Kaydet
a- | +A

Ali, evde ebe marifetiyle veya devlet hastanesinde belki de ilin, ilçenin doğumevinde açtı dünyaya gözlerini... Bülent yabancı bir devlet ismiyle anılan hastanede veya özel bir klinikte "merhaba" dedi dünyaya... * * * Ali''nin babası memurdu, işçiydi veya Ziraat Bankası''na girerken ceketinin düğmelerini ilikleyen bir çiftçiydi... Bülent''in babası "fabrikatör Ekrem Bey''di..." veya borsacıydı, belki de önemli bir mevkideydi...

O mevkinin içeriğini sallayın gitsin...

Önemli olan mevkisi...

Önemli bir mevki! * * * Ali herhangi bir devlet okulunda başladı okumaya... Yeri geldi "saman kağıt" defterlere yazdı...

Yeri geldi beden eğitimi için ayakkabı alamadı...

Ve hiçbir zaman bir düzine kurşun kalemi birarada görmedi... Bülent''in eğitmenlerinin birinci görevi ise, onun şımarıklıklarına göğüs germekti...

Her türlü marka kırtasiye ürünü Bülent''in güya adam olması veya tatmini için uçuşuyordu etrafında... * * * Ali köy düğünlerinde halay çekti en fazla... Bülent''in eğlencesi için, ciddi bütçeler ayrılıyordu, çünkü "çocuğun ihtiyacı" idi bu... * * * Ali, haritada Türkiye''nin sınırlarına bakıp vatan, millet, memleket ve askerlik rüyalarıyla iki göz bir evi hedeflemişti... Bülent için ise, buralar yaşamak zorunda olduğu arka bahçeydi ve dünya onu bekliyordu... * * * Belki sıkıldınız... Bu manzara Türk filmlerinde çokça çıkıyor karşınıza ancak yorumu doğru yapılmıyor... Şimdi... Bu makus talihin ve bu manzaranın tam orta yerine bir çomak sokuldu... O çomak orada duruyor ve kimse çıkaramıyor... Çünkü... Bugün Ali cep harçlığıyla da olsa internet cafeye gidiyor... Bülent''le sanal da olsa eşit şartlarda aynı ortamlarda dolaşıyor, eğleniyor, bilgiye ulaşıyor... Ve işin gırgırı teknolojiyi Bülent''ten daha iyi kullanıyor... Yeni ve beyhude rahatsızlıkların sebebi bu...