Kaydet
a- | +A

Birincisi 3,5 ay önce, diğeri ise 15 gün önce yaşanmış olan iki büyük depremden sonra, bir gece, ansızın, yine pijamalarımızla bir de vergi depremi (bu tabir biraz eskidi ama...) yaşadık. Yeni vergilerimiz konusunda geçen hafta yazdığımız yazıda, konunun detaylarına fazla inmemiştik. Arzumuz, otoritenin yaptığı yanlışı çabuk anlaması ve yol yakınken köprüden önceki son çıkışı kaçırmamasıydı. Maalesef böyle bir güzellik yaşanmadı ve üstüne üstlük vergi trenine bir de KDV oranlarındaki artışlar yeni birer vagon olarak eklendi. Anayasamızın 73. Madde''si der ki; (1) Herkes (2) kamu giderlerini karşılamak üzere (3) mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının sosyal amacıdır. 1 hafta önce üzerimizde pijamalarımız varken salınan veya dökülen veya koyulan yeni vergilere bu maddeden hareketle bakmakta fayda var. Bu ülkenin bütçe açığı rantiye isimli bir şahıstan veya topluluktan veya sektörden kaynaklanmamaktadır. Bir ülkede önce bütçe açığı oluşur, ardından faiz gelir. Faizi de kimse kimseden zorla almaz. Ülkemizin nadide politikacıları önce siyasi çıkarları doğrultusunda uyguladıkları popülist politikalar sonucu bütçe açığı vermektedir. Ardından açığın kapanabilmesi için borçlanmaya giderler. Borçlanma arttıkça risk artar ve faiz oranları da beraberinde yükselir. Politikacı bakıyor ki durum kötü. Yapılan yanlışlardan sorumlu tutulacak bir kurban bulmak lazım. Ülke zaten son dönemde yaşadıklarından dolayı hassas. Çok fazla düşünmeye gerek yok, hedef hemen tespit ediliyor. Tasarruf sahibi insanlar, pardon rantiye! Sonuç olarak politikacı ekonomiyi düzeltme başarısı gösteremediği için insanları gariban - rantiye olarak ikiye bölüyor ve aradan kendisi sıyrılıyor. Çok yazık. Artık yeter. Daha önce de yazdığımız gibi

"bu kafaları değiştirelim beyler".

Teknik Analiz Geçtiğimiz hafta düzeltmesini yapan endeks pazartesi günü, deprem vergisinin kamu maliyesini rahatlatıcı ve enflasyonu önleyici olduğu görülünce toparlandı. Salı günü, Moody''s''in Türkiye''nin ekonomik görünüm notunu pozitif olarak açıklamasıyla yükselişe geçen endeks diğer günlerde de yükselişini devam ettirdi. Perşembe ve Cuma günleri endekste ve işlem hacimlerinde rekor yaşandı. Haftanın son günü 19.7 trilyonluk mal alınarak rekor seviyeden, 9408''den kapandı. İMKB kendi iç dinamiği ile 1.7 cente kadar mükemmel bir yükseliş yaşadı. Clinton yaptığı açıklamalarla Türkiye''nin önünü açtı. Yabancı yatırımcılara Türkiye''yi işaret etti. Türkiye''nin AB''ye girmesi için baskı yaptı. Yunanistan borsası, AB''ye girince 6 kat arttı. Orta vadede, kurulduğu günden beri 8 senedir 2 centi kıramayan endeksin bu sefer 2 centi kırması ve uzun vadede 10 cente yükselmesi bekleniyor. Kısa vadede 9500-9600-9750-10.000''de direnç. 9400-9300-9200 ve 9000''de destekler bulunuyor. Dolar yükseldikçe 1,5 ve 1,7 centteki destekler ve 2 centteki direnç de yükseliyor. Ocak ayına dolar paritesi 2, endeksin 10.000 olarak gireceğimizi Kasım ayı enflasyon oranının beklentilerin altında çıkacağını tahmin ediyoruz.