Kaydet
a- | +A

9 Aralık Perşembe günü açıklanan, Türkiye''nin yeni para programı ve kur politikası, enflasyon ile mücadelede gözler önüne serilen kararlılık, içerdiği tutarlılık açısından takdire değer nitelikler taşımaktadır. Geçtiğimiz haftalarda yaşanan vergi depreminin ardından, ayakları yere basan, belli dengeler hesaplanarak ortaya çıkarılan bu program, bazı kafaların değişmekte olduğunu ve gerçekleri görmeye başladığını gösteriyor. Bu programın uygulanmasında bir istikrar sembolü olarak görülen Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel''i de kutlamak ve başarılar dilemek gerekmektedir. Programa biraz daha yakından bakalım. Bu programın açıklanmasıyla enflasyon ile mücadele ve ekonomik istikrar için gerekli olan malzemeler tamamlanmış oldu. Bundan sonra dikkat edilmesi gereken nokta, programın uygulanması aşamasında, program için önemli bir risk unsuru olan Kamu Maliyesi Açıkları''nın önümüzdeki 18 aylık süredeki seyri olmalıdır. Merkez Bankası artık bir nevi para kurulu gibi çalışacak. Bu sistemin tek farkı, işlemlerin her gün sabit kurdan değil de, her gün değişen fakat daha önceden bilinen kurdan gerçekleştirilecek olması.

Sistem nasıl işleyecek? Piyasanın TL''ye ihtiyacı olduğunda, elindeki dövizi Merkez Bankası''nda bozdurup TL ihtiyacını karşılayabilecek. TL ihtiyacı olunan noktada eğer piyasanın elinde döviz yok ise, o zaman faizler yükselmeye başlayacak. Yükselen faizler yurtdışından borçlanmayı daha cazip hale getirecek. Borçlanılan döviz, Merkez Bankası''nda bozdurularak TL ihtiyacı karşılanmış olacak. Veya yükselen faizler yabancı yatırımcıların Türkiye''ye gelip TL''ye yatırım yapmalarına neden olacak. Bu durumda da piyasanın TL ihtiyacı karşılanacak.

Merkez Bankası faizlere müdahale etmeyecek. Önceden açıklanmış olan döviz kurlarında piyasadaki TL talebine göre faizler belirlenecek. TL talebindeki oynamalar faizleri oynatarak ülkeye girecek ya da ülkeden çıkacak döviz miktarını belirleyecek.

Sonuç Ekonomik çöküntü öncesi başka bir çaresi kalmayan Türkiye, birer birer yapısal reformları hayata geçirmeye başladı. Her zaman altını çizdiğimiz gibi yine belirtmek istiyoruz : Yeni para programı ve kur politikasının önündeki en önemli tehlike "Kamu Finansmanı Açıkları"dır. Popülizmden uzak iktisadi politikaların uygulandığı aşamada, para programının uygulanması kolaylaşacak ve hedefe daha rahat ulaşılacaktır. Avrupa Birliği''ne adaylığı kabul edilen ülkemizin, önündeki fırsatları, popülist politikalara kurban etmemesi gerekmektedir. Malzeme hazırdır, iş aşçının maharetine kalmıştır.

Teknik analiz Kasım ayı enflasyonun düşük çıkmasıyla piyasa haftaya hızlı başladı. Pazartesi ve Salı günleri rekor kıran borsa, çarşamba günü kâr satışlarıyla geriledi. Perşembe günü Helsinki''den olumlu haberlerin gelmesiyle tekrar yükselişe geçerek rekor kırdı. Cuma günü Türkiye''nin AB adaylığı kesinleşmeye doğru gidince, büyük yabancı alımları geldi. Endeks, Cuma günü hem TL, hem de dolar bazında rekor kırdı. 600 trilyonun üzerinde rekor işlem yaparak haftayı 11.467 puandan kapattı. Geçtiğimiz hafta, Harp Akademilerinde yapılan toplantı ve MB Başkanı Gazi Erçel''in açıklamaları, Helsinki''de Türkiye''nin önünü açtı. Faizlerin düşmesi ise borsanın önünü açtı. Gelecek hafta yükselişine devam etmesini beklediğimiz borsanın önünde 2.3 ve 2.5 centte dirençleri bulunuyor. 2 cent önemli bir destek oldu. Kısa vadede düzeltme gelse bile orta ve uzun vadede çıkış devam edecektir.