Her ne kadar son dönemlerde gözle görülür bir azalma gösterse de; hakemlere yönelik fiili saldırılar yine sürüyor. Bilhassa amatör maçlarda, sonuçtan, hakemin verdiği karardan, gösterdiği karttan hoşnut olmayanlar, "tek suçlu" gördükleri hakemlere, tekme tokat girişiyordu. Televizyonların ana haber bültenlerine kadar yansıyan bu görüntüler; sporun ruhunda yatan "centilmenlik" çerçevesine asla ve asla uymazken, işin en "komik" tarafı da; bu saldırıları gerçekleştirenlerin, elini kollunu sallaya sallaya gezmeleriydi!
Bu çirkin eyleme verilen cezaların "caydırıcı" olmaması; bir anlamda olayların "özendirici" hale gelmesine neden olmuştu! Kısacası "dayak"; atanın yanına kâr kalıyordu! Taaa ki; hakem camiasının içinde yetişen ve MHP''den "Kütahya milletvekili" olarak Meclis''e giren Seydi Karakuş''un bu haksızlığa parmak basmasına kadar. Hakem müessesesi, yıllarca bu "ayıba" son verilmesi için çaba göstermiş, ancak dişe dokunur bir sonuç alamamıştı.
Eski bir hakem olan Seydi Karakuş, büyük mücadeleler sonucu Yeni Futbol Yasası''nda bu maddenin yer almasını sağladı.
Artık, hakemler "Kamu Görevlisi" sayılacak ve fiili bir saldırıya uğradıklarında, saldırganlar için "hapis" cezası sözkonusu olacak.
Bu durum; son yıllarda yaşanan en sevindirici gelişmelerin başında yer alıyor. Düşünebiliyor musunuz? "Karar" mekanizmasının çalıştırıcısı olacak bir kişi, sille tokat dayak yiyecek ve karşılığında eli kolu bağlı kalacak! Ondan sonra da; bu kişilerin bağlı olduğu müesseseye "itibar" ve "saygı" gösterilmesini isteyeceğiz! Böyle çelişki olur mu? İşte Seydi Karakuş, böylesine bir "büyük" hizmete bayraktarlık etti.
Aynı yasaya federasyon bütçesinden amatörlere ve hakemlere yüzde 5''lik bir pay verilmesini ayrıca büyükler ve gençlerde Dünya, Olimpiyat ve Avrupa Şampiyonaları''nda "final" yöneten hakemlere de "doğal" delegelik tanınmasının "kanunlaşmasını" sağlayan Karakuş, 20 yıldır bir türlü gerçekleştirilemeyen "ilklere" imzasını atan adam oldu.
Artık, Amatör Kümeler''de çoğu öğrenci olan genç hakemler, "simit" parasına görev yaparken, malzeme ve teçhizatları için en azından "ceplerinden" para vermeyecekler. Federasyon, hakemlerin bu giderlerini, eğitim ve donanımlarını karşılamak zorunda. Onun için Seydi Karakuş''un bu "hizmeti" asla unutulmamalı. Tabii bu arada Seydi Karakuş''a "yakınlığıyla" tanınan Osman Avcı''nın bu olaylardaki rolünü de gözardı etmemek gerekir! Bir müddet önce "dışlandığı" camiaya, kalıcı bir hizmet kazandırma adına yoğun bir trafiğin içine giren Avcı, Seydi Karakuş''u bu çalışmalara "ikna" ederken, yine "perde arkasında" kalmayı tercih ediyordu!
Her zamanki gibi "vitrine" çıkmayan Osman Avcı, yine "hizmet adamı" olmayı sürdürdü!
Neticede, camia için böylesine "hayırlı" bir gelişme hayata geçirildi.Dileriz arkası gelir ve performanslarıyla "Avrupa" standardına ulaşan hakemlerimiz, yurtdışındaki meslekdaşlarına sunulan "imkânlara" da yavaş yavaş kavuşur!
Olmayınca olmuyor! Zaman zaman "sıçrama" yapabilecek ağırlıkta maçlar yönetmesine rağmen, bu fırsatı bir türlü kullanamayan ve dönem arkadaşlarının hep "gölgesinde" kalan Yılnur Önen, geçtiğimiz hafta çıktığı G.Saray-Denizli maçında da bekleneni veremedi.
Önceki yıllarda da birkaç kez kendini "gösterebilme" şansını yakalayan bu genç doktor, nedense "vitrine" yükselecek çıkışı yakalayamıyor! Bir hakemde bulunması gereken tüm özelliklere sahip olmasına rağmen, "kabuğunu" kıramaması, kariyeri açısından onu sınıfta bırakıyor! 1.Lig''e yükseldiğinde "Kısa zamanda FIFA hakemi olur" diye düşündüğümüz Yılnur hoca, yıllar içinde ne yazık ki; "sıradan" maçların hakemi olmayı kabullenir bir performans çizdi! Onu, düşündüğümüz noktada bir türlü göremiyoruz! Ancak, bulunduğu konumun kendi hatasından kaynaklandığına da şahit oluyoruz. Dolayısıyla, kesilecek bir "fatura" varsa; Yılnur Önen, grafiğini bir kez daha gözden geçirmeli! Zira, MHK da Önen''in formundan memnun değil! Son maçında da arzuladığı seviyede görmediği görmediği bu hakemine, bakalım aynı şansı bir defa daha tanıyacak mı?
"KISA ... KISA ...KISA ..." * FIFA, gönderdiği mektupta "çok iyi" derecede Almanca bilen Bülent Uzun için "Acilen İngilizce öğrensin" sözlerine yer verdi. Eskiden Almanca, İngilizce, Fransızca ve İspanyolca''dan birini "iyi" derecede konuşmayı hakemler için "geçerli" sayan FIFA, artık sadece İngilizce''yi kabul ediyor. Dil bilmeyen hakemlerini de "sıradan" genç takımların maçlarına gönderiyor!
* Ve İlhami Kaplan, tam 20 haftalık bir aradan sonra 1. Lig''e "merhaba" dedi... Adı "sınav skandalına" karıştıktan sonra hakkında soruşturma açılan ve MHK tarafından "kara" listeye alınan Kaplan, Kocaeli-Adana maçında klasmanda kalma adına önemli bir sınav verecek.
* MHK, Samsun''da oynanacak haftanın en kritik maçına yeni "prensi" Mutlu Çelik''i gönderdi. UEFA hesapları yapan iki takımın hayati önem taşıyan bu karşılaşmasında düdük çalacak olan Çelik, son haftalardaki performansıyla bu güveni haketti!
* 19. haftada yönettiği G.Birliği-Denizli maçında gösterdiği performans, Hilmi Ok ve arkadaşlarını "memnun" etmediği için kızağa çekilen Şahin Taşkınsoy, 11 hafta sonra hatırlandı! Malatya''da olduğu dönemde daha fazla maça çıkan Taşkınsoy, İstanbul''a gelince gözden düştü!

