesini istiyor. Üreteni, vergi vereni, istihdama katkı yapanı cezalandırmak yerine, onun gelecek garantisini arttıran bir sistemin kurulması bekleniyor. Stand-by''la beraber Türk kamuoyu, 2000''e sıfırdan başlamak istiyor.

