Köpek mi sadıktır Mecnun''dan, yoksa Mecnun mu sadıktı köpekten?..
.....
Her ne ise... Nasılsa bulur sadakat kendine;
Kendi yüzünü seyredebileceği bir ayna!..
*
Mecnun köpek olsaydı;
Bir zincir bulup, boynuna geçirir...
Sonra da tutar o zincirin diğer ucundan ve kendini getirip; sevdiğinin kapısına bağlardı...
*
Mecnuun... Mecnun eğer, köpek olsaydı; zincirinden, kendini sevdiğinin kapısına bağlardı...
Deseler ki; git buradan!.. Kovulsaydı bahçeden; alırdı hayalini, gider ve otururdu sokağa...
Deseler ki Mecnun''a; bir kerelik hakkın var. Havlayacaksın ve Leyla sesini duyacak!
Havlardı...
Ve o bir kerelik havlayışı, son havlayış olurdu;
...ciğerini havlardı!
*
Bu kapıdan ne hırsız, ne uğursuz geçebilirdi artık; Mecnun''un korkusundan...
Derlerdi ki;
-Gelin buradan gidelim... Şimdi bu dişsiz ve dilsiz ve üstelik, ciğerini havlamış olan mahluk, ağlamaya başlamadan!..
.....
Çünkü Mecnun, Leyla mevzubahis olunca öyle bir ağlardı ki;
İster uğursuz olsun, isterse hırsız, dayanamazdı... Derlerdi ki;
-Aman, gidelim buradan, yeter ki ağlamasın...
Yoksa akacak koca adam, kendi gözlerinden dökülecek dışına!..
*
Mecnun, Leyla''nın kapısına koydu kendini, Leyla''nın kapısına bağladı, Leyla''nın kapısında kaldı... Ve Leyla''nın adıyla anıldı adı...
.....
-Bir ömür, bir ümit için böyle harcanır mı?..
-Bir hayatını zaten verdiği ve bin hayatı daha olsa tereddüt etmeden vereceği, nasıl bir aşka gark olmuş Mecnun?
-Mecnun, ki aah; aynı tahterevallinin bir ucunda biz, diğer ucunda o... Ya o yukarıda da biz aşağıdayız; veya biz, hepimiz onun ağırlığından havaya yükselmişiz!..
...diyenler kimdi, tarih yazmadı!..

