(On saat var yüreğini duymadım...)
en, bir acı olurum; Gönlüne kiracı olsam...
Düşsem içine;
Sancı olurum!
Düşsem, hayalsem, hatta vehimsem gecelerine, inan;
Sükûnetine talancı olurum!
*
Jilet yuttuğum, zıpkın yediğim gün siyanürlü tabağından;
Kendi avıma av olmak...
Râmına tav olmak...
Ve çılgın rüzgârına kapılmak delibaş bir çıtalı uçurtma gibi...
Ve koptu-kopacak iplerle yüreğimden asılmak, yüreğindeki göklere...
Akla ziyan!
*
Bak; gene yoksun...
Yıl vuruyor saatin sarkacı!
Ve zaten yoktun ki...
Kimsin sen,
Bir ses?.. Bir nefes?..
Bir resim?.. Bir mektup?..
Nesin sen;
Bir kalemin bir kağıda çizdiği şekil mi?
Nesin sen;
Bir mermer blokundan, aklımdaki çekicin çıkardığı heykel mi?..
Ve o kadar güzel,
Ve o kadar soğuk!..
Ve o kadar gerçekten uzak.
*
Söylemiştim, değil mi;
Ben bir acı olurum, gönlüne kiracı olsam...
Düşsem içine; sancı olurum!
Düşsem, hayalsem, hatta vehimsem gecelerine, inan;
Sükûnetine talancı olurum!
*
Üstelik biliyorken;
Çılgın rüzgârına kapılmanın, delibaş bir uçurtma gibi... Ve koptu-kopacak iplerle yüreğimden asılmanın, yüreğindeki göklere...
...Akla ziyan, olduğunu.
*
Mantığımı düşürmüşken gözlerinin içine!..
Ve ararken, söyleniyorsam:
"Akla ziyan!.. Akla ziyan!.."
Akla ziyan!

