Kaydet
a- | +A

Bugüne kadar atılan kendinden emin adımlar ile, ülkemizde yıllardır günışığı görmemiş yapısal reformları birer birer hayata geçiren siyasiler, çok yerinde ama bir o kadar da geç kalınmış olan bir kararla, beşi ticari ve biri de yatırım bankası olmak üzere toplam 6 bankayı kamu kontroluna aldı. Neden? Çünkü içleri boşalmıştı veya boşaltılmıştı. Peki bu eylemin altında yatan sebepler nelerdi? Bu olaya biraz daha geniş bir açıdan bakmakta ve değerlendirmekte fayda var.

1) 1999 yılı Eylül sonu itibariyle; Türk bankacılık sektörü bilanço büyüklüğü 132,6 milyar US$''dı. Kamu bankaları ve kalkınma bankaları bilanço büyüklüğü 51 milyar US$''dı. Geri kalan kısım; özel, yabancı ve kamu kontroluna geçmiş bankalardan oluşuyor. Sektörün oyuncularından birisi olan Ziraat Bankası''nın görev zararının (veya siyasilerin popülizm yapmak için bankanın içini boşalttıkları tutar) 1999 sonunda 13,6 milyar dolar seviyesine yükselmesi bekleniyor. Halk Bankası için durum pek farklı değil. Aynı dönemde bu rakam 7,6 milyar dolar seviyesinde idi. Son iki yılda, bu iki kamu bankasından, 1998''de 4,5 ve 1999''da ise 5,5 milyar dolar iç boşaltma olmuştur. 2000 yılında bu rakamın 5,6 ve 2001 yılında ise 7,5 milyar dolar olması beklenmektedir. Özetle kamu bankacılık sistemi çökmüş ve içi de bir güzel boşaltılmıştır.

2) Hepimizin bildiği veya bilmesi gerektiği gibi risk ile getiri doğru orantılı kavramlardır. Yani risk artar ise getiri de artar, risk düşer ise getiri de düşer. Ama devlet garanti verirse risk ile getiri arasındaki bu sıcak ilişki bozulur. 1994 krizinde, yine siyasilerin beceriksizliğini örtmek için uydurulan ve bugünkü sorunların temelini oluşturan %100 mevduat sigortası uygulaması, bankacılık sektörünü içten içe kemiren bir kurt gibidir. Sektörün en büyük düşmanlarından birisi bu çağ dışı uygulamadır. Bu uygulamanın neden olduğu faiz yarışı, kimisinin geçmişinden (seçimlerde yanlış partiye yatırım yapmak) gelen yanlışlarından, kimisinin sahiplerinin pek sağlam pabuç olmayışından, kimisinin 1994 krizinde aldığı yaraları saramayışından ve kimisinin de yüksek faizle topladığı paraları, likiditesi düşük faaliyetlerde (inşaat gibi) değerlendirmeye çalışmasından dolayı bugünkü duruma düşmelerine neden olmuştur. Sonuç olarak bankacılık sistemini tehdit eden 3 (Kamu bankaları görev zararları, %100 mevduat sigortası ve faiz yarışı) uygulama mevcuttur ve bunlar için, günün şartlarına ve dünyanın kabul ettiği standartlara uygun yeni düzenlemeler getirilmelidir.

TEKNİK ANALİZ Haftaya rekor kırarak başlayan endeks, Salı ve Çarşamba günleri de rekor kırdı. Perşembe günü 155 puanlık düşüş yaşandı. Cuma günü banka ve kamulara gelen alımlar genele yayıldı. Endeks haftayı rekor yükselişle 14.403''ten kapattı. Yabancı yatırımcıların tatil nedeniyle alım yapmadıkları, yerli yatırımcıların ise kâr satışları yaptıkları gözlendi. Hafta boyunca bütün satışları karşılayan endeksin 2000''e rekor seviyede girmesini bekliyoruz. Önümüzdeki hafta endeksin 2.75 centteki direncini aşarak 3 centteki hedefine doğru yükselişine devam edeceğini tahmin ediyoruz. Destekler: 13.500-13.750-14.250 Dirençler: 14.700-15.000-16.000