Kapılar mekanların anahtarı... Kimi yılık, yamuk, dokunsan devrilecek gibi... Kimi ihtişamın adı... Büyük, sağlam, işlemeli, süslü... Kimi sıcak, sevecen... Kimi soğuk ve asık yüzlü... *** Her kapının arkasında bir dolu dünya var... Rengarenk veya alabildiğine gri... Aydınlık ve karanlık dünyalar... Kapılar... Kimisinden girdiğiniz zaman kazanırsınız, kimisinden girmediğiniz zaman... Kimi alır götürür uzak diyarlara... Kimi zindandır... *** Kapı var; her önünden geçişte şöyle bir ittirip içeri bakasınız gelir... Dost bir yüze selam vermek için... Dost gülümser; kapı gülümser... Farkında olmadan bazan kapıya bile el sallarsınız... Dost kapılar... *** Kapı var; haşmeti ürkütür...
"Ayak altında dolaşıyorum galiba" hissine kapılıp, uzaklaşırsınız... Bir şeyler iter... Bir şeyler sıkıntıya sokar insanı... Huzursuz kapılar... *** Ev kapısı, konak kapısı, oda kapısı, makam kapısı... Ve gönül kapısı... Ve dahi... Kollarını sonuna kadar açmış, "gel" makamından bir an şaşmayan cami kapısı... *** Fatih Camisi''ne, Süleymaniye''ye, Sultanahmet''e... Adı ne olursa olsun... Ve dünyanın neresinde olursa olsun... Adı "cami" ise... Kapısı açıktır... Evinizden daha rahat girersiniz içeri... Kaybettirmez...

