Kaydet
a- | +A

Geçen hafta sonunu Berlin''de geçirdim. Utanç Duvarı olarak bilinen Berlin Duvarı yıkılışının 10''uncu yılına girildi. 1989''da duvarı yıkan Almanya bugün doğu ve batı arasındaki farkı ortadan kaldırmış. Berlin''de batı ne ise doğu o olmuş. Hatta doğuya öyle yatırımlar yapılmış ki, seyredenin başı dönüyor. Bu işleri yapmak elbette ki Almanlara da kolay olmadı. Ek vergiler koydu, batıda çalışanların maaşından kesintiler yaptı, hâlâ da yapıyor. Batı Alman bu işlere kızsa da itiraz etmedi. Çünkü yapılanları gördü. Doğu Almanya''da bugün komünizmin izi kalmadı. Almanya kısa sürede yaraları sardı ve sistemi işletti.

İŞTE DEVLET Marmara Bölgesi''nde büyük felâket yaşadık. Türk insanı yardım için ayağa kalktı, bütün imkânlarını seferber etti. Devlet ise bölgedeki insanları top gibi bir oraya atıyor, bir buraya... Yüzbinlerce insanımız çamurun içinde kaldı. Hükümet, "Eee, ne yapalım canım. Para vardı da yardım etmedik mi" deyip, işin içinden sıyrılmaya çalışıyor. "Vergi verin, yaptıklarımı görün" demeye getiriyor. İşte Almanya, işte Türkiye!.. Kimse, "Almanya güçlü devlet. Elbette yapar" demesin. Bu işin güçle, kuvvetle ilgisi yok. Bu işin adına beceriksizlik denir, sorumsuzluk denir. Türk halkının devletine olan güveni kayboldu. Şimdiye kadar çok vergi alındı, çok fonlara para toplandı. Hangisi yerinde kullanıldı. Hangi söz tutuldu. Hangi taahhüt yerine getirdildi. İki senedir kriz içinde yaşayan 65 milyona yapılan reva mı?.. Hükümet çaresiz... Hükümet parasız... Hazine tamtakır... Hepsi doğru. Hepsi tamam ama güven olmazsa, bu işler yapılamaz. Almanya bu işleri parasının bol olmasından dolayı yapmadı. Almanya, itibarıyla yaptı. İtibar, paradan önemli. Şayet hükümetinin itibarı olsaydı, bu kadar insan sokakta mağdur edilmezdi. Dün; ''Faiz ve repo gelirlerinden faiz almayacağım'' diyeceksin; bugün yüzde 14 vergi isteyeceksin. Otomobili olandan geçen sene ödediği motorlu taşıtlar vergisi kadar ek vergi isteyeceksin... Bunlar itibar kaybettirici olaylardır.

İTİBAR YOK Türkiye''de kimse vergiyi tartışmıyor. Türkiye''de insanlar güvenden bahsediyor. Güneşde başka gölgede başka konuşanlara kim güvenir!.. Devletten beklenen otoritedir, güvendir, itimattır... Vergi gerekiyorsa, vergi verilir. Kim itiraz edebilir?.. Vergi nerede kullanılıyor, ben ona bakarım. Ahmet, Mehmet, Hasan, Hüseyin... Ayşe, Fatma, Sibel, Fadime de öyle... 65 milyon Türk insanı kanını, canını sokakta bırakmaz. Marmara bölgesindeki kardeşini, akrabasını, canını terketmez. Vergiyle, aynî ve nakdî yardımla oradaki yarayı sarar ama devlete ödeme yapıyorsa, "Bu paralar nereye gidiyor" diye de sorar. Sen hem hesap vermeyeceksin, hem de vergi üstüne vergi salacaksın. Yok öyle şey!.. Türkiye, iki senedir kriz içinde. Bu kriz çok şeyimizi alıp götürdüyse de, çok şeyler de kazandırdı. İş disiplini geldi, yatırımlar düzüne girdi, bir işe karar verirken 9 defa düşünmeyi öğrendik. Müşteriyi bulmadan yatırım yapmaktan vazgeçtik... Ya devlet... Devlet bu işlerden çok şey öğrenmesi gerekirken, kolaycılığa kaçmaya çalışıyor. Güven tazelemek yerine, var olan güveni de yok ediyor. Ek vergiden 2 katrilyon lire bekliyor. Öbür taraftan 2 katrilyon lira vergi alacağını alamıyor. Devletin paraları trilyon trilyon başkalarının cebine gidiyor, sesini çıkarmıyor. Türkiye''nin meselesi bu. Vergi, işin çekirdeği.