Kaydet
a- | +A

Depremin Ekonomik ve sosyal yaralarının sarılmaya çalışıldığı bu günlerde, ard arda gerçekleşen olumlu gelişmeler, gerek ülke insanlarının ve gerekse hükümetin moralini düzeltiyor. Bu çerçevede hükümetin ve Genel Kurmayın hayata geçirdikleri "bedelli askerlik" uygulaması, hem ülke ekonomisinin darboğazdan geçtiği bu günlerde oldukça önemli bir gelir kaynağı olacak ve hem de belli bir niteliklere sahip belirli bir yaş grubundaki insanların hayatlarındaki önemli bir zaman kaybının önüne geçilmiş olacak. Deprem vergisi gibi çağdışı bir uygulamadansa böyle akılcı kararlar her zaman uygulanabilirlik alanı bulacaktır. Buna inanıyoruz.

Hafta boyunca, gerek deprem sonrası yardımlar ve gerekse dış politikada önemli gelişmeler oldu, olmaya da devam ediyor. IMF heyetinin Türkiye ziyareti ve gerçekleştirilecek yardım miktarını 330 milyon US$ olarak açıklamaları, Dünya Bankası''nın deprem ile ilgili yardım paketinin tutarını 1 milyar US$ olarak açıklaması, ABD Dış İşleri Bakanı Albright''ın tekstil ürünlerinin ihracatı ile ilgili olumlu açıklamaları, gerek para piyasalarında ve gerekse sermaye piyasalarında uzun zamandır hasretle beklenen iyimser havanın tekrar kazanılmasına neden oldu. Geçtiğimiz haftalarda %110 seviyelerine kadar yükselen bono bileşikleri % 92 seviyelerine kadar gerilerken, hafta sonuna doğru bazı özel ve kamu bankalarının faiz indirimi haberleri, ekonomi çevrelerinde memnuniyetle karşılandı. Merkez Bankası''nın da interbankta limitleri aşağıya çekmesi iyimser havanın diğer bir meyvesiydi. 5.000 seviyelerine kadar gerileyen bileşik endeks, bu hafta sonuna doğru yeni rekorlara imza attı ve haftayı 6.178 puan seviyesinden kapadı. Avrupa Birliği ile gerçekleşen yakınlaşma ve Yunanistan ile ülkemiz arasında esen dostluk rüzgarları yüzleri güldüren diğer olumlu gelişmelerdi.

Aylardır ülke gündemini meşgul eden ve her zaman belirttiğimiz gibi populist politikaların kurbanı olan Sosyal güvenlik yasa değişikliği Cumhurbaşkanlığı''nın da onayından geçti ve kanunlaştı. Böylece 1992 yılında, populist politikalar sonucunda yıkılan sosyal güvenlik sistemi tamir edilmiş oldu. Yeni yasaya fazlaca yeni birşey eklenmedi ve 1992 öncesine dönülmüş oldu. Bu arada 1992 senesinden bu yana emekli olan yüzbinlerce kişinin yükü de şu anda çalışmakta olan ve bundan sonra emekli olacak kişilere yüklenmiş oldu. Etkilerinin orta ve uzun vadede görüleceği bu yasa değişikliği ile ilgili FP ve DYP''nin Anayasa Mahkemesine gidecek olması da, kısır siyasi yaklaşımlara yeni bir örnek olarak karşımıza çıkmaktadır.

Son olarak, deprem sonrası, Maliye Bakanlığı yetkililerinin deprem nedeniyle ortaya çıkan vergi kaybının 500 trilyon lira olduğunu açıkladıkları bir ortamda, Tüpraş yetkililerinin, sağ duyulu bir yaklaşım ile 195 trilyon lira vergi ödemelerini canı gönülden kutlamak istiyoruz.Ülkemiz böyle yaklaşımlara hasret kalmıştı. Tüpraş yetkilisinin bu konu ile ilgili açıklaması da doğrusu ilginçti "Memleket bizden daha fazla mücbir sebep halindeydi. Paramız da vardı. Neden ödemeyelim ?"