Yeşilay ile Kızılay; ikisi de asırlık iki kardeş kurum ve ikisi de çok önemlidir. Böyle olduğu halde, Yeşilay''ı yeni fark etmeye başladı çoğumuz.
Kızılay''ı seviyoruz; nerede kan, acı varsa Kızılay orada. Fakat Yeşilay da ondan daha az önemli bir kurum değildir. Misal ki; biri motosiklete binip hız yapmış, kafasını patlatmış. Kızılay yardıma koşar. Ne güzel... Fakat bu yaralının; önceden başına takması gereken kask, "Yeşilay" idi! Yeşilay; araba koltuğundaki "emniyet kemeri" gibidir! Kızılay diyor ki; canın yandığı zaman yanında ben varım. Yeşilay diyor ki; canın hiç yanmadan tedbir alalım!.. Yeşilay''ı bir cümleyle özetlersem; "Canlar kırılmadan" derdim! Çünkü camlar/canlar kırıldıktan sonra iş işten geçmiş oluyor ve o zaman da iş artık Kızılay''a kalmış oluyor! * Bunca lafın ardından bir büyük şaşkınlığımı sizinle paylaşmak istiyorum: Yeşilay içki, sigara, uyuşturucu, kumar ile mücadele eder; ama içki, sigara, kumar kâğıdı, at yarışı biletleri vs ücretlerinden ayrılan pay Kızılay''a gider... "Pek çok yangın sigaradan çıkıyor" diyen Orman Bakanlığı''ndan; "Okullarda uyuşturucu ve alkol tehlikesi var" diyen Milli Eğitim Bakanlığı''ndan; "Kumar, uyuşturtucu, alkolle mücadeledeyiz" diyen İçişleri Bakanlığı''ndan; "Sigara, uyuşturucu, alkol en büyük düşmanımız" diyen Sağlık Bakanlığı''ndan... Yani kısacası (alkol, sigara, uyuşturucu, kumar gibi belalar karşısında devletine tam destek olan) Yeşilay, devletinden tek kuruş yardım alamaz bu güne kadar! * Gazetelerin 3. sayfa (cinayet, gasp, soygun, hırsızlık, kaza, felaket) haberleri neden bu kadar çok? Veya aklın yolu kaç?
Çıkmış yangını söndürmekten daha kolay değil mi çıkmaması için önlem almak?

