Zaman zaman "başarı"dan söz ediyoruz ya... Ama zaten bir şeyleri başarmak istiyorsak; bundan, birbirimize ve çok sık da "kendimize" söylememiz gerekiyor...
Değil mi?
§
Ben sana; "ELBETTE BAŞARABİLECEĞİNİ" söylüyorum...
Sen, karşımda heyecandan zıplayarak; "BAŞARACAĞINI" haykırıyorsun yumruğun havada...
Gören; NİHAYET TETİĞİN DÜŞTÜĞÜNÜ sanıyor!..
Ama sen birazdan kendinle başbaşa kaldığında diyorsun ki;
"Acaba?.."
§
Terazi, iki kefelidir, bilmeyen var mı?..
Bir kefesi BAŞARI...
Diğeri ŞÜPHE!..
§
Bu söz, ya çok kolay anlaşıldığından basite alınır da formül işe yaramaz; veya bu kadar basit olabileceğine ihtimal verilemediğinden, olmayan sokaklara salınır zihin; formül hiç bulunamaz!..
Halbuki,,, formül,,, işte,,, bu kadar,,, ba-sit-tir!..
Bir terazinin iki kefesi olduğu kadar basittir...
Bir kefe yukarı çıkarken, diğerinin aşağı indiği kadar basittir!..
Hemen şu an bir terazi şekli çizin; kalemle kağıda, plajdaysanız kuma, mutfaktaysanız cama, hatta uykuda(!) iseniz gözkapaklarınızın ardına hayalî bir terazi çizin... En basiti olsun... Sadece, ortasından birbirine bağlı olan iki kefe; hani biri inerken diğeri çıkacak gibi...
Şimdi de birinin üzerine "BAŞARI" yazın... Diğerine ise... Yo, hayır; "başarısızlık" değil yazacağınız kelime...
Birine "başarı", diğerineyse "ŞÜPHE" yazacaksınız...
§
Kendi inancını kontrol et!..
Çünkü şüphe, bütün mayaları bozar!..
İnsanlara ne dediğin, insanlardan ne duyduğun önemli değil... Mühim olan; SENİN "SANA" NE DEDİĞİN!...
Şüphe; inançsızlıktır!..
Bu deliği onarmazsan, bu denizde yol alamazsın!..
§
Dedik ya; başaranlara iyi bak...
Hedefe varacağından, onu bulacağından, onu vuracağından ŞÜPHE EDEREK BAŞARMIŞ ve de başarılı kalmış birini bulamazsın!..

