Kaydet
a- | +A

İnsan, güle benzer; gülse insana!..

*

İnsanların çoğu, diken doludur; Isparta gülü gibi... İnsanların çoğu, az katmerlidir; Isparta gülü gibi... İnsanların çoğu, pembe çiçeklidir; Isparta gülü gibi...

İnsan, güle benzer yani;

Gülün insana benzediği kadar!

*

İnsana benzeyen Isparta gülleri gülümserken bahçelerde; birer, onar, yüzer, biner toplanır yaprakları...

Binlerce yaprağı bile bir kilo gelmez çiçeklerin... Ama gereken; binlerce kilo gül yaprağıdır...

Bunun için toplanır ve toplanır ve toplanır taze çiçekler...

*

Sonunda büyük imtihan başlar: Kaynayan suyun buharı...

Tam dört ton... Yani dört bin tane bir kilo gül yaprağı, buharda damıtılır; bir kilo gülyağı için...

Dikeni bol gülün yaprağı damıtılınca, 4 binde bir oranında gül esansı kalır da geriye;

..acaba insandan kalacak olan, nedir?..

*

İşte, aşk; budur!

.....

Aşk; sen değilsin, senin kokundur!

Sen aşk değilsin, aşk; içinde var olandır... Senden arta kalandır... Damıtılacağın gün, açığa çıkacak olandır!..

*

Aşk nedir, biliyor musun?..

Aşk; uzun yolculuklara benzeyen bir bekleyiş, hücrelerde beklemeye benzeyen bir yolculuktur...

Aşk elle tutulmaz; kalpte tutulur...

*

Gülyağı... Yani şu soluk sarı renkli, gül kokulu, keskin lezzetli nesne... Biliyor musun; işte bu gül esansı, uçucudur!

Açık bırakamazsın; herkese koklatamazsın!..

.....

Gülün esansı kadar azdır insanın içindeki aşk;

Ya da insanın içindeki aşk; gül esansı kadar çoğalıcı ve kıymetlidir...

*

Sen, ne aşksın; ne aşk senin kokundur...

Sen, eğer damıtıldığında; gül kokusu çıkacaksa kalbinden, mübarek olsun!

*

İnsan güle benzer, güleee... Gülse, insana!

Aşk ise; başkadır. Görünenlerden başkadır.

Ne anlatılır, ne anlaşılır!..