Kaydet
a- | +A

Tarihin her diliminde en paralı/kârlı iş hep korku satmak oldu! Korkutabilmeyi becerenler istediklerini aldı, korkanlarsa birilerinin oyuncağı oldu...

Çarpıcı örneklerden biri Moğol Cengiz''dir. Ticaret kervanlarındaki casuslarıyla sattığı korkunun ücreti; Çin Denizinden Akdeniz''e hudutsuz topraklardı. Bütün Harzem''deki gözelerden gözyaşı kaynar hâlâ ve Bağdat''tan geçen nehirler kan ve mürekkep rengine döner!

*

Soğuk savaş dönemi. Bu defa birileri "Sovyetler saldıracak" demeye başladı. Dünya insanları bebeklerine süt almadı; silah aldı, bomba yığdı depolarına... En başta (tabir caizse tek düğmeye basılarak yönetilen) Amerikan halkı, elli-altmış yıl titreyip durdu korkudan. Her birinin evi gıda ambarına döndü. Rüzgâr kapıyı çarpsa bodrumlarındaki sığınaklarına saklandılar. Hatta sonunda obez oldular!

Akıl almaz korkular satılmaya devam ediliyor oralarda: "Usame bin Ladin kılık değiştirip şehrinize gelmiş, sizin sokaktan geçerken yellenecekmiş! Hemen filan marka gaz maskesi alın!.."

*

Ne gülüyorsunuz? Onların halleri bize komik geliyor da onlar bize gülmüyorlar mı? Şöyle anlatıyorlarmış:

"-Türklere diyorlarmış ki: Emekli maaşını, yılın 12 ayı ve yirmi sene boyunca, çocuğunu gönderdiğin özel dershanelere yatırmazsan; minik yavrucuğun 35 yaşında ofisboy olarak iş bulamaz!.."

Kahkahalarla gülüyormuş dinleyenler. Ve anlatan şöyle devam ediyormuş:

"-Beş-on yıl internetten iş aramış olan bu mühendiscikler, 3-5 aya kadar işten çıkıyorlarmış... Neden mi?.. Yorgunluktan!.. Peki sonra ne mi oluyormuş?.. Babalarının emekli maaşlarını yatırarak, kendileri de emekli olmak için sigortanın eksik günlerini tamamlamaya çalışıyorlarmış!.."

Gülün bakalım; elin gâvurları! Ne anlarsınız ki siz ince hesaptan!