Kaydet
a- | +A

Yıllar önce iki otomobil fabrikasını gezmiştim Türkiye''de... Ama bunlar neticede "montaj" yapan fabrikalardı... Kore''de KIA''nın üç fabrikasından birine yaptığımız ziyaret ise, inanın hüzün doldurdu yüreğime... * * * 1953''te savaştan yokluk ve sefalet içinde çıkmış bir ülke... Yani bizden tam 30 yıl sonra başlamışlar hayata yeniden... Bugün Kore denince akla, KIA geliyor, Hyundaı, Daewoo, Samsung, LC, Goldstar geliyor....

Türkiye denince ise, şişkebap, rakı ve göbek dansı... Adımızla özdeşleşenler bunlar maalesef... * * * Fabrika gezisi sırasında büyük bir test pistiyle karşılaşıyoruz...

Eğimli, yağışlı, bozuk yollarda otomobilin tepkisi araştırılıyor... Ve sonra elektromanyetik etkilenmelerin ve kaza darbelerinin testleri... Yetkili, "Hayatta kalmak çok önemli" diyor.... "Burada dünya standartlarının üzerinde uygulamalarla dayanıklılık testleri yapıyoruz. Ar-Ge gözbebeğimiz... Dünyayla yarışıyoruz ve sonuç ortada... Ürünlerimizi Amerika başta olmak üzere neredeyse her ülkede görebilirsiniz..." Ne yalan söyliyeyim, Güney Kore denince, kaliteli olmakla beraber, Batı ülkelerinin ürünlerine nazaran biraz daha geride kalmış ürünler ve tesisler bekliyordum... Şaşırdım ve hüzünlendim... Türkçesi bu... * * * Dönüş yolunda, belki bazılarının adını dahi bilmediğimiz, ama şehirleri gece ışıl ışıl parlayan memleketlerin üzerinden geçerken, yine aklıma "enerji krizi"miz geldi... Ve bir de "Biz neden birşey yapmıyoruz..." sorusuyla boğuştum... Neden bizim "dünya markaları"mız yok? Neden? Dünya markalarını "siyaset sahası"nda üretmişiz hep...

Ve o markalara esir olmuşuz... * * * Geçen akşam televizyondaki tartışmada Üzeyir Garih, Ersin Faralyalı''ya cevaben, "Hayır..." diyor...

"Enerji politikasının bakanlık meselesi olmaktan çıkıp, hükümet meselesi olması yetmez... Enerji başta olmak üzere, turizm, dış ilişkiler vs... bunlar devlet politikası olmalı... Türkiye''de herşey ağır işliyor... Her işin önüne yüzlerce engel çıkarıyoruz... Bir arsa alıp ev yapmak için kazma vurana kadar 269 imza gerekiyor... " Başka söze ne hacet? * * * "Vatan- Millet- Sakarya edebiyatı" bizim kadar güçlü bir millet yok... Atmaya başladık mı mangalda kül bırakmıyoruz... Ama vatanseverlik, kahve köşelerinde gazete manşetlerinin balon gündemlerini tartışmakla olmuyor... * * * Bu manzaradan birileri değil, hepimiz sorumluyuz... Çünkü bizim eserimiz...