Yanlız yaşıyoruz artık, yapayalnız. Sanki varılmaz mesafede bir yıldız, İnsanoğlunun herbiri diğerine. Karlar yağmış, muhabbet bahçelerine. Aşk mekanı kalpler, şimdi buz harmanı; Paylaşır yüz yabancı, bir apartmanı. İnsan, dipsiz vadide, duyulmaz çığlık, Okyanus ortasında kaybolmuş balık. Elmas kabuk ki, benliğimizi sarmış; Bıçak ki, aşılmaz uçurumlar yarmış. Arasına en yakın dostların bile. Herbiri aşılmaz sur, fildişi kule. Işıksız gölge bırakmaz peşimizi; Davetsiz konuk, paylaşır aşımızı. Caddede serap, korku anında ıslık; Yalnızların topluluğu kalabalık. Mehtab ılıtırken bir ıssız geceyi. Çölde gezinen küçücük bir böceği Düşün... O mu daha yalnız, yoksa sen mi? Sor! Ağlasan mı, gülsen mi, delirsen mi? Hani hep aradığın eskimez gerçek? Belki odur seni, sana döndürecek. Dünya küçüldükçe, büyüyor yalnızlık; Bir hakîkat ki, yalan dünyaya lâyık. Mustafa Budaklı
Şiir Çocuğum Pırıl pırıl yüreğin, Bunalmasın çocuğum. O gül kokulu tenin, Hiç solmasın çocuğum. Sıcacık sarılışın, Derdim alır gülüşün, Âlemde hiçbir işin, Zor olmasın çocuğum. Düşen cemresin cana, Hediyemsin vatana, Kötülük aslâ sana, Yol bulmasın çocuğum. Sen yoksan ıssız evim, Mahzun olur yüreğim, Duâm seninle dâim, Var olasın çocuğum. Mustafa Budaklı
Sonsuz Hayat Er ya da geç, bir gün gelecek o an. Vuracak davuluna bir münadî; Sarsarak beni, diyecekler: Uyan! Aç gözünü, uyanma vakti şimdi. İşte o vakit, bitecek imtihan. Öyle salacağım ki nefesimi, Yerinden oynayacak bir kehkeşan; Kimsecikler duymayacak sesimi. Kurtulup hapsolunduğum aynadan Asıl vatanıma kavuşacağım. Artık beni deriltmeyecek zaman, Sonsuz hayata kanat çırpacağım.
Unutma Menfaat, bir sandalyeye benzer. Eğer onu başının üstünde tutarsan seni ezer. Ancak ayaklarının altına alırsan seni yükseltir.
E-Mail Kutusu Yalnızım ve yalnızlığımla başbaşayım To:
İbrahim Şaşmaz
Öğrendim ki! Duvarlardaki diplomalar insanları insan yapmaya yetmiyor.

